"Birçok konuda fikir birliğine varıldı"

Cem Vakfı Başkanı İzzetin Doğan, Çalıştay'da Alevi temsilcilerinin cemevlerinin hukuki bir statüye kavuşturulması ve devletin genel bütçesinden Alevi yurttaşlara mutlaka adil bir pay ayrılması ve Madımak Oteli'nin müze haline dönüştürülmesi konularında fikir birliğine varıldığını dile getirdi.
Yayınlanma tarihi: 4 Haziran 2009 Perşembe, 12:59

Bilkent Otel'de düzenlenen Alevi Çalıştayı sona erdi. Devlet Bakanı Faruk Çelik, Bilkent Otel'de dün başlayan Alevi Çalıştayı'nın kapanışında bir konuşma yaptı. Siyasetin toplumsal talepleri öngörebilmesi ve her türlü kompleksten arınarak gelecek tasavvuru geliştirebilmesi gerektiğini söyleyen Çelik, "Kaldı ki; küresel düzeyde her zaman imkan dahilinde olan dini tezahürler karşısında tutarlı ve kalıcı politikalar geliştirmeye modern zamanlarda her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır. Bizim amacımız, kim olursa olun herkesin bu ülkede eşit, adil, kardeşçe huzur içerisinde yaşamasını temin etmektir. Bu Çalıştay'ın özünde de bu anlayış yatmaktadır" dedi.

Sorunları görmezden gelmek yerine kabullenmenin ve çözüm için seferber olmanın hedefleriyle aralarındaki mesafeyi daha da kısaltacağını ifade eden Çelik, "Geçmişte yaşananlara sünger çekelim, unutalım, unutturalım anlayışında değiliz. Aksine geçmişten ders alalım. Kederlerimizi, acılarımızı değil, sevincimizi, birlik ve beraberliğimizi ebedileştirmek, ayrılıklarımızı demokratik çoğunluğa dönüştürmek istiyoruz" dedi.

Çalıştay'ın ardından açıklamada bulunan ABF Genel Başkanı Ali Balkız, Çalıştay'da hem Alevilerin birbirlerini, hem de Devlet Bakanı Faruk Çelik'in Alevileri dinlediğini anlattı. Çalıştay sonucunda Madımak Oteli'nin müze olması, Cemevleri ve kültür evlerinin yasal statüye kavuşturulması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Alevi köylerine cami yapılma politikalarından vazgeçilmesi, başta Hacı Bektaş Dergahı olmak üzere "değerlerin" gerçek sahiplerine iade edilmesi konusunda tüm katılımcıların mutabık kaldığını söyledi. Balkız, Çalıştay'la ilgili olarak "Gelinen nokta örgütlü Alevi gücünün başarısıdır. İlerleyeceğimiz yolda ne kadar meşakkat çekeceğimizin farkındayız. Alevi sorununu çözmek hem çok kolay, hem de çok zor. Kolaydır çünkü laikliği, demokrasiyi arzu ediyoruz biz. Laikliği ve demokrasiyi, düşünce ve inanç özgürlüğünü arzu ederken bu çağda ülkemizde hak ettiğimizi düşünüyoruz ama kimi direnç noktalarının olduğunu da biliyoruz" diye konuştu.

Balkız, Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarının katılımıyla yapılacak benzer bir Çalıştayı olduğunu belirterek bu durumun kendilerini endişeye sevk ettiğini söyledi. Diyanetin Alevileri yok sayan bir politika izlediğini ifade eden Balkız, "Alevilerin hakları Alevilere sorulmalı. Diyanet'e sorulacak bir konu değildir" dedi.


Doğan: Madımak Oteli müze olacak

Cem Vakfı Başkanı İzzetin Doğan, Bilkent Otel'de düzenlenen Alevi Çalıştayı'nın kapanışının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, çalıştayın Cumhuriyet tarihinde ilk defa hükümetle Alevi yurttaşları temsil ettiği kabul edilen kurum temsilcilerini bir araya getirdiğini belirtti. Doğan, hükümet tarafının daha çok dinleyen olarak kaldığını ve Alevi yurttaşların temsilcilerini konuşturmayı tercih ettiğini söyledi.

Çalıştayda, kamuoyunda bugüne kadar duyulanın tersine Alevi kuruluşlarının istekleriyle ilgili çok önemli noktalarda fikir birliğinde olunduğunun görüldüğünü vurgulayan Doğan, Alevi temsilcilerinin cemevlerinin hukuki bir statüye kavuşturulması ve devletin genel bütçesinden Alevi yurttaşlara mutlaka adil bir pay ayrılması ve Madımak Oteli'nin müze haline dönüştürülmesi konularında fikir birliğine varıldığını dile getirdi.

Doğan, ancak Madımak Oteli'nin ''bir anıt şeklinde mi olması ya da doğrudan doğruya bir utanç müzesi olarak korunması mı gerektiği'' konusunda biraz daha düşünmeye ihtiyaç olduğunu ifade etti.

