Balayı günleriniz geri dönüyor

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, sertleşme sorununun ciddi hastalıkların habercisi olabildiğini ifade ederek, böyle bir sorun yaşayanların utangaçlığı bir tarafa bırakarak, doktora başvurmaları gerektiğini söyledi.
Yayınlanma tarihi: 3 Haziran 2009 Çarşamba, 13:01

Türk Androloji Derneği tarafından ''Balayı günleriniz geri dönüyor'' sloganlı ''sertleşme sorunu bilgilendirme ve bilinçlendirme kampanyası'' başlatıldı. Kampanyanın duyurulması amacıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Kampanya Düzenleme Komitesi'nden Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, sertleşme sorununun Türkiye'de 40 yaş üstü erkeklerin yüzde 69,2'sinde rastlandığını belirtti.

Türkiye çapında toplam 10 milyon kişiye ulaşması hedeflenen kampanyanın amacının, Türkiye'de yaklaşık 6,5 milyon kişide görülen sertleşme sorunu ve bu hastalıktan korunma yollarıyla ilgili halkın bilgilenmesi ve bilinçlenmesini sağlamak olduğunu dile getiren Kadıoğlu, sertleşme sorununun doğru tedavi yöntemleri uygulandığında yüzde 60–80 oranında tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu vurguladı.

Kadıoğlu, sertleşme sorununun yaşam biçimi, sağlık durumu, nikotin içeren madde ve aşırı alkol kullanımı, ilaç bağımlılığı, uyku bozuklukları, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, penisteki bozukluklar, karaciğer ve böbrek yetmezliği ile kalp ve damar, şeker, hormonal, nörolojik ve psikolojik hastalıklar ile yakından ilişkisi olduğunu kaydetti.

Bu hastalığın Türkiye'de yaşlanma sonucu ortaya çıkan ve tedavisi olmayan doğal bir süreç olarak kabul edilmesi ya da durumdan utanılması nedeniyle birçok hastanın doktora başvurmadığını belirten Prof. Dr. Kadıoğlu, ''Sertleşme sorunu, genelde ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. Böyle bir sorun yaşayanlar utangaçlığı bir tarafa bırakarak, mutlaka doktora başvurmalıdır'' diye konuştu.

Bölgeler arası farklılık

Kadıoğlu, Türkiye'de 40-70 yaş arası erkek nüfusu 1990 yılında 5,7 milyon iken, bu rakamın 2000 yılında 7,8 milyona, 2007 yılında ise 9,3 milyona ulaştığını anlattı.
Türkiye'deki sertleşme sorununa batı bölgelerine göre Orta Anadolu'da 1,3 kat, Kuzey Anadolu'da 1,2 kat, Doğu Anadolu'da 1,77 kat fazla rastlanıldığını belirten Kadıoğlu, güney bölgelerde ise bu soruna 3'te 1 oranında daha az rastlandığına dikkati çekti. Kadıoğlu, Akdeniz usulü beslenmenin bu sonuçlar üzerinde etkili olduğunu aktardı.

Kadıoğlu, Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre de 40–70 yaş arası erkeklerde sertleşme sorunu yüzde 52 oranında görüldüğünü, bu oranın Belçika'da yüzde 61,4 iken Finlandiya'da 50-70 yaş arası erkeklerde yüzde 76,5 olduğunu söyledi.

Sertleşme sorunu yaşayanların sayısının, 2025 yılında 322 milyona yükseleceğinin tahmin edildiğini ifade eden Kadıoğlu, ''Penis, vücudun barometresi gibidir. Basınç düşükse hava kötü, yağmur yağacak, yüksek hava güzel olacak demektir'' şeklinde konuştu.

Tedavi 3 aşamalı

Türk Androloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Yaman da Türkiye'deki 40–70 yaş arası erkeklerin yüzde 69,2'sinde görülen sertleşme sorununu hastaların yüzde 33,2'si hafif, yüzde 27,5'i orta, yüzde 8,5'inde ise ağır derecede yaşadıklarını söyledi.

Hastalara öncelikle sigara kullanımı, aşırı yemek, hareketsizlik gibi risk faktörlerini azaltılmalarını önerdiklerini belirten Prof. Dr. Yaman, Türkiye'de metobolik sendromun (göbeklenme) erkeklerde yüzde 33 oranında görüldüğünü ve özellikle bu durumun ereksiyon bozukluğu ile yakından ilişkisi olduğunu kaydetti.

Yaman, ereksiyon bozukluğu tedavisinin 3 aşamalı yapıldığını anlatarak, ''İlk olarak hastalarımızın sağlıklı beslenmeye yönelmelerini, egzersiz yapmalarını ve göbeklerini eritmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Sonra hastalara ağızdan alınan ve sertleşmeyi sağlayan ilaç tedavileri uyguluyoruz. Eğer hasta bu tedavilerden de fayda görmüyorsa, penis içine cerrahi olarak yerleştirilen ve sertleşmeyi sağlayan protez ameliyatlarına yönlendirilebilir'' şeklinde konuştu.

Sertleşme sorunu tedavisinde kullanılan ilaçların iddia edildiği gibi kalp krizi yaptığına dair herhangi bir veri olmadığını vurgulayan Yaman, ancak risk taşıyan hastaların önce kardiyologlarca değerlendirilip, ondan sonra ilaç tedavisine başlanıp başlanmayacağına karar verildiğini bildirdi.

Yaman, ereksiyon bozukluğu olan hastalarda diyabet çıkma oranının yüzde 12 civarında olduğunu söyledi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.