Orkinoslar tehlikede

Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu (ICCAT) Türk Bilim Heyeti Başkanı Doç. Dr. Saadet Karakulak, orkinosları bekleyen en büyük tehlikenin, stokun azalması olduğunu belirterek, ''Stokun azalmaması için Doğu Atlantik ve Akdeniz ülkelerinin yıllık avcılık kotasının, 15 bin tonun altına düşürülmesi gerekiyor'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 5 Haziran 2009 Cuma, 09:45

Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu (ICCAT) Türk Bilim Heyeti Başkanı Doç. Dr. Saadet Karakulak, ICCAT'ın orkinos stokları ciddi olarak azaldığı için 1974 yılında 6,4 kilogramın altındaki balıkların avlanmasını yasakladığını anımsattı.

Karakulak, aşırı avcılık devam ettiğinden orkinosların ilk üremesini gerçekleştiremediğini ve stoka yeni katılan birey sayısında azalma olduğunu bildirdi.

Daha çok Avrupa Birliğine (AB) üye ülkeler 6.4 kilogram ağırlığındaki balıkları avlarken, Türk balıkçısının 15-20 kilogramın üzerindeki orkinosları avladığını vurgulayan Karakulak, stoktaki düşme nedeniyle 2006 yılında 30 kilogramın altındaki orkinosların avlanmasının yasaklandığını kaydetti.

Saadet Karakulak, istem dışı küçük balıkların yakalanabildiğini, onda da toleransın yüzde 5 olabileceğini belirterek, avlanan orkinosun tamamı küçük bireylerden oluşuyorsa bunun illegal avcılığa girdiğine dikkati çekti.

Bu yılki yeni uygulamaya göre, 15 Nisan-15 Haziran tarihleri arasında avcılık yapıldığını ifade eden Karakulak, bu dönemin de bilimsel olarak belirlenen bir dönem olmadığını, çünkü mayıs ve haziran aylarının balığın asıl üreme dönemi olduğunu vurguladı.

ICCAT'ın bilimsel komitesinin, mayıs ve haziran aylarında orkinos avcılığının yasaklanmasını, diğer 10 ayın serbest olmasını teklif ettiğini dile getiren Karakulak, ''Tüm avcılık, üremenin olduğu dönemde yapılıyor. ICCAT'a üye AB ülkelerinin isteğiyle bu dönem iki ay olarak belirlendi'' dedi.


Kota uygulaması

Karakulak, orkinos avcılığında kota uygulamasına ilk olarak 2002 yılında başlandığını, Türkiye'nin bu dönemde ICCAT'a üye olmadığı için kota verilmediğini hatırlatarak, üyeliğin 2003 yılında olduğunu söyledi. Karakulak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''2003 yılında orkinos balıkçılık yönetiminde kota uygulamasının yanında bir aylık yasak dönem vardı. Stoktaki azalmalar devam ettiğinden avcılık kotası yavaş yavaş düşürülmeye başlandı. Doğu Atlantik ve Akdeniz ülkelerinde 32 bin 500 olan kota, bu yıl 22 bin 500'e düşürüldü. 30 kilogram altındaki balıkların avlanılması yasak. Her ülkeye verilen belirli kotalar var. Bildirimlere baktığımızda, her ülke kendi kotası kadar tutmuş, ancak tekne sayısında her yıl artış söz konusu.

Kotalar azalırken tekne sayıları ve kapasiteleri nasıl artıyor? Bildirimler de çok az olduğu için büyük kapasitedeki teknelerin o kadar av yaptığı inandırıcı değil. Greenpeace ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) gibi sivil örgütlerin araştırmalarına göre, gerçek avcılık daha fazla. Kota sınırı aşılarak avlanan orkinoslar, Japonya'ya ihraç ediliyor. Bu nedenle avcılık döneminde kısıtlamaya gidildi.''


"Doğu Akdeniz'de aşırı avcılık yapılıyor"

Saadet Karakulak, Doğu Akdeniz'de son 5 yıldır aşırı balık avcılığı yapıldığını ifade ederek, ''Fransız, İspanyol ve İtalyan balıkçı tekneleri, bizim sularımıza geliyor. Bizim balıkçılarımız sadece Doğu Akdeniz'de avcılık yapıyor. Tekne kapasitelerinin yüksek olmasına rağmen hala açık denize açılıp okyanus balıkçılığı yapılamadı'' dedi.

Türkiye'nin kotasının az olduğunu ancak ciddi oranda orkinos çiftliği açıldığını dile getiren Karakulak, Türkiye'nin 2003 yılında avcılık formatının değiştiğini, bütün avlanan orkinosların kafeslere aktarılarak çiftlik alanına getirildiğini anlattı.

Karakulak, balık çiftliklerine getirilen orkinosların 3-6 ay arasında bekletildiğini, bu uygulamanın diğer balık yetiştiriciliği tekniklerinden çok farklı olduğunu anlattı.

Doç. Dr. Karakulak, ''Orkinosları bekleyen en büyük tehlike, stokunun azalması. Bu stokun azalmaması için Doğu Atlantik ve Akdeniz ülkelerinin yıllık avcılık kotasının, 15 bin tonun altına düşürülmesi gerekiyor'' dedi.

Üreme döneminde, avcılığı yasaklayarak balığa üreme şansı verilmesi gerektiğini vurgulayan Karakulak, ''ICCAT her ülkenin tekne kapasitesinin yüzde 25 oranında azaltılmasını talep etti. Bunlar yapıldığı takdirde stok kendisini yenileyebilir'' diye konuştu.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.