''Alevi kuruluşları hükümete şu açıdan bir teşekkür borçlular: Bizim kendi aramızda bir araya gelmeksizin konuşmadığımız konuları, tartışmadığımız konuları hükümetin huzurunda konuşmak gibi bir imkana kavuşmuş olduk'' diyen Doğan, hükümetin de Alevi kuruluşlarının hangi kanaate sahip olduklarını dinlemek, görmek ve tartışmalara tanık olmak imkanını bulduğunu söyledi.

Doğan, şunları kaydetti:
''İyi bir devlet yöneticisi bu iki günlük toplantıdan çok önemli sonuçlar çıkarabilir. Ülkenin huzurla, barış içinde yönetilmesi, laik, demokratik Cumhuriyet'in korunması açısından ve Alevilik bir sorun haline dönüşmeden uluslararası güçlerin kullanabileceği büyük bir kitle olmaktan çıkartılması konusunda hükümetlerin elde edebileceği, çıkarabileceği çok önemli sonuçlar vardı ama Devlet Bakanı Faruk Çelik ve müşaviri toplantıda konuşmalarında, 'tartışmalardan çıkardığımız sonuçları hükümete ileteceğiz, belirli yerlerde konuşacağız, bir çözümün bulunması için gayret sarf edeceğiz ama onun ötesinde herhangi bir taahhütte bulunmuyoruz' sonucunu çıkaracağımız bir değerlendirme yaptılar. Böyle bir sonuç çıkarıyorlarsa eğer, bu toplantı hükümet açısından olması gereken sonucu vermemiş sayılabilir. Hiçbir devlet yönetimi, 71 milyonluk ülkenin 25 milyonunu temsil eden insan kitlesini yok farz ederek o ülkeyi barış içinde yönetemez''

Toplantının yankılarının bugün Avrupa'da, Amerika'da kendisini hissettireceğini ifade eden Doğan, ayrıca hükümetin, siyasi partilerin temsilcilerini TBMM'deki bir toplantıda buluşturarak, bu sorunun çözülmesi açısından onların da desteğini istemesini önerdi.

"Çalışmaların duraksatılması hayal kırıklığı yaratır"

Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun da öteden beri sürdürdükleri çalışmaların bu noktaya gelmesinden duydukları mutluluğu dile getirdi. Alevilerin sorunlarının çözümü için bir adım atılmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirten Altun, ancak buradaki görüşmelerin devamının gelmesini beklediklerini söyledi. Altun, alınan mesafeden bir geri adım atılmasının ya da çalışmaların duraklatılmasının kendilerinde hayal kırıklığı yaratacağını ifade etti.

Alevi sorunun, AB platformlarında tartışıldığını kaydeden Altun, sorunun çözülmesinin Türkiye'nin yabancı ülkeler arasındaki konumu için de önemli olduğunu belirtti. Altun, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, kendi nesillerine din dersi verebilmeleri, Diyanet İşleri Başkanlığının revize edilmesi gibi sorunlar konusunda tüm kuruluşların mutabakat sağladığını ancak bazı usul farklılıkları olduğunu belirtti.

Altun, çalıştayla bu sorunların ana muhatabı olan Alevi kuruluşlarının bir araya gelme imkanı bulduğuna işaret ederek, ''Türkiye'de bir de bu sağlanmıştır. Aleviler yapay olarak birbirlerine karşıydı. Bazı kuruluşlarla bir araya gelemiyorduk. Onlarla da bir araya geldik. Şimdiye kadar bazı dolduruşlarla bir araya gelinemediği görüldü'' diye konuştu.

Bir gazetecinin, ''Sorunlar üzerinde hükümetin bir taahhüdü oldu mu?'' sorusu üzerine, Bakan Faruk Çelik'in açılış ve kapanış konuşmasının kendilerini ümitlendirdiğini söyledi.

Zorunlu din dersleriyle ilgili bir soru üzerine de Altun, din dersinin her inanç kesiminin kendi kurumları tarafından verilmesini önerdiklerini bildirdi. Altun, ilahiyat fakültelerinde gerekli düzenlemelerin yapılması ve Ehl-i Beyt kürsüleri kurularak, Alevi inanç önderlerinin yetiştirilmesinin de alternatif bir yol olduğunu ifade etti.

Altun, ''Aleviliğin tanımının yapılmaya çalışıldığı ve bunun tartışma yarattığı söyleniyor'' yönündeki bir soruyu da, ''Öyle bir tartışma pek ortaya konmadı. Alevilerin 85 yıldır inanç kimliğinden, ilmi zeminden koptuğunu herkes biliyor. Onun için Alevi toplumu son 10-15 yıldır bir inanç kimliği arayışı içinde'' diye yanıtladı.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.