Orman Mühendisleri Odası'ndan yangın raporu

Orman Mühendisleri Odası'nca, 31 Temmuz-4 Ağustos 2008 arasında Antalya'da çıkan orman yangınlarına ilişkin hazırlanan raporda, 'Yangın Amirliği' müessesesinin etkisiz bırakılması sonucu yangınların büyük zararlara neden olduğu savunuldu.

31 Ağustos 2008 Pazar, 08:22

Türkiye'nin 5.5 milyon hektar orman alanının birinci derecede yangına hassas bölgede bulunduğuna dikkat çekilen raporda, mühendislik açısından bakıldığında Akdeniz çanağında bulunan bir ülkede yılda ortalama 6 bin ila 8 bin hektar arasında orman alanının yanmasının beklendiği ifade edildi.

Özellikle, yangına birinci derecede hassas olan orman alanlarındaki planlı orman yolları ve yangın emniyet yollarının yapılması gerektiği kaydedilen raporda, ''İnsan yoğunluğunun ve tarımsal aktivitelerin ve dolayısıyla yangın riskinin yüksek olduğu bu tür orman-tarım alanı ara kesitlerinde, tarım biçiminin değiştirilmesi, ilgililerin eğitilmesi ve dikkatlerinin yoğunlaştırılması gibi özel tedbirler alınmalıdır'' önerisine yer verildi.

''Yangına müdahale eden yer ekiplerinin eksik işçi sayısına sahip, yaşlanmış kadrolu işçilerden oluştuğu ve yeterli performansta olmadıkları anlaşılmıştır'' denilen raporda, bu yıl içinde Antalya Orman Bölge Müdürlüğünde yeni hiçbir yangın işçisinin alınmadığının gözlemlendiği ifade edildi.
 

İşçi eğitiminde Orman Mühendisleri Odası, Orman Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında iş birliği protokolü yapılması gerektiği ifade edilen raporda, ''5531 sayılı kanunun 4. ve 5. maddelerindeki esaslar göz önüne alınarak hizmet alımı yöntemiyle, orman köylerinde yaşayan, bu konuda eğitilmiş, iş verimi yüksek, ergonomik ekipmanla teçhiz edilmiş sertifikalı işçiler alınmalıdır. İşçi seçimlerinde siyasi müdahaleler olmamalıdır'' denildi.

Raporda, şu görüşlere yer verildi:
''Bu yangında, mevzuatta yer alan 'Yangın Amirliği' müessesesi etkisiz hale getirilmiştir. Bu nedenle, Antalya Orman Bölge Müdürü, Orman Genel Müdür Yardımcısı ve Koruma Daire Başkanının, yangının ilk gününden itibaren birlikte yangını yönettikleri anlaşılmış olup, yangın yönetiminde ciddi sorunlar yaşanmıştır. Yangında yanan alanların miktarı kamuoyundan saklanmaya çalışılmıştır. Orman idaresinin en yetkili ağızlarından yangın sırasında ve yangın sonrasında yanan alanların 4-5 bin hektar civarında olduğu bildirilmiş, yanan alanların gerçek miktarları kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmamıştır. Halbuki uydudan anında ve sürekli olarak çekilen görüntülerden yanan orman alanlarının genişlikleri izlenebilmektedir. Nitekim, medyada yanan alanların gerçek miktarlarına yönelik bazı haberler de çıkmıştır.
Orman Genel Müdürlüğünün yangın önleme ve mücadele organizasyonundaki mevcut yapılanması değiştirilmelidir. Yangının büyümesi ve yerleşim yerlerine ulaşması nedeniyle yangın davranış tahminleri sağlıklı olarak yapılamamış, yangın amirliğince etkili 'karşı ateş' tekniği işlevsel hale getirilememiş, işçi, teknik eleman ve yöneticilerin eğitim eksikliği hissedilmiştir.''


Enerji nakil hatlarının altlarının bakımlarının TEDAŞ'a yaptırılması gerektiği vurgulanan raporda, ''Bu işlem, bedeli alınmak suretiyle orman idaresince de yapılabilir. Büyük tehlike arz eden enerji nakil hatlarının toprak altına alınması için TEDAŞ ile görüşmeler yapılmalıdır'' denildi.

Raporda, şunlar kaydedildi:
''Orman Genel Müdürlüğü, yanan tüm alanların kendi olanaklarıyla ağaçlandıracakları yönünde açıklama yapmıştır. Bu denli büyük bir afette böyle bir talimat verilmesi talihsizliktir. Yanan alanların büyük bölümü 30-40 yıl içinde Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğünce yapılan ağaçlandırmalarla kurulmuştur. Bu nedenle açılan yaranın bir ön önce sarılması için öncelikle doğal-yapay gençleştirme çalışmaları ile parçalı alanların yapay yoldan ağaçlandırılması Orman Genel Müdürlüğü tarafından, büyük alanların ise Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü tarafından yeniden ormanlaştırılması şarttır.''