"Cumhurbaşkanı için, uygun bir fırsat"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, mayınlı arazilerle ilgili yasal düzenleme hakkında, ''Cumhurbaşkanı için, iktidardan gelen her öneriyi onaylayan bir noter olmadığını göstermek için uygun bir fırsattır'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 4 Haziran 2009 Perşembe, 12:37

Yüksek Seçim Kurulu tarafından seçimleri iptal edilen ve bu pazar yeniden seçimin yapılacağı Aydın'ın Söke ilçesi Bağarası beldesine gitmek üzere İzmir'e gelen CHP Lideri Deniz Baykal, CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam ile kahvaltı yaptı.

Gündemdeki konularla ilgili açıklama yapan Baykal, mayın tasarasıyla ilgili yeni kabul edilen yasanın beklentileri karşılamadığını söyledi.
Baykal, şöyle konuştu:
''Zaten yasanın çıkma şartları, sabahlara kadar süren müzakereler, Meclis Başkanlığı'nın Anayasa'ya, iç tüzüğe aykırı uygulamalarda ısrar etmesi, bunun üzerine müzakerelerin askıya alınmasını kaçınılmaz hale düşürdü. Meclis Başkanı'nın yönetme durumunda kalmış olması, bu yasanın manevi öneminin bir anlamda yansıması olmuştur. Çok sert tartışmalarla müzakere süreci geçirilmiştir ve genel kurulda tasarı oylanmıştır. Umut ediyorum bu yasa, önce Cumhurbaşkanı'nın önüne gidecek. Cumhurbaşkanı yasanın o malum maddesini, yani 510 kilometre boyundaki sınır arazisinin mayından temizlenmesi karşılığı yabancı firmalar ve ülkeler tarafından kullanılmasına izin veren maddesini veto etmelidir.''

''Cumhurbaşkanı bir noter konumunda olamaz"

Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'nin yararlarını, çıkarını gözetmekle yükümlü olduğuna dikkati çeken Baykal, şöyle devam etti:
''Parlamentodaki çoğunluğun her önüne getirdiği maddeyi onaylamak Cumhurbaşkanı'nın görevi değildir. Cumhurbaşkanı bir noter konumunda olamaz. Burada Türkiye'nin çok ciddi yararları söz konusudur. Dünyanın hiç bir ülkesinde uygulanmamış bir modeldir bu önerilen. Üstelik herhangi bir arazi de değil, 510 kilometrelik sınır boyunda uygulanacaktır, terör bölgesinde uygulanacaktır. Ortadoğu coğrafyasının hemen yanında uygulanacaktır. Kimlerin eline geçeceği konusunda hiç bir güvence yoktur. Böyle bir maddeyi Cumhurbaşkanı'nın görmezden gelmesi, Türkiye'nin uzun vadeli yararlarını gözetme anlayışıyla bağdaşmaz. Bu nedenle Cumhurbaşkanı bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır ve 'Tekrar düşünün' diye geri çevirmelidir. Cumhurbaşkanı sadece iktidarın Cumhurbaşkanı olarak algılanmamalıdır. Önce kendisi bütün Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olduğunu düşünmelidir. ''

Baykal, mayınlı araziler konusunda referandum önerdiklerini, Türk halkının konuyla ilgili hissiyatının ortada olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı'nın halk oyunu ve kamuoyu yararlarını dikkate alarak bir değerlendirme yapması gerektiğini belirterek, ''Cumhurbaşkanı'nın bu konuda harekete geçmesini bekliyoruz. İktidardan gelen her öneriyi onaylayan bir noter olmadığını göstermek için uygun bir fırsattır. Bu fırsatı Cumhurbaşkanı değerlendirmelidir'' dedi.

Konunun daha sonra Anayasa Mahkemesi'ne de yansıyabileceğine ifade eden Baykal, şöyle konuştu:
''Anayasa Mahkemesi umut ediyorum, bu yasa konusunda gerekli değerlendirmeyi yapacaktır. Bu yasa geçerlilik kazansa da ben bu yasanın bu maddesinin ölü doğmuş bir madde olduğuna inanıyorum. Türkiye'nin sınır boyunun 510 kilometresini, ne idüğü belirsiz birilerine, 3 günlük ömrü kalmış bir iktidarın teslim etmesi kabul edilemez. Yani bu işin yasalaşması, bunu Türkiye yararına bir uygulama haline dönüşmesini güvence altına almaz. Gerçek ortaya çıkacaktır. Umut ediyorum iktidar da bu konuda ısrarcı olmaktan çıkacaktır.''

"Kendine güvenen insan ister AKP der, ister AK Parti''

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Öyle anlaşılıyor ki Başbakan'da sinirlenme sendromu baş gösteriyor. Kendine güvenen insan ister AKP der, ister AK Parti'' dedi.

CHP Genel Başkanı Baykal, Aydın'ın Söke ilçesinde, Belediye Başkanı Necdet Özekmekçi'yi makamında ziyaret ederek, belediye binasının önünde halka hitap etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Son günlerde celallendiğini, asabileştiğini, sinirlendiğini'' iddia eden Baykal, şöyle konuştu:

