Mardin'de kadın ve çocuk olmak

Mardin Oyuncak Kütüphanesi, Türkiye'de ilk defa bu yıl Mardin'de açıldı. Kütüphanenin içinde, çocuklar için bir de oyuncak havuzu oluşturuldu. Böylece yüzlerce çocuğa sürekli farklı oyuncaklarla oynama olanağı sağlanıyor. Actavis ilaç firması ile 1986'da İstanbul'da kurulan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı'nın (KEDV) desteğiyle kurulan kütüphane, oyuncak alma imkanı olmayan herkese açık.

26 Ağustos 2008 Salı, 13:19

Bugün Türkiyenin Güneydoğu Bölgesinin üç önemli sorunu var. Biri terör, ikincisi göç, üçüncüsü ise işsizlik. İş olanakları kısıtlı olunca ve yapılan yatırımlar hedef kitleye ulaşmayınca buralarda yaşayanlar, bölge dışında mevsimlik işlere yöneliyor veya büyük şehirlere göç ediyor. Bu bağlamda bölgenin sorunları çözüm bekliyor.

Aş ve iş istiyolar

Bölgede her yıl çeşitli siyasi çevreler ve firmalar promosyon malzemeleri dağıtıyor. Bazıları kalem ve ajanda yaptırırken, kimileri de takvim ve saat gibi promosyon malzemeleri tercih ediyor. Ülkemizde beş yıldır üretim yapan eİzlanda asıllı uluslararası ilaç firması Actavis, bu konuya farklı yaklaşıyor. Bu firma, KEDV ile birlikte kadın atölyeleri projelerine start verdi.

Bu projelerle, Türkiyede az gelişmiş bölgelerde yaşayan kadınların üretim becerilerini işe dönüştürerek, hayat standartlarının iyileştirilmesi ve kadınların sosyal hayata kazandırılması hedefleniyor. Bu projenin kurumsal sürdürülebilirliği için, proje kapsamında merkezlerin işletimini üstlenen ve bölgede yaşayan kadınlar tarafından kurulan farlı kooperatifler aracılığıyla çalışmalarının sürekliliğini sağlıyor.

Umut kooperatifleri

KEDV desteğiyle Mardinin eski hapishanesinde sabun atölyesi kuruldu ve bıttım sabunu üretilmeye başlandı. Başlangıçta yılda 500 adet sabun üreten atölyede, Actavis tarafından verilen siparişlerle, kapasitesini artırarak yılda 50 bin adet üretim yapan bir atölyeye dönüştü. Süreklilik arz eden siparişler, projenin mali sürdürülebilirliği için hayati önem taşıyor. Projenin başlangıçtan bu yana, 100 binin üzerinde mum ve sabun siparişi verdi. Firma bu sabunları, hastanelerde tanıtım faaliyetlerinde kullanıyor. Böylece atölyelerde çalışan kadınlar da düzenli bir gelir ve sosyal güvence sahibi oldular. İstenilen rakam ve kalitede sabun üretmeye başaran Mardinli kadınlar, Actavisin güvenini de kazandılar. Evet, kadın eli değdiği her şey güzelleşiyor. Kadınlara olanak verilirse, dünyayı değiştirebilirler, güzelleştirebilirler...

Kadın gözlerinde umut ve özgüven var...

Artık Mardinli kadınların; Yarın bize ne olacak? Çocuklarımıza ne olacak?” sorularla dolu endişeleri ve korkuları da giderek yok oluyor. Atölyede çalışan ve yaşama daha birK üretken bakan Mardinli kadınlar, yalnızca doğuran ve evde-tarlada bir mal gibi yaşamaya mahkum olan ve töre cinayetlerine kurban edilen; süpürge değil, aşk istemeye de hakkı olan, yani “hakları, özgürlükleri ve sorumlulukları olan çağdaş yurttaşkadınlarımız, bir gerçeği şu sözlerle dile getiriyorlar: Actavis bize yardım etmedi. Bize iş verdi. Bize balık yemeyi değil, balık tutmayı öğretti diyor. Kooperatiflerin kurduğu iş atölyelerinde üretim yapan Mardinli kadınlarFirma bu aşamada başka bir sorunla karşılaştı. Kadınlar işteyken çocuklarıyla kim ilgilenecek, kim bakacak?tı Actavis, bu sorununa farklı bir çözüm buldu. Actavisin çalışanlarını arasında düzenlenen oyuncak kampanyasıyla bin 200 oyuncak toplandı. Mardin Valisi Mehmet Kılıçlar da, projenin kısa zamanda başlayabilmesi için tüm bürokratik engelleri kaldırarak, kütüphanede çalışacak, bu çocuklarla ilgilenecek iki gönüllü öğretmen atadı.

Oyun oynamak

Bu projenin en güzel tarafı ise, Mardinde yaşayan çocuklara en temel hakları olan çocuk ol ma, oyun oynamahakkı sağladı. Mardinli kadınlar işteyken en değerli varlıklarını, çocuklarını kütüphanede çalışan öğretmenlere güvenle bırakabiliyorlar.

Buraya gelen çocukların bazılarının ayağında ayakkabı ve bazılarının ise giysileri yırtık ve çok eski. Pek çok çocuk, belki eline gerçek oyuncağı ilk defa bu kütüphanede aldı. Uzmanlara göre, oyun bir çocuğun gelişimi için çok önemli bir etken. Çocuklar burada hem oynayabiliyor, hem şarkı söylüyor, hem de el becerileri geliştirebiliyorlar. Ayrıca iletişim kurmayı ve paylaşmayı öğreniyorlar. Eğer çocuklardan biri oyuncağı atarsa, diğer çocuklar hemen onu uyarıyor; Bu oyuncak hepimizin. Dikkatli ol! diyorlar.