'Topuk tınısı kadının beynini uyarır'

Televizyon dizilerindeki ünlü oyuncuların ayakkabılarına sponsor olan tasarımcı Sertaç Delibaş, topuk tınısının kadının beynine "toparla" dediğini anlatıyor. Her modelden yalnızca 4 numara üreten Delibaş için ayakkabının iç dizaynı, topuğu ve rahatlığı birinci sırada.
Yayınlanma tarihi: 6 Haziran 2009 Cumartesi, 09:18

Türkiye’nin sayılı ayakkabı tasarımcılarından Sertaç Delibaş’la ayağımızın tozuyla, ayakkabı sektörü üzerine keyifli bir sohbet yaptık. Çocukluğundan beri ayakkabıyla haşır neşir olan Sertaç Delibaş, mesleğe ilk adımını 12 yaşında amcasının ayakkabı atölyesinde çıraklıkla atmış. 16 yaşında çizim yeteneğini keşfeden Sertaç Delibaş, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde eğitimini tamamlamış. Aldığı resim eğitimini, alaylı ayakkabı eğitimiyle birleştirince kendi kariyerini de oluşturmuş. Birçok firmaya koleksiyon hazırlayan Sertaç Delibaş, son bir buçuk yıldır kendi markasıyla İstinye Boyner ve Galata Moda Festivallerinde müdavimleriyle buluşuyor. Özel modacıların defileleri için kombin oluşturacak ayakkabılar da tasarlayan Sertaç Delibaş, ayakkabı tasarımının Türkiye’de belli bir meslek kategorisine girmemesinden yakınıyor; “ayakkabı en kolay kopyalanabilen donelerden biri. Ama ben bu mesleği yaptığım için kendimle gurur duyuyorum. İnsanların bana ve ürünlerime inanması benim için çok önemli” diyor. Yeniliğe çok açık olamayan ayakkabı sektöründeki zorluklardan söz ediyor ve konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Ayakkabı yeniliğe açık değil, hele de hâlâ ayakkabısının arkasına basan erkeklerin yaşadığı bir toplumda erkek ayakkabısı yapmak istemiyorum. Model sıkıntısı yaşıyoruz. Yüzlerce ayakkabı modeli var, denenmemişi denemek gerekir. Ben de bu yüzden fark edilen kadın ayakkabıları yapıyorum.”

Ben erkeklerin düşmanıyım

Yüksek topuktan asla vazgeçmeyeceğim. 15 pont ve üstü ayakkabılar yapıyorum, bir daha dönüp baktıracak modeller bunlar” diyerek tarzını anlatıyor Delibaş. Yüksek topuk kadınları biraz ürkütür. Sertaç Delibaş’a bu yüksek topuklu ayakkabıların farkını soruyoruz. “Benim için ayakkabının şıklığı önemlidir ama ondan daha önemli bir şey varsa o da rahatlıktır. Ben bu rahatlığı ayakkabının içindeki teknik endüstriyel anlamda oynamalar yaparak sağlıyorum” diyor. Topuklu ayakkabı deyince ilk akla gelen, salına salına yürüyen, yavaş adımlar atan, alımlı kadınlar, zaten Sertaç Delibaş da buna dikkat ediyormuş: “Topuk tınısı kadının beynine toparlanması gerektiğini anlatan bir uyarı veriyor bence. Daha küçük adımlar atıyor. Kendini farklı hissediyor ve dikkati üzerine çekiyor. Benim yaptığım modelleri de düşünürsek galiba ben beylerin en büyük düşmanıyım” diyor.

Topuk kadınların lüksüdür

Sertaç Delibaş’ın yeni koleksiyonun adı “İzler”, ana teması aşk acısı; her şeye rağmen eskisinden daha güçlü ayağa kalkan kadınlar. Herkesin hayatında olan acıları ayakkabı tasarımlarına yansıtan Sertaç Delibaş, cesur kadını topuklarının üzerinde yükseltmeye devam ediyor. Tarz olarak iş hayatında ve akşam gezmelerinde giyilebilecek ayakkabılar üreten tasarımcı, düz mantıktan hoşlanmayan ve sınırları zorlayan “İzler” koleksiyonuyla yine çok beğenilecek. Tasarımlarının bu yıl yüksek bel elbiselerin altında ve küçük ceketlerle kombinlenen elbiselerle daha şık duracağını söyleyen tasarımcı, yaz sonuna doğru Nişantaşı’nda kendi mağazasını açıyor. Aşk-ı Memnu ve Dudaktan Kalbe dizilerindeki başrol oyuncularının ayakkabı sponsoru olan Sertaç Delibaş, mağazasını açtıktan sonra da belirli markaların altında koleksiyon yaratmaya ve kurumsal çalışmalar yapmaya devam edecek. Topuklu ayakkabılar için son sözü Sertaç Delibaş’a bırakıyoruz: “Kadınlar topuklu ayakkabıdan vazgeçmemeli, bu onların lüksü, tabii ki 15 saat ayaktaysanız topuklu ayakkabılar zorlayıcı olur, o zaman masanın altında ayaklarınızı özgür bırakın, ayağa kalkınca topuk tınısıyla yürümeye ve gözleri üstünüze çekmeye devam edin.”

Her modelden yalnızca dört numara yapıyor

Her modelden sadece 4 numara yapan Sertaç Delibaş, kadının zarafetini ortaya çıkaracak ayakkabılar ve tamamlayan şık çantalar tasarlıyor. Her zaman kendi modasını yaratan Sertaç Delibaş, eğilimleri takip ettiğinden ama onları bire bir kullanmadığından sözediyor. Tam bir işkolik olan Sertaç Delibaşa’a bir erkek olarak kadınları bu kadar cezbeden ayakkabıları nasıl ürettiğini sorduk, meğer onun sırrı; ilk denemeleri yapan kız kardeşiymiş, laf aramızda bazen 40 numara prototip bir ayakkabı yapıp kendisi de deniyormuş. İstanbul’un tarihi, mistik mekanlarını çok beğenen tasarımcının en önemli ilham kaynakları; yüksek tavanlar, eski yapılar, taş duvarlar ve yaşanmış binalar.

Sertaç Delibaş, “Avrupa modası doğadan etkileniyor. Ayakkabılarda hayvan figürlerini ve onların endamlarını kullanıyorlar. Çünkü model konusunda denenmemişi bulmak zor. Onlar da fark yaratacak başka şeylere yöneliyorlar. Ben de ayakkabının iç dizaynı ve topukla çok fazla oynuyorum, o konuda fark yaratıyorum” diyor.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.