Hacker'lar tehdit mi kurtarıcı mı?

Hacker'lık, site çökertmek, kişi veya kurumlardan para sızdırmak gibi negatif eylemlerle bağdaştırılan bir kavram. Ancak birçoklarına göre hacker'lar, bilgiyi tekelleşmekten kurtarmak için önemli bir misyon üstleniyor. Bilgisayar üzerindeki yazılımların paylaşıma açılması ve geliştirilmesi için yapılan çalışmalar, gerçek anlamda bir hacker'lık olarak kabul ediliyor.

25 Ağustos 2008 Pazartesi, 07:31

AG herhangi bir yerden, herhangi biri. Hacker’lıkla ilgisini, “Zamanında benim de yaptığım şeyler oldu” cümlesiyle açıklıyor. Kendisi öncelikle gerçek hacker’lar ve “internet üzerinden edindiği bilgilerle” sağa sola saldıranların ayrı tutulmasını istiyor. Gösterdiği kaynaklarda hacker’lar “üstat” olarak tanımlanıyor. Uzman programcılar ve ağ sihirbazlarının, internetin atası sayılan Arpanet döneminden beri var olduğu vurgulanıyor. Ancak gerçek üstatlığın, sırf bu alandaki başarıdan değil, uzmanlığa ait bir düşünce yapısı geliştirmekle alakalı olduğuna dikkat çekiliyor. Kendisine ulaşmak ve konuşmaya ikna etmek bir hayli zor oldu. Ancak ortak bir arkadaşımızın yardımlarıyla sorularımızı cevaplamayı kabul etti. AG ile hem hacker’lık kavramı üzerine hem de “Bir Hacker Manifestosu” isimli kitapta bahsi geçen kuramlar üzerine konuştuk, verdiği cevaplar son derece samimiydi.

- Özellikle Türkiye’deki hacker’lar, politik amaçlar için birleşip, farklı görüşlerdeki siteleri etkisiz hale getiriyor. Hacker’ların kendi aralarındaki konuşmaları ve hayata bakışları da eylemleri kadar politik mi?

Bunun hacker’lık tanımıyla hiçbir alakası yok. Sitelerin hack’lenmesi filan tamamen salakça bir uğraş. Bilginin herkese açık olması gerektiğini savunmak ise siteyle falan alakası olmayan tamamen felsefi bir olay. Bilgiyi açığa çıkarmak için şirket sitelerine de sızılabilir ama tek bu değil.

- McKenzie Wark, “Bir Hacker Manifestosu” isimli kitabında, hacker’ları, bilgiyi tekellerine alan sınıflara karşı yeni bir sınıf olarak gösteriyor. Bu bir anlamda sınıfsız bir yaşam ütopyasının, sanal dünyadaki karşılığı. Siz bu görüşe ne kadar katılıyorsunuz? Bu durum pratikte ne kadar geçerli?

Bu kitap yazarın kurduğu bir ütopya. Günümüzde, “ben hacker’ım” diye dolanan tüm elemanlar internetteki exploit listelerden yeni çıkan bir exploit’i alıp iki şey yazıp saldıran tipler. Eskiden hack olayını başlatan elemanlardan bilinenler genelde ya çok şanslılardı ya da daha önce kimsenin yapmadığı şeyleri yaptıkları için pek güvenliği olmayan sistemlere az bilgiyle hâkim olabiliyorlardı. İlk hacker sayılan adam mısır gevreklerinin içinden çıkan düdüğün telefonla bedava konuşmayı sağladığını bulmuştu. Tamamen tesadüf. Zaten reklamı çok yapılan adamlar mutlaka bir yerlerde çuvallamış ve yakalanmış, bu da iyi olmadıklarını gösteriyor. Klasik, klişe bir söz var “İyi bir hacker’san herkes seni bilir, usta bir hacker’san kimse seni bilmez”. Şu anda onca ezik adamın ortasında eğer gerçekten sağlam adamlar varsa onlara ulaşmak kolay değil. Bazı ünlü hacker’lar da hiç programlama, sistem bilgisi falan olmadan sadece ikna ve etkili konuşma yetenekleriyle bir şeyler yapıyor. Sosyal mühendislik gibi bir sürü dala ayrılıyor yani. Ancak ben, üretmek gibi daha yararlı bir şeyler yapma taraftarıyım. Şu anda site çökertmekle uğraşanlar son derece ezik tipler. Ancak ben de bilginin özgür olması taraftarıyım.

