IMF'li ve IMF'siz senaryonu hazırlığı hâla devam ediyor

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Katılım Öncesi Ekonomik Program'da 3.6 olarak öngörülen küçülme beklentisinin daha kötü çıkabileceğini açıkladı. Yılmaz, bürokrasinin IMF'li ve IMF'siz senaryolar üzerinde çalışmalar yaptığını da belirtti.
Yayınlanma tarihi: 9 Haziran 2009 Salı, 10:44

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin düzenlediği sohbet toplantısında, ekonomi muhabirleriyle bir araya geldi. Devlet Planlama Teşkilatı binasında düzenlenen toplantıya Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'a bağlı ve ilgili kurumlar olan GAP İdaresi, TÜİK ve DPT'nin üst düzey bürokratları da katıldı. Devlet Planlama Teşkilatı'nın, Türkiye İstatistik Kurumu'nun ve GAP İdaresi'nin kısa ve orta vadedeki yol haritaları hakkında bilgi veren Bakan Yılmaz, ekonomi muhabirlerinin sorularını da cevaplandırdı.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın Orta Vadeli Program ve 3.6 olarak belirlenen küçülme hedefiyle ilgili olarak yaptığı açıklamalar üzerine yöneltilen bir soru üzerine Cevdet Yılmaz, Katılım Öncesi Ekonomik Program'da 3.6 olarak öngörülen küçülme beklentisinin daha kötü çıkabileceğini açıkladı. 3.6 oranındaki küçülme beklentisinin sadece bir tahmin olduğunu belirten Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, "Bir miktar olumlu da, olumsuz da gerçekleşebilir. Aslında mertebe olarak çok büyük bir farklılık olacağını düşünmüyorum. Benim tahminin bir miktar kötü de çıkabilir. Yoksa netleşmiş bir tahminimiz yok" dedi.

Orta vadeli programın alt yapısı hazır, bazı gelişmeler bekleniyor

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program'ın (OVD) altyapısının hazır olduğunu, bazı gelişmelerin beklenmesi üzerine bir gecikme yaşandığını söyledi. Tüm dünyanın finans piyasalarında başlayan, ekonomi piyasalarında süren kriz nedeniyle olağanüstü bir dönemden geçtiğini vurgulayan Yılmaz, "Finansal piyasalarda başlayan kriz ekonomik krize dönüştü. Krizin sosyal yansımalarını hepimizi görüyoruz. En son açıklanan pakette bunun bir parçası. Bundan sonra bürokrasi ve Ekonomi Koordinasyon Kurulu çerçevesinde, krizin izlenmesi devam edecek. OVP için bazı konuların netleşmesini bekliyoruz. OVP'nin altyapısı hazır. Planlama Teşkilatı ve Hazine her şeyi hazırladı. Ancak bazı şeylerin netleşmesini bekliyoruz. Bunlar biraz daha netlik kazandıkça, bizde kendi tercihlerimizi yapacağız" diye konuştu.

Beklenen gelişmelerden biri de IMF

Beklenen gelişmelerden birinin IMF olup olmadığının sorulması üzerine Bakan Yılmaz, "IMF de var. Ama başka önemli noktalar da var. Bunlar netlik kazandıkça biz de kendi tercihlerimizi yapacağız
" dedi. OVD altyapısını hazırlayan bürokrasinin IMF'li-IMF'siz senaryolar üzerinde çalıştığını ifade eden Yılmaz, "Türkiye, IMF ile yoluna devam edecekse IMF ile devam ederiz. IMF olmayacaksa, Türkiye kendi programını yapar. Her iki senaryoya yönelik bürokrasi hazırlıklarını yaptı." dedi. IMF'nin parasal yönünden ziyade akreditasyon kuruluşu olması açısından önemli olduğuna dikkat çeken Yılmaz, IMF'nin ülkeye, vatandaşa ve ekonomiye yarar getirmesi halinde IMF'yle yola devam edileceğini vurguladı. Yılmaz, IMF'yle görüşmelerin de bu çerçevede sürdüğünü vurguladı.

IMF'siz senaryo

Yılmaz, IMF'siz senaryonun gerçek olması halinde Orta Vadeli Programın (OVP) yeni ekonomik program olarak kabul edilip edilmeyeceği yönündeki soruya da

''Genel çerçeveyi OVP'de görürüz tabii ki ama daha farklı çalışmalar gerekirse onlar da yapılır

'' karşılığını verdi.

