Pisidia'da su tünelleri bulundu

Pisidia Antik Kenti'nde sürdürülen kazı çalışmaları tamamlandı. SDÜ Arkeoloji Bölümü kazı ekibi başkan yardımcısı Yrd.Doç. Dr. Mehmet Özhanlı, antik dönemde kente içme suyu taşıyan kemer ve tüneller bulduklarını söyledi. Özhanlı, kemerlerin ayakta kalmış bölümlerinin Roma mühendisliğinin ulaştığı aşamayı gösterdiğini belirtti.

28 Ağustos 2008 Perşembe, 09:51

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve kazı ekibi başkan yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özhanlı, Isparta'nın Yalvaç ilçesindeki kazı çalışmalarında, antik dönemde kente içme suyu taşıyan tüneller bulduklarını söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Özhanlı, gazetecilere yaptığı açıklamada, Burhan Seyhan adlı yurttaşın kendilerine gösterdiği alanda yaptıkları çalışmalarda tüneller bulduklarını, Ferhat'ın Şirin'e aşkını anlatan efsanede olduğu gibi, tüneller delinerek kente su getirildiğini belirlediklerini ifade etti.
Özhanlı, ''Bunu kralın kızına aşık bir delikanlı mı yaptı bilinmez ama antik kente suyu getiren kemer ve tüneller, Ferhat'ın işine taş çıkarırcasına olağanüstü bir işçilik göstermektedir'' dedi.
Özhanlı, Pisidia'nın en büyük şehri olan Antiokheia'nın MS 1. yüzyılda eyalet başkenti olduğunda dönemin en kalabalık nüfusunu barındırdığını bildirdi.
Kentin en temel ihtiyacı olan suyun deniz seviyesinden 1465 metre yükseklikteki Sultan Dağları'nın eteğinde bulunduğunu ifade eden Özhanlı, ''Su, Suçıktı kaynağından kanallar, tüneller, tek veya iki katlı kemerler üzerinde pişmiş toprak ve taş künklerle yaklaşık 11 kilometre boyunca arazinin eğimi ve karşılaşılan engeller veya dere yataklarına göre bulunan uygun çözümlerle 1178 metre yüksekliğindeki kentin rezervuarına taşınmış'' diye konuştu.
Kentin sembolü olan kemerlerin çok azının korunduğunu belirten Özhanlı, kemerlerin yüksekliklerinin 5 ile 7 metre arasında değiştiğini söyledi.
Kemerlerin ayakta kalmış bölümlerinin Roma mühendisliğinin ulaştığı aşamayı gösterdiğini belirten Özhanlı, şunları kaydetti:
''Ancak esas su yolunun tünel bölümleri, kemerleri geride bırakacak düzenlemeye ve mimari işçiliğe sahiptir. Amerikalıların 1924'te yaptığı çalışmalarda daha çok su kemerleri gündeme getirilmiştir. Orman işletmesinin günümüzde vadi içinde açtığı yolun kenarında çok az bir bölümü açılmış olan tüneller, zaman tüneli gibi gün yüzüne çıkmıştır. Yaklaşık 1,70 metre yüksekliğinde, 1,50 metre genişliğinde yapılmış tüneller, arazinin durumuna göre yerin yaklaşık 1-2 metre altında yapılmıştır. Tonoz kısmına kadar küçük taşlarla, tonoz kısmı da pişmiş toprak tuğlalardan örülmüş tünelin içi sıvayla kaplanmıştır. Açığa çıkmış tüneller, bir kez daha kentin sembolü olan su kemerlerinin 11 kilometresinin tamamının 1. derece sit alanı olarak belirlenmesi ve bu yapıların daha iyi korunması gerektiğini ortaya koymuştur.''
Antik dönemde Antiokheia'nın suyunun alındığı Suçıktı kaynağından bugün de Yalvaç'ın suyunun temin edildiğini bildiren Özhanlı, modern su borularının da antik güzergaha döşendiğini sözlerine ekledi.