KKTC'de eylem çağrısı

KKTC'de oluşturulan, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD) Kararını Kınama Platformu, ATAD'ın Orams davasına ilişkin kararını kınamak amacıyla 9 Haziran Salı günü, İngiliz Yüksek Komiserliği, Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) yetkililerine muhtıra verecek.
Yayınlanma tarihi: 3 Haziran 2009 Çarşamba, 13:55

Lefkoşa Merit Otel'de düzenlenen basın toplantısında 9 Haziran Salı günü düzenlenecek eylemle ilgili bilgi verildi. Eylem, İngiliz Yüksek Komiserliği önünde başlayacak. Muhtıranın okunup İngiliz Yüksek Komiserliği temsilcisine verilmesinin ardından Ledra Palace sınır kapısına yürüyecek olan katılımcılar, aynı muhtırayı, BM temsilcilerine ve buradan da Atatürk Meydanı'na yürüyerek Saray Otel karşısındaki AB bürosunda AB Komisyonu temsilcisine verecek.

Basın toplantısında, İngiliz Yüksek Komiserliği önünde başlayacak eylem için "birlik ve dayanışma" çağrısında bulunularak, katılacakların siyah giyinmeleri, siyah şemsiyelerini, KKTC ve Türk bayraklarını alarak eylemde yer almaları istendi.

"Bu karar tüm Kıbrıs Türkleri ve KKTC'yi ilgilendirir"

Platform adına konuşan Dervişe Çerkez Güryel, 28 Nisan'da ATAD'ın verdiği ve Orams davası olarak bilinen davayla ilgili kararın, aslında sadece söz konusu İngiliz çiftle ilgili olmadığını belirterek, "Bu karar tüm Kıbrıs Türkleri ve KKTC'yi ilgilendirir. Pratik anlamı ile bu karar, KKTC'de ikamet eden veya KKTC'de kazanılmış hakları olan herkes aleyhinde, Rum mahkemelerine sivil ve ticari konularda karar alma yetkisi vermektedir" dedi.

"Bu karardan köylü, kentli, çiftçi, iş adamı, memur ve meslek sahibi her kişinin eşit oranda etkileneceğini" ifade eden Güryel, "Bunun bilincine varma zamanı gelmiştir" diye konuştu.

Sadece mülkiyet ve İngilizlerle ilgili bir dava ve kararın söz konusu olmadığını, Kıbrıs Türkünün adadaki varlığını ve haklarını tehdit eden bir karar olduğunu belirten Güryel, şöyle devam etti:

"ATAD'ın 28 Nisan'daki haksız ve tek yanlı kararının, Kıbrıs Türk halkının tüm kazanılmış haklarını ve bugüne kadar BM sürecinde olası bir uzlaşının temelini oluşturabilecek siyasi eşitlik ve mülkiyet konusu ile ilişkili iki kesimlilik ilkelerini hiçe saydığı gün gibi ortadadır. Bu da Rum tarafının üzerimizde hakimiyet ve baskı kurma girişimlerine zemin hazırlamaktır."

Platform olarak kararı kınadıklarını kaydeden Güryel, pek çok sivil toplum örgütünün ve siyasi partinin açıkça desteğini belirttiği bu oluşuma tüm halkın katılımının önemine işaret etti.

Güryel, "Bu birliktelik, biz Kıbrıs Türk halkı için, geleceğimiz için, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için hayati önem taşımaktadır" diyerek, herkesi eyleme destek vermeye çağırdı.

"Cumhurbaşkanından talep edilecek hak..."

Dervişe Çerkez Güryel, "ATAD'ın Orams davasına ilişkin kararının Kıbrıs'ta barış ve istikrara hizmet etmeyeceğini ve müzakere sürecini anlamsız kılacağını göz önünde bulundurarak, bu kararın ileriye götürülmesi halinde, bir dayanışma göstergesi olarak, Cumhurbaşkanından görüşmelere ve AB ile ilişkilere ilişkin taahhütleri gözden geçirmesini talep etme konusundaki haklarını da saklı tutacaklarını" söyledi.

"Gücün, birlik ve dayanışmadan doğduğunun ve tehdidin kendi içimizden değil, dıştan geldiğinin bilinci içerisinde ortak mücadelenin birlik ve beraberlik içerisinde götürülmesi gerekmektedir" ifadesini kullanan Güryel, "Bu nedenle tüm Kıbrıslı Türklerin, yaşamını KKTC'de sürdüren yabancıların ve KKTC dostlarının duyarlılığı ve desteği şarttır. Bu sivil inisiyatifin her türlü siyasi yapı ve merkeze eşit mesafede, iç politika dışı, partiler üstü, demokratik ve şiddet karşıtı bir duruşla mücadele vereceğini belirtiriz" dedi.

Soruları da yanıtlayan platform üyeleri, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile de temas halinde olduklarını, yarın kendisiyle görüşüp eylemleri hakkında bilgi vereceklerini belirtti.
Hedeflerinin ne olduğu sorusuna karşılık, "Hedeflerinin; Kıbrıs Türk halkının tek vücut olarak ses çıkarması" olduğunu ifade eden platform yetkilileri, uluslararası camiaya ATAD kararının tek yanlı olduğunu ve Kıbrıs Türkünün varlığını duyurmayı amaçladıklarını söyledi.

Platform üyeleri, Rum tarafında kalan Türk malları için dava açılmasının düşünülüp düşünülmediğinin sorulması üzerine de platformun amacının ATAD'ın Kıbrıs Türklerinin adadaki özgürlüğünü kısıtlayan kararına yönelik girişimde bulunmak olduğunu, ileriki aşamalarda ses çıkaracak bir etkinlik olarak bunun da düşünüldüğünü ifade ettiler.
Bu arada Lefkoşa'da yapılacak bu eyleme paralel olarak İngiltere'de kayıtlı "Embargoed!" örgütünün de eş zamanlı olarak muhtıra verilmesi için imza toplama kampanyası başlattığı ve salı günü Londra'da İngiliz Başbakanına aynı muhtıranın sunulacağı belirtildi.
Platform, isteyenlerin muhtırayı, "www.kuzey-kibris.com" web sitesine girerek imzalayabileceğini hatırlattı.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.