''Meclis'ten kanun çıkarmaya gerek var mıydı?''

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, ''Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili kanun hakkında ''Meclisten kanun çıkarmaya gerek var mıydı?'' diye sordu. Kılıçdaroğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı da imzalasa Anayasa Mahkemesi'ne götürürüz'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 5 Haziran 2009 Cuma, 17:57

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Ortaca ve Afyonkarahisar Belediyeleri'nin ziyaret etti. Kılıçdaroğlu ziyaretlerinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.


Mayın temizleme tartışmaları

Kılıçdaroğlu, mayın temizleme tartışmalarına değinirken, ''Meclisten kanun çıkarmaya gerek var mıydı?'' diye sordu. CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Buna gerek yok. Zaten Kamu İhale Kanunu var. Çıkarsınız ihaleye, kim kazanırsa verirsiniz. Eğer bu kanun böyle çıkarsa yarın Yüce Divana gidemeyecekler. Neden? Çünkü, 'Meclisin kararı, bizim kararımız değil. Biz Meclise gönderdik, yasalara uygun da karar verdik, kanun çıktı. Cumhurbaşkanı onayladı ve Resmi Gazete'de yayınlandı. Bizim ne kabahatimiz var' diyecekler. Ama siz meraklanmayın Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili kanunu Sayın Cumhurbaşkanı da imzalasa Anayasa Mahkemesi'ne götürürüz'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, bu denli hassas olunan bir konuda Cumhurbaşkanı'nın yasayı çok dikkatle gözden geçireceğinden emin olduklarını belirterek, şöyle konuştu:
''Yasanın yap-işlet-devret modeline dayanan 3. fıkrasının tekrar görüşülmesi için parlamentoya iadesinin yolunu açması umut ediyoruz. Yap-işlet-devret modelini, CHP parlamentoda olduğu sürece AK Parti hükümetinin hayata geçirmesinin önündeki en ciddi çalışma olarak sürdürecektir. Yani biz CHP olarak bu yasa Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girse dahi yap-işlet-devret modelinin, mayınların temizleme sürecinde işleme konulmasına şiddetle karşı çıkacağız. O maddeyi uygulamamak için her türlü çabayı göstereceğiz, Anayasa Mahkemesi yolu dahil olmak üzere.''

"Başbakan ister 'edepli' desin, ister 'edepsiz'"

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin adının kısaltmasını ''AKP'' diye kullananlara ilişkin ''Edepsizlik etmeyin'' şeklindeki sözlerine atıfta bulunarak, şunları ifade etti:
''Başbakan ister 'edepli' desin, ister 'edepsiz' desin. Bizim bildiğimiz bir tek doğru yol var, o da kulun hakkını yememek, yoksulun hakkını yememek, insanların düşüncelerine, inançlarına saygı göstermek, insanların yoksulluğunu siyasi sömürü haline getirmemek. Bizim temel felsefemiz bu. Benim bildiğim kadarıyla da bunu edepli insanlar yapar. Doğru yoldan gideceğiz, düşüncelerimizi söyleyeceğiz, inançlarımıza saygılı olacağız, herkesin inancına saygılı olacağız. Herkesin siyasal düşüncesine saygılı olacağız. Ama bir ortak paydamız olacak o da dürüstlük. Dürüst insanın sağcısı da olur solcusu da. Ona itirazımız yok zaten. Ama siyaseti çirkef sınırlar içinde yapıp kendilerine dürüst parçası yakıştıranlara da dürüst demeyeceğiz.''

Deniz Feneri Derneği davası

Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri Derneği ile ilgili Almanya'dan gelen belgelerin Türkçe'ye tercümesinin bitmesinin ardından yargılama sürecinin Türkiye'de de başladığını söyledi.

CHP TBMM Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, RTÜK Başkanı Zahit Akman'ın, hiçbir yorum yapmadan, hiçbir gerekçenin arkasına sığınmadan arkasında Başbakan dahi olsa o görevi derhal bırakmak zorunda olduğunu bildirdi.

Almanya'ya giremeyen, mal varlığına tedbir konulmuş bir kamu görevlisinin, TBMM'nin seçtiği bir kamu görevlisi olması sıfatını yitirdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Akman'ın görevini bırakması gerektiğini ve bundan sonra hiçbir gerekçe üretemeyeceğini ve hiçbir gerekçenin de arkasına sığınamayacağını kaydetti.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.