3 bin çocuk kanser kıskacında

Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Derneği (TPOG) Başkanı Prof. Dr. İnci İlhan, "Türkiye'de her yıl yaklaşık 2 bin 500-3 bin çocuk kanser tanısı alıyor. Çocukluk çağı kanserlerinin yüzde 24'ünü lösemiler, yüzde 20'sini lenfomalar ve yüzde 14'ünü santral sinir sistemi tümörleri oluşturuyor" dedi.
Yayınlanma tarihi: 8 Haziran 2009 Pazartesi, 08:41

Çocuklarda görülen kanser tiplerinin, dağılım, tedaviye yanıt oranı ve uzun süre sağ kalım açısından erişkinlerden farklılık gösterdiğine işaret eden Prof. Dr. İnci İlhan, kanser tanı ve tedavisindeki gelişmeler sonucunda, çocukluk çağı kanserlerinde 1960'larda yüzde 20'lerde olan sağ kalım oranının, günümüzde yüzde 75'lerin üstünde olduğunu, Türkiye'de ise, çocukluk çağı kanserlerinin büyük kısmı ileri evrede başvurduğu için bu oranın yüzde 63'lerde kaldığını bildirdi.

İlhan, "Bu geç başvurma, büyük çoğunlukla ailelerden kaynaklanan faktörlere bağlı olsa da hastayı ilk gören doktorun tanı koymadaki gecikmesi de diğer bir etkendir" diye konuştu.


Down sendromunda lösemi riski

Çocukluk çağı kanserlerinde, çeşitli genetik ve çevresel risk faktörlerinin rol oynadığını belirten İlhan, önemli risk faktörlerini, "Bazı doğumsal, kalıtsal bozukluklar ve hastalıklar, bağışıklık yetersizliği sendromları, çeşitli virüs enfeksiyonları, radyasyona ve bazı kimyasal maddelere maruz kalma, hamilelikte kullanılan kimi ilaçlar ve ailesel kanser sendromları" olarak açıkladı.

İlhan, bazı kalıtsal hastalıklarda kanser riskinin arttığına dikkat çekerek, şöyle devam etti:

"Örneğin Down sendromlu bebeklerde lösemi riski fazladır. Nörofibromatoziste beyin tümörleri ve diğer bazı tümörlerin görülme riski artar. Bağışıklık sisteminin baskılandığı hastalarda özellikle lenfoid dokudan köken alan kanserlerin gelişme olasılığı artmıştır. Hepatit B ve C virüsü, karaciğer kanserlerine yol açabilir. Bu nedenle tüm çocukların Hepatit B aşısı olması çok önemlidir.

HIV enfeksiyonunun sık olduğu yörelerde çocuklarda Kaposi sarkomu ve lenfoma artmıştır. Ayrıca radyasyonun etkisi de göz önünde tutulmalıdır. 2. Dünya Savaşı'nda atılan atom bombası sonrasında o bölgede çok sayıda kanser olguları saptanmıştır. Yine Çernobil'de nükleer kaza sonrasında, yakın bölgede yaşayan çocuklarda özellikle çocuklarda çok nadir görülen tiroid kanserlerinde artış tespit edilmiştir."


Belirtilere dikkat!

Prof. Dr. İlhan, çocukluk çağı kanserlerinde erişkinlerde olduğu gibi yerleşmiş tarama testleri bulunmadığı için, erken tanı alabilmek için belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi ve uyarılarını şöyle sıraladı:

"Boyun, koltuk altı ve kasık bölgesinde lenf bezlerinde şişliklerin dikkate alınması gerekir. Bunun dışında vücudun herhangi bir bölgesinde şişlik, solukluk, halsizlik, sık ateşlenme, ciltte morluklar-çürükler, burun ve diş eti kanamaları, baş ağrısı, kusma, ateşsiz havale geçirme, dengesizlik, yürüme-görme bozukluğu, kemik ve eklem ağrıları, enfeksiyon tedavisine rağmen devam eden öksürük ve nefes darlığı, gelişme geriliği, aşırı kilo kaybı, idrarda kan, idrar ve dışkılamada zorlanma, göz bebeğinde parlaklık, gözde kayma gibi belirtiler halinde hemen hekime başvurulmalı"

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.