''Arada sırada Başbakan öfkeleniyor, böyle oluyor. Son bahane de şu, 'Kimse bizim partimize AKP demesin' diyor. 'AKP demek edepsizliktir' diyor. Son kızgınlık konusu bu. Siyasetçiler, partilere vatandaşın nasıl hitap edeceğine zorlama yaparak dizgin vuramaz. Vatandaş nasıl isterse öyle der. Bize ister CHP, ister Cumhuriyet Halk Partisi, ister halkçılar der. Vatandaş nasıl uygun görürse öyle söyler. Her partide durum böyle. Başbakan'ın partisinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi. Vatandaş adaletin A'sını almış, kalkınmanın K'sini almış, partinin P'sini almış. 'Hayır, diyemezsin' diyor. AK'ı yakaladık da partinin P'sini niye almıyorsun? Ne diyeceğiz peki? AK Parti diyeceğiz. 7 yıl sonra başbakan neden birdenbire bugün celalleniyor? Öyle anlaşılıyor ki Başbakan'da sinirlenme sendromu baş gösteriyor. Kendine güvenen insan ister AKP der, ister AK Parti. Aklanmak istiyorsan adına AK diyerek zorlayamazsın. Kaldır dokunulmazlığını, benim dokunulmazlığımı da kaldır, git mahkemeye aklan da gel, o zaman anlayalım. 'Hayır, dokunulmazlığın arkasına saklanırım, bana AK deyin' diyorsan olmaz. Bunlar Başbakan'ın gidici olduğunu gösteriyor.''

''Türkiye bir devri kapatıyor"

29 Mart yerel seçimlerinden önemli sonuçlar, izlenimler ortaya çıktığını ifade eden Deniz Baykal, Türkiye'nin yeni bir iktidar aradığının anlaşıldığını öne sürdü.

Ülkenin değişime ihtiyacı olduğunu söyleyen Baykal, ''Türkiye bir devri kapatıyor yeni bir devri açıyor. Artık yeter. Belli politikaların uygulanmasının sonuçlarını hepimiz gördük'' dedi.

''Pamuğun Söke'de çöktüğüne, Yunanistan'da ise geliştiğine'' dikkati çeken Baykal, ''Yunanistan'ın toprakları elverişli değil. Onlar pamuğu bilmezken şimdi orada pamuk ekiliyor. Bu, tarım politikalarının sonucudur. Gümrükler açılmış, ithalat serbest. Türkiye'de hem üretim hem de çiftçi mahvoluyor. Tarımın yüzü gülmezse ticaretin yüzünü güldürmek mümkün mü?'' dedi.

Yeni teşvik ve istihdam paketinin açıklandığını hatırlatan Baykal, iktidarın, çiftçinin sesi çıkmıyor diye şikayeti olmadığını sandığını ve bunlara yönelik düzenleme yapmadığını'' savundu.

Baykal, şöyle devam etti:
''Burada, yolsuzluk almış başını gidiyor. İngiltere'de bakan, milletvekilleri neden istifa etti? Çünkü milletvekilleri tanınan imkanları suistimal ederek kişisel çıkarları için kullanmışlar. Alman mahkeme kararlarında adı yer alan insan RTÜK'ün başında. Başbakan Yardımcısı istifaya çağırıyor ama adam orada duruyor. Böyle hukuk devleti olur mu, yolsuzlukla mücadele bu şekilde sürdürülür mü? Yanlış bunlar, kalkacak. Milletvekilliği dokunulmazlığı kalkacak. Çiftçinin haklarına sahip çıkacağız. Düşünce özgür olsun, oy özgür olsun, fikir özgür olsun, bunların hepsi olacak inşallah.''

Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi

CHP Genel Başkanı Baykal, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili gelişmeleri de değerlendirdi.

Mayın konusunda uzman firmalar bulunduğuna işaret eden Baykal, mayın temizleme işinin uzman olan, yerli veya yabancı bir kuruluşa verilebileceğini söyledi.

Baykal, ''Bu, Türkiye için ödenemez bir bedel değil. 100 milyon dolar civarında bir fiyat olduğunu, bu işin içindeki insanlar ifade ediyor. En fazla 300 milyon dolar, kaç yıl için, 5 yıl için. Yılda 60 milyon dolar. Kardeşim, daha dün Başbakan altına 61 milyon dolarlık uçak almadı mı?'' diye konuştu.

Deniz Baykal'a ziyaretinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek, CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, CHP MYK Üyesi Mehmet Ali Susam, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu eşlik etti.


''Anayasa Mahkemesi'ne gideceğiz"

Orta Doğu'da bir çatışmanın sürdüğünü ifade eden Baykal, mayınlı arazilerin temizlenmesini içeren kanunla çatışmanın taraflarından birinin Türkiye'ye davet edildiğini savundu. Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Ben açıkça söylüyorum. Bu kanunun kullanılabilirliği yoktur. Cumhurbaşkanı, 'yanlış yapılmıştır' diye bu kanunu iade etmelidir. Biz bu konuda üzerimize düşeni yapacağız. Anayasa Mahkemesi'ne gideceğiz. O toprakların elimizden çıkmasına izin vermeyeceğiz.''

''İşletsene kanunu"

CHP Genel Başkanı Baykal, Koçarlı ilçesi Cumhuriyet Meydanı'nda yaptığı konuşmada da Türkiye'nin işsizlikte rekor kırdığını söyledi. Baykal, Türkiye'nin borca batırma anlayışıyla küçüldüğünü, yolsuzlukla da mücadele yapılmadığını iddia etti.

Almanya'daki mahkemenin Deniz Feneri davası konusunda Türkiye'ye bir liste gönderdiğini, ancak listedekilerin sorgulanmadığını savunan Baykal, şöyle devam etti:
''Listedekiler yakalandı mı, sorgulandı mı? Birisinden hesap soruldu mu? Rektörlerin evlerini sabaha karşı didik didik ediyorlar. Yolsuzluğa batmış olanlar ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. 'Neden hesabını sormuyorsun' diyoruz. 'Almanya dosyayı göndermedi' diyorlar. Senin hukukun, adaletin yok mu yolsuzluk ortada. İşletsene kanunu.''

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.