Migrene karşı yürüyün

Nedeni çeşitlendirilse de tedavisinde teknolojinin yetersiz kaldığı bir hastalık migren. Özellikle kadınlarda görülen migren krizi geldiğinde ilk yapılan sessiz, karanlık bir ortama çekilmek ve ilaç almak... Oysa, baharatlarla hazırlanan karışımlarla da migrene direnebilirsiniz, yürüyerek de...

25 Ağustos 2008 Pazartesi, 07:26

Şimdiye kadar kesin nedeni saptanamadı, dünyanın dört yanından milyonlarca insan onun korkusuyla yaşıyor: “aura”sı hissedildiğinde dahi o günü iptal edebiliyor; çok gülmek bile bir sebebi olabiliyor. Küçük büyük her yaşta insan tarafından görülen ya da görülebilecek olan migrenin tedavisine dönük “Üçlü Tedavi” yöntemini geliştiren Alexander Mauskas ve Barry Fox’un yazdıkları migren kitabı Türkçede yayımlandı. Migrenin baş ağrısından ibaret olmadığının altını çizen kitap, bedene kulak verilmesini öğütlüyor.

Doktorun söylemedikleri

Alexander Mauskas ve Barry Fox’un Aura Kitaplığı’nca yayımlanan “Migren” kitabı, hastalıkla baş etmek için önce onu tanımak gerektiği bilinciyle kaleme alınmış. En küçük bir sıcaklık, duygu, hormon değişimi bile migrenin kaynağı olabilir, ancak hastalığın kesin oluşum nedenleri, tedavi yöntemi bulunmuş değil. Yazarlar, 1990’lı yıllara kadar migren tedavisini, “dökülen eski bir evi sağlamlaştırma”ya benzetiyor. Kitap, New York Baş Ağrısı Merkezi direktörü olan ve uzmanı olduğu çeşitli alanlarda kaleme aldığı kitapları, tebliğleri ve makaleleriyle ün yapmış önemli bir nörolog olan Alexander Mauskop’un geliştirdiği “Üçlü Tedavi” üzerinde duruyor. Magnezyum, riboflavin ve koyungözü içeren Üçlü Tedavi’nin en önemli özelliği bitkisel, doğal maddelere dayanması. Bu malzemelerin günlük olarak mahallenin baharatçısından alınabilecek kolaylıkta bulunulabildiğine dikkat çekiliyor. Kitapta ayrıca migrenin oluşumu, etkileri, aura’sı, olası tedbirler sıralanıyor: Bunları yapmak önemli, çünkü birer uzman olan yazarların da üzerinde durduğu gibi, ilaç kullanımı tek başına migreni çözmeye yetmiyor. Kitapta “kimsenin henüz çözmediği bir çalışma sahası” olan migrenle ilgili son dönem güncel gelişmeler ve çeşitli teoriler de yer alıyor.

Kitabın alt başlığı olan “Doktorunuzun Size Migren Hakkında Söylememiş Olabileceği Şeyler” sözü kitabın yazılış amacını özetliyor: Çünkü kitap süresince ilaçlar almaktan, sürekli doktora ya da acile gitmekten çok daha iyi bir fikir üzerinde duruluyor: Bedenin tanınması. Bedenin tanınması ise, vücudun verdiği tepkilerin saptanması ve “migren”in kişisel oluşabilme nedenlerinin tespitine dayanıyor. Bunun yanında her türlü yiyeceğe verilen tepkiyi, uyku düzeni, sigara ve alkolün olası etkisini saptamak, stresi kontrol edebilmek de, migreni etkisiz hale getirmede önemli birer adım. Kitap, migren tedavisinde ağrı başladığı sırada sakin, sessiz, ışıksız, huzurlu bir yerde dinlenmek kadar; bir parkta yürümenin de işe yaradığını belirtiyor. Bugün artık plazalarda çalışan günümüz insanı için stresten uzaklaşma yolları bulmak zor gözüküyor ancak yine de yazarlar, bulunan her fırsatta değişik hobilerin peşine düşülmesi gerektiğini, hiçbir şey yapılmasa bile en azından yürünebileceğini öneriyor.

Migrenlilerin yüzde 70'i kadın

Kitapta kadınların migrenin ana hedefi olduğu belirtiliyor: Migren hastalarının yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor, 21 ile 29 yaşları arası genç kadınlarda sıklıkla görülüyor. Çalışan kadınlarda görülen migrende kocalarının yardımı olmaksızın ev işlerini yapmanın, çocuklarla da ilgilenmenin yarattığı yorgunluk ve stresin etkili olduğuna vurgu yapılıyor. Ancak bilimsel olarak varsayılan kadın hormonu seviyesiyle birlikte migrenin kendini gösterdiği; bu durum kadınların regl öncesi, sonrası, doğurganlık seviyeleri, doğum kontrol haplarının etkileri, hamilelik, doğum sonrası dönemleriyle ilişkili olarak kendini gösteriyor.