IMF'li ve IMF'siz senaryo birbirine yakın

IMF'li ve IMF'siz senaryoda kriz vurgusu ve önlemleri arasında büyük farklılıklar olup olmadığının sorulması üzerine Devlet Bakanı Yılmaz, iki senaryonun da birbirine yakın olduğunu ifade etti. Küresel krizin kısa vadede bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bütçe dengelerini olumsuz etkileri olduğunu söyleyen Yılmaz, ekonomi, büyüme ve ihracat üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğunun açık olduğunu ifade etti. Kısa vadede bunların olmasının normal karşılanabileceğini ifade eden Yılmaz, "Önemli olan orta ve uzun vadede bunların aşılması. IMF'yle yapılan görüşmeler bizim insanımız adına yapacağımız işlerden farklılık göstermiyor" dedi.

Bakan Yılmaz, ''yeni sistemde yatırımların teşvik edilmesi sürecinde bir şey aksadığında hesap sorulacak kurum hangisi?'' şeklindeki soru üzerine, teşvikte koordinasyon meselesinin Avrupa Birliği (AB) sürecinde Türkiye'nin eksik kaldığı hususlardan birisi olduğunu dile getirdi.

Bu eksikliğin giderilmesine yönelik olarak Devlet Yardımları İzleme Otoritesi adı altında bir yapı kuracaklarını anlatan Yılmaz, ''Çerçeve netleşti. AB ile görüşmeler yapıldı. Hazine Müsteşarlığımıza bağlı bir birim ya da genel müdürlük olarak bu yapı kurulacak'' dedi.

Söz konusu otoritenin komite yapısında olacağını ve burada teşvikte daha aktif rol oynayan Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilatının (DPT) yanı sıra ilgili tüm kuruluşların temsil edileceğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
''Teşvikte kim ne yapıyor? Ne ediyor? Teşvik sisteminin etkileri ne oluyor? Bunu bütüncül bir şekilde izlemek anlamında eksikliğimiz olduğu bir gerçek. Ama bu yapı kuruluncaya kadar da bu anlamdaki sorumluluk Hazine Müsteşarlığında. Hazine Müsteşarlığı AB sürecindeki bu yapı kurumsallaşıncaya kadar mevcut genel müdürlüğüyle uygulamanın koordinasyonunu takip edecek.''

Bir gazetecinin ''yeni teşvik sistemi hazırlanırken DPT'den görüş alınmadığı'' şeklinde yorumlar bulunduğunu belirterek, bunun nedenini sorması üzerine de Yılmaz, bu yorumun gerçekle ilgisi bulunmadığını, Devlet Planlama Teşkilatının (DPT) başından itibaren ilgili tüm birimleriyle yoğun olarak sürecin içinde yer aldığını söyledi.

Yılmaz, ''GAP ve DAP gündeminizin neresinde? GAP İdaresinin taşınması etkili oldu mu?'' sorusuna da GAP'ın ulusal açıdan, kalkınma açısından, sosyal açıdan ve ülkenin huzuru açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Bakan Yılmaz, projenin finansmanını sağlam temellere oturtmak için dünyadaki kriz şartlarına ve bütçedeki sıkıntılara rağmen özel kanunlar çıkardıklarına işaret etti.

Cevdet Yılmaz, GAP İdaresinin bölgeye taşınmasının doğuracağı sonuçları görmek için de henüz erken olduğunu kaydetti.

''Türkiye büyük bir ülke. Ankara'da oturup Mardin'de Batman'da ne olup bittiğini ayrıntılarıyla takip etmeniz mümkün değil'' diyen Yılmaz, kurumun bölgede yer alması, sahaya yakın olmasının son derece önemli olduğunu söyledi.

Bakan Yılmaz, ''DPT'de vekaleten atanma dönemini bitirecek misiniz? boş kadrolara atama yapacak mısınız?'' şeklindeki soruya karşılık olarak da kısa süredir görevde bulunduğunu ve bu süreçte Kemal Madenoğlu'nu DPT Müsteşarı olarak atadığını söyledi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.