Duygusal yüz ifadesi duyu algısını değiştiriyor

Araştırmacılar, yüz ifadelerinin, farklı durumlara uyum sağlayabilmemiz için geliştiğine inanıyor. Araştırmayı gerçekleştiren Kanadalı araştırmacılara göre, korku ifadesi yansıyan bir yüzün görüş alanı genişlerken, göz hareketleri hızlanıyor ve burun delikleri genişliyor. İğrenme durumunda ise tam tersi söz konusu, yani gözler kısılır ve burun delikleri küçülür.

24 Ağustos 2008 Pazar, 11:08

Korku veya iğrenme nedeniyle yüz ifadesini değiştiren kimse duygularını göstermekle kalmayıp, duyu algısını da değiştirmekte.

Araştırmayı gerçekleştirilen Kanadalı araştırmacılara göre korku ifadesi yansıyan bir yüzün görüş alanı genişlerken, göz hareketleri hızlanıyor ve burun delikleri genişliyor. İğrenme durumunda ise tam tersi söz konusu, yani gözler kısılır ve burun delikleri küçülür.

Araştırmacılara göre iki durum da gayet mantıklı. Korku anında tehlike hakkında mümkün olduğunca çok bilgi edinmek yararlı olabilir çünkü. Oysa iğrenme anındaki reaksiyon hastalığa neden olabilecek bir objeye karşı verilmekte. Bu nedenle de pis koku ne kadar az solunursa o kadar iyi. Bilim insanları duygusal yüz ifadelerinin insanlar için önemli olduğunu biliyor.

Duygusal yüz ifadeleri hemen hemen tüm kültürlerde ayırt edilebilmekte, hatta insan beyninde duygusal ifadelerin tanınmasından sorumlu bir bölge bile var. Halihazırdaki teoriye göre bu yüz ifadeleri önemli birer iletişim aracı olduğu kadar, tehlike ve beklenmedik anların uyarılmasında da büyük bir önem taşır.

Peki ama korkan bir insanın yüz ifadesi niçin olduğundan farklı olmuyor? Charles Darwin bile bunun bir rastlantı olmadığını, değişen yüz ifadesinin duyu algısı üzerinde etkili olduğunu tahmin etmişti.

Bu tezi kontrol etmek isteyen Toronto Üniversitesi'nden Joshua Susskind ve ekibi deneklerden korkuyu ve iğrenmeyi yansıtan yüz ifadelerini taklit ederken çeşitli algı testlerini çözmelerini istemişler. Korku anında gözler daha fazla açılınca görüş alanı büyümekte, göz hareketleri hızlanınca da iki obje arasında kalan alan daha çabuk taranabiliyor. Ve genişlemiş burun delikleri sayesinde daha fazla hava solunmakta.

İğrenme ifadesinde ise tam tersi bir etki görülmüş. Araştırmacılar bu nedenle yüz ifadelerinin farklı durumlara uyum sağlayabilmemiz için geliştiğine inanıyor. Daha sonra ise bunların aynı zamanda iyi bir iletişim aracı olduğu ortaya çıkmış olabilir diyen bilim insanları, bundan sonra sevinç, şaşkınlık veya kızgınlık gibi yüz ifadelerinin de benzer bir şekilde gelişip gelişmediğini öğrenmeye çalışacaklar.