- Hacker’lığı, sistem karşıtı bir duruş ve bilgi kısıtlamasına karşı aktif bir eylem olarak görüyor musunuz?

Evet.

- “Ama” deyip devam mı edeceksiniz?

Çok ama var. Bence gazeteler böyle uzak oldukları konulara bulaşmamalı. Yok Satanizm, yok hacker’lık. Sahte idoller yaratıyorlar. Mesela İskorpitx diye biri vardı. Ekşi Sözlük’te de bahsediyorlardı adamın salaklığından. Komediydi, bilmem kaç Amerikan sitesini çökertmişti ve halk kahramanı yapmışlardı. 15 bilemedin 16 yaşından büyük birinin böyle işlerle uğraşması tamamen aptal olduğunu gösterir. Bu adam 35-40 yaşlarında evli barklı adamdı. Herkesin bildiği, ortalıkta dolanan birkaç programa sitelerin adreslerini girip indeksini değiştirip “hack’ledim” diye dolanıyordu.

Gerçek hacker tanımı

- 35-40 yaşlarında evli barklı olup adam gibi hacker olanlar neler yapıyorlar?

“Hacker, aslında bilgisayar korsanı anlamına gelmeyen terimdir. Bu terim hızlı ve küçük çözümler ile bilgisayar sistemlerinin davranışlarını değiştiren insanları kapsamaktadır. Her ne kadar kulağa hoş gelse de küçük sınıfına girmeyen her proje için ciddi bir hastalıktır, tasarıma uymayan durumların bu şekilde yuvarlama yöntemler ile karşılanması yapıyı anlamsızlaştırır, bu işi yapan yazılımcıların yola getirilmemeleri kısa vadede yönetilemeyen kod yığınlarına neden olur”... Benim günlük hayatta kullandığım hack terimi bu. Bizim konuştuğumuz hack değil de ufak ve zekice trick anlamına geliyor. Bunun için olması gereken ise, bilgiye sürekli kendini aç hisseden, araştırmacı, güçlü matematik zekâsı, hızlı çözüm üretme ve problem çözebilme yetisi olan, programlama ve script dillerinde pratik programlar üreten, işletim sistemi konseptlerini yutmuş, tcp/ip, ipv4, ipv6 gibi iletişim protokollerini yalayıp bitirmiş, bilgiyi ararken yararlanacağı kaynakları anlayabilmesi için okuduğunu anlayacak kadar İngilizcesi olan, yaratıcı, zeki, gerektiğinde sosyal mühendislik yapabilen manyaklar.

- Peki Türkiye’de durum nasıl?

Valla Türkiye’de insanlar sadece konuşuyor, tartışıyor. Bir şey üreten pek yok. Klasik olacak ama tüketim çağında olduğumuzdan her şey bir balon gibi, anlık. Kimse kalıcı bir şeyler yapmıyor, kafa patlatmıyor, hemen sıkılıyor. Herkes iki dakikada üstat olmak peşinde, olmuyorsa vazgeçiyor. Ben de aşırı üşengecim aslında, hep yerimde sayıyorum.

- Dünyada da mı böyle?

Yok değil. Dünyada insanlar, kimsenin bu bilgilerle doğmadığını hatırlıyor, uğraşıyorlar. Hayatını yoyo kullanmakta ustalaşmaya adayanlar da var.

- Sınıfsız bir yaşam ütopyası pratikte ne kadar geçerli?

Bence tamamen geçersiz. Her zaman statü olmak zorunda. Gücü elinde tutanlar bırakmayı reddeder. Böyle bir şey sağlansa bile nasıl koruyacak kendini?