TASAM Kafkasya'yı yorumladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy, "Kafkasya'da sıradaki krizin" AB'ye komşu Ukrayna'da çıkacağı görüşünü dile getirerek, "Kriz kontrol edilebilir boyutları aşarsa, Rusya'nın Kırım'ı işgali bile söz konusu olabilir" dedi.

26 Ağustos 2008 Salı, 10:45

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy Kafkasya'daki gerdinliği değerlendirdi. Şensoy, Türkiye'nin krizin daha da büyümesini engellemeye çalışması ve yaşanan olumsuz gelişmelerden en az zararla kurtulmak için yoğun gayret ve proaktif performans göstermesi gerektiğini söyledi.

TASAM Başkanı, bölgedeki gelişmelere ilişkin olarak  "11 Eylül ile birlikte değişen uluslararası dengelere bağlı olarak ABD'nin tarihte ilk defa Rusya'nın birinci derece kuşak alanı olan Gürcistan ve Ukrayna'ya Kadife ve Turuncu devrimlerle giriş yaptığına" dikkati çekti.

"Aynı dönemde, AB'nin yeni üyeleriyle birlikte Karadeniz ve Ukrayna sınırına kadar genişlediğini" anımsatan Şensoy, "Dolayısıyla Batı bloku açısından hem Kafkaslar'ın enerji koridoru Gürcistan, hem de Karadeniz'in önemli ülkelerinden Ukrayna'da iş başına gelen yönetimler çok önemli ve korunması gereken unsurlar haline geldiler" dedi.

Şensoy, "Türkiye'nin girişimleriyle kurulan Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatında (KEİ) AB'nin artan etkisinin de bu sürecin göstergelerinden biri olduğunu" belirtti.

"Montrö ve boğanlar sorunu daha da büyüyebilir"

"ABD'nin müttefik olduğu Ukrayna ve Gürcistan'ı korumak için Karadeniz'de bir deniz gücü bulundurmayı uzun süredir düşündüğü" görüşünü savunan Şensoy, "Türkiye açısından çok büyük tehditler içeren bu gelişmeler içerisinde en önemli risk unsurunun bu olduğunu, bunun, Montrö ve Boğazlar sorununun daha da büyüyebileceği anlamına geleceğini" söyledi.

Şensoy sözlerine şöyle devam etti: "Gürcistan ve Ukrayna'nın NATO üyeliğinin olumsuz neticelenmesinin ardından Gürcistan'ın Güney Osetya'ya müdahalesi Rusya için fırsat doğurdu. Yaşanan savaş, ateşkes ve Rus ordusunun belirli merkezlere geri çekilmesini müteakiben Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlığını büyük ölçüde tanıması, sürecin şiddetinin yükselerek devam edeceğini göstermektedir."