Dışişleri Avrupa'yı uyardı: İlişkilere zarar vermeyin

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu seçimleri kampanyasında yapılan Türkiye karşıtı açıklamaları "teessürle" izlendiğini belirterek tam üyeliğe alternatif olarak gösterilen "Avrupa ekonomik ve güvenlik ortak alanı" ve "ayrıcalıklı ortaklık" gibi seçenekleri "içi boş formüller" olarak niteledi.
Yayınlanma tarihi: 5 Haziran 2009 Cuma, 11:57

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri dolayısıyla bazı AB ülkelerinde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreciyle ilgili olarak yapılmakta olan olumsuz beyan ve açıklamaları "teessürle" izlendiği belirtilerek, "Birçok kritik sorunla karşı karşıya bulunan Avrupa'daki bazı ülkelerde Türkiye konusunun bu sorunların önüne geçirilmesi talihsizliktir" denildi.

Türkiye'nin AP seçimlerine ilişkin kampanya ve tartışmalara müdahale etmesinin tabiatıyla sözkonusu olmadığı vurgulanan açıklamada "Bununla birlikte, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecini gerçek zemininden saptıran beyan ve açıklamalara kayıtsız kalınması da mümkün değildir" denildi.

Avrupa'daki bazı siyasetçilerden özellikle seçimler öncesi dönemlerde yükselen farklı seslerin tarihi, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel bakımlardan güçlü bağlara dayanan dostluk ilişkilerine zarar vermemesi için Türk Hükümeti'nin şimdiye kadar büyük çaba sarfettiği belirtilirken bu çabaları sürdürme kararlığın altı çizildi. Açıklamada şöyle devam edildi:
"Çeşitli siyasi partiler ve şahsiyetler tam üyeliğe alternatif olarak 'Avrupa ekonomik ve güvenlik ortak alanı' ve 'ayrıcalıklı ortaklık' gibi içi boş formüller önermişlerdir. Ayrıca, AB üyeliğine alternatif olmadığı AB ülkeleri tarafından 13 Temmuz 2008 tarihli Paris Zirvesi'nde en üst düzeyde teyit edilmiş olan 'Akdeniz için Birlik' oluşumu da son günlerde bu bağlamda tekrar gündeme getirilmiştir. Türkiye, iyi niyetle bağdaştırılması mümkün olmayan bu söylemleri reddetmektedir.

Türkiye'nin katılım müzakerelerinin özel statülere ulaşmak amacıyla sürdürülmesini kabul etmesi sözkonusu değildir. Bu tutumumuz öteden beri, her düzeyde AB içindeki muhataplarımıza ifade edilegelmektedir. Hal böyle iken, bu söylemlerin tekrar seçim kampanyası malzemesi yapılması Avrupa seçmenini yanıltıcı, yabancı düşmanlığını körükleyici bir ortam yaratmaktadır. Bu sürecin sun'i engellerle yıpratılması ne AB'ye ne de Türkiye'ye fayda getirecektir."

Dışişleri açıklamasında AB müzakere süreci sona erdiğinde, gerek Türkiye gerek AB üyesi ülkelerin kararını o tarihte verecekleri kaydedilen açıklamada "Bu anlayışla, içinde bulunduğumuz aşamada bütün tarafları sağduyulu olmaya, halklar arasındaki ilişkilere zarar verebilecek beyanlardan kaçınmaya davet ediyoruz. Beklentimiz, üye ülkelerin yükümlülüklerine sadık kalarak katılım sürecini çeşitli iç politika mülahazalarından uzak tutmalarıdır."

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.