Yoko Ono'dan bellek oyunu

Venedik Bienali'nde Charles Ray'in yapıtı beyaz çelikten heykel, deniz ile karanın kesiştiği Punto Della Dogana'da elinde tuttuğu kurbağayı tüm dünyaya gösterirken, San Marco ile Giudecca Kanalı arasında uzanan bu doğal ortamda engin bir boşluğa bakıyor.
Yayınlanma tarihi: 7 Haziran 2009 Pazar, 12:44

Kapılarını bugün aralayan bienalde Charles Rayin A Boy with Frog(Kurbağalı Oğlan) heykeli Venedik Bienalinin sürpriz yapıtlarından biri. Beyaz çelikten heykel, deniz ile karanın kesiştiği Punto Della Doganada (eski Gümrük Binası) elinde tuttuğu kurbağayı tüm dünyaya gösterirken, San Marco ile Giudecca Kanalı arasında uzanan bu doğal ortamda engin bir boşluğa bakıyor.

François Pinault, Rayden bu özel mekân için bir proje geliştirmesini istemişti. Sanatçı aylarca düşünüp durmuş, sonunda Kurbağalı Oğlanda karar kılmıştı. Farklı boyutlarda modeller hazırladı ve bu modelleri Venedike getirdi. Bir San Marconun tarafından, bir de kanal tarafından baktı. Venedikte Punto Della Dogana diye bilinen alandaki gümrük binası yıllardır kapalıydı. Venediklilerin pazar yürüyüşüne çıktığı, sıcaktan kaçtığı bir noktaydı burası. Tüm bu ayrıntıları tek tek not etti Ray. Çünkü elinde kurbağa tutan genç heykelinin hem bu noktadaki boşluğa hâkim olmasını, hem de her bir bireyin özel yaşamına bir biçimde sızmasını istiyordu.

Bu düşünce, sanatçıyı, çocukluktan yetişkinliğe geçişin zorlu ve kırılgan dönemi ergenlikle buluşturdu. Yaratacağı heykel bir ergen olmalıydı. Sanatçı, Bir anlamda kurbağa ile gencin bakışı arasında gizemli bir oyun sürüyordiye anlatıyor. Aslında Rayin beyaz çelikten ergeni, Venedike göstermiyor kurbağayı. Bu ergenin merakı, hem Venediklilerin hem de bu kente gelen turistlerin yaşamına girebilmek.

Yoko Ono da bir süredir Venedikte. Palazzetto Titoda Antonun Belleğisergisinin hazırlıkları ile uğraştı ve açılışına katıldı. Önümüzdeki günlerde John Altessari ile birlikte sanatsal çalışmaları nedeniyle Altın Aslan Ödülünü alacak. Antonun Belleği”, Ononun anlatımıyla bir oğulun anıları çerçevesinde bir kadının portresini çiziyor. Geçmişe ve yaşananlara boyut kazandıran bir dizi anı ve deneyim ile yalnız yaşanan bir geçmişi sanatsal bir anlatımla ziyaretçiye aktaran bir sürecin özeti. Temelde kadına ve kadının varlığına adanan bu sergide John Lennonın eşi Ono, sanat yaşamının köşe taşları sayılan Kes Benive Dokun Banaenstalasyonlarını birikimi yönünde yeniden yorumluyor.

Yoko Ono Antonun Belleğinin açılışında sergiye ismini veren Antonun kim olduğu sorusunu, Anton aslında hiç kimse. Tanıdığım erkeklerden hiçbirine ait olmayan bir erkek ismi arıyordum. Bir gün İşte, Anton! Anton adında tanıdığım bir erkek yok diye düşündüm. Ama ikinci eşimin isminin Anthony olduğu geldi aklıma! Bu ayrıntıyı bir yana bırakırsak, sergide kişisel ve evrensel iki küre arasında bir iletişimden söz edilebilir. Hepimiz bizi günün birinde dünyaya getiren annelerimizle ilgili anılara sahibiz, sonuçta hepimiz bir evladız diye yanıtladı.

Antonun Belleğikadınlara saygıyı ifade eden bir sergi mi sorusunu ise şöyle yorumladı Yoko Ono: Kadın, bu serginin hiç şüphesiz ana öznesi. Anne olmanın güçlüklerinden onun hayattaki dramatik yalnızlığına kadar uzanan bir süreç.

Mükemmel olmayan bu dünyayı, aşkın daha yaşanabilir kılıcılığına olan inancınız devam ediyor mu? sorusuna ise Ono,Biz hayata tutunmaya çalışabiliriz, ama bunu gerçekleştirebilmeyi sağlayacak güvenilir bir reçetenin olduğunu sanmıyorum. Bu nedenle çok geç olmadan korkularımızı aşarak aşkımızı ifade edebilmeliyiz. Öte yandan ölümün hangi yaşta geleceği belirsiz, Johnun çok genç yaşta yaşama veda ettiğini düşünecek olursak... yanıtını verdi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.