Vize uygulamasını yumuşatmaya sıcak bakmıyorlar

Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın Soysal davasına ilişkin kritik kararının ardından, Almanya'nın hizmet verecek Türk vatandaşlarına vize muafiyetini getirmesine karşın, bazı AB ülkeleri vize uygulamasını yumuşatmaya pek istekli görünmüyor.
Yayınlanma tarihi: 11 Haziran 2009 Perşembe, 07:01

Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın Soysal davasına ilişkin olarak Şubat ayında Türk vatandaşları lehinde verdiği kritik karar, büyük yankı buldu. Kararın üzerine Alman hükümeti, yürüttüğü inceleme ve çalışmaların sonucunda geçen hafta itibariyle hizmet verecek Türk vatandaşlarının bazı gruplarına vize muafiyeti sağlayan uygulamayı yürürlüğe koydu.

Ancak, vize muafiyeti uygulaması, hizmet veren tüm grupları kapsamaması, yararlanacak kişilerin, muafiyet hakkını sınır kapılarında kanıtlayacak durumuna bırakılması, tartışma yarattı.
Bu arada, Türk vatandaşlarına, sınır kapılarında kolaylık olsun diye Türkiye'deki Alman konsolosluklarınca isteyenlere "hukuki değeri" olmayan bir belge verilebileceği açıklanması, tartışmaları daha da yoğunlaştırdı.

Türkiye'de Mahkeme kararının, tüm AB ülkelerini bağladığına ilişkin görüşler dile getirilirken Avrupa Komisyonu ve diğer AB ülkelerinin ise, karara ilişkin inceleme ve değerlendirmelerini sürdürdükleri de belirtiliyor.

"Diğer devletleri bağlamıyor"

Belirlemelerine göre, AB devletlerinin bir kısmı ise, Almanya'yı örnek almaya pek de istekli görünmüyor. Bazı üye devletlerin Ankara'daki diplomatları, Soysal kararının Almanya ile ilgili olduğunu, diğer AB devletlerini bağlamadığını savunuyor. Bir diplomat "Almanya, 1973 Katma Protokol öncesi Türkiye ile vize muafiyet anlaşması vardı ve bu anlaşmayı Protokol'ün yürürlüğe girmesinden sonra değiştirdi" dedi.


"Yeniden kabul anlaşması" meselesi


Diğer bir diplomat da, son olarak Sırbistan olmak üzere, AB'nin çeşitli ülkelere "vize kolaylıkları"nın tanındığını anımsatarak "Türk vatandaşlarına vize uygulamasında kolaylık sağlanmasının ilk koşulu, Türkiye'nin 'Yeniden Kabul Anlaşması'nı imzalamasıdır. Bu anlaşma, vize kolaylığının ön koşuludur" şeklinde konuştu.

Öte yandan, Türkiye'nin, yasa dışı göçmenlerin geri alınmasını öngören "Yeniden Kabul Anlaşması" konusunda "siyasetten" çok istekli olmadığı da, bu konuda dile getirilen savlar arasında bulunuyor.

"Katma protokol öncesi vize uygulayanları etkilemez"

Avrupa Toplulukları Mahkemesi kararının, Türkiye ile AB arasındaki Katma Protokolün kendileri açısından yürürlüğe girmesinden önce vize uygulayan ülkeleri etkilemeyeceğini savunan AB diplomatları şu görüşleri dile getiriyor:
"İnceleme ve değerlendirmeleri sürdürüyoruz ancak Mahkeme kararı, Katma Protokol'ün yürürlüğe girmesinden önce hizmet veren Türk vatandaşlarına vize uygulayan ülkeleri etkilemediği gibi görünüyor. Çünkü Mahkeme, kararında Katma Protokol'den sonra getirilen kısıtlayıcı uygulamaları kabul edilemez buldu. Halbuki, Protokol yürürlüğe girmeden hizmet verenlere vize uygulayan ülkelerin, bu kısıtlayıcı uygulamaları, Protokol'den önce getirmişlerdi."

Bu çerçevede, AB diplomatik çevrelerinde aralarında Fransa'nın da bulunduğu kimi üye devletlerin, hizmet veren Türk vatandaşlarına vize zorunluluğunun, Katma Protokol'ün kendileri açısından yürürlük tarihinden önce getirdiği vurgulanıyor. Fransa'nın, turistlere yönelik vizeyi ise 1980 yılında uygulamaya koyduğuna işaret ediliyor.

Yunanistan'ın da, 1981 yılında AB'ye üye olunca Katma Protokol'ün, kendi açıdan yürürlüğe girdiğine dikkat çekilirken bu ülkenin, "Diplomatlar ve bu ülkeye görevli giden memurlar hariç, hizmet verenler dahil, tüm Türk vatandaşlarına 1965'ten beri, vize uyguladığı" da belirtiliyor.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.