AIDS mi? O da ne?

Ne zamandır adını ağzımıza almıyoruz, keneden ya da hastanede daha doğar doğmaz bulaşan virüsle ölümlerle ilgileniyoruz, ama artık o yokmuş gibi, geçmişte kalan bir hastalıkmış gibi davranıyoruz. Çoğu insan adını duyar duymaz irkiliyor ve geri çekiliyor. Sözünü ettiğimiz, AIDS/HIV. Bu sessizliğin ya da irkilmenin nedeni ise sadece cehaleti; Bu cehaleti kırmak için çaba harcayanlar da var elbette, Kenan Bahadır Dere de onlardan biri.

01 Eylül 2008 Pazartesi, 06:54

Kenan Bahadır Dere, üniversitede sanat yönetimi bölümünde okumuş. AIDS üzerine bir çalışma yapmak, bir ders için proje hazırlarken ortaya çıkmış. Diğer arkadaşları eğitim, şiddet gibi toplumsal sorunları anlatan konuları seçerken Dere, toplumda üstü kapatılan bir konuyu ele almak istemiş. Arkadaşları ona modellik yapmış ve ilk sergisini AIDS üzerine açmış. Konuya başlarken AIDS hakkında çok da fazla bilgisi yokmuş, bilgilendikçe, bir sergiyle yetinmemiş, okul sonrasında da konuya ilgisini sürdürmüş. Hikâyenin geri kalanını Kenan Bahadır Dere’nin ağzından dinleyelim.

- AIDS konusunda çalışma yapmaya nasıl karar verdiniz?

Türkiye’de bu konuda büyük bir açık var. Bu alanda yapılmış doğru düzgün bir sosyal sorumluluk projesine şahit olmadım. Böylece bu işe kalkışmaya karar verdim.

-Doktorlar ya da bu işin uzmanlarıyla yola çıkabilirdiniz ama siz ünlü isimleri yeğlemişsiniz…

Ünlülerin verdiği mesajlar çok büyük kitleleri etkiliyor, bu yüzden ünlülerle çalışıyorum. Ülkemizde ünlülerin sözleri birçok insandan daha fazla dinleniyor, anketlerde en güvenilirler olarak ünlüler seçiliyor. Doktorları bile önemsemeyen, dinlemeyen bir toplumuz.

-Peki, ünlülere nasıl ulaştınız?

Önce birkaç sanatçının telefon numarasını buldum. İlk Lale Mansur’u aradım, arkasından Serra Yılmaz, Billur Kalkavan derken yavaş yavaş hepsine ulaşmaya başladım. 22 ünlü isimle çalışarak bir ajanda çalışması yaptık. Ajandada ünlülerin AIDS hakkındaki düşünceleri ve verdikleri mesajlar yer aldı. Sosyal sorumluluk projelerinde genellikle, reklam yazarı bir metin yazar, ünlüler de bu metni dile getirirler, ancak bu çalışmada böyle bir şey yapmak istemedim. Ünlülerin AIDS’le ilgili kendi mesajlarını vermesini istedim. Verilecek metinin uzunluğu ya da kısalığı konusunda kimseyi kısıtlamadım, herkes gönlünden geçeni kâğıda döktü. Kimi tam sayfa yazdı kimi de iki satır…

-Hedefinize ulaşabildiniz mi?

Sponsor bulmakta zorluk çektim, kimseyi tanımıyordum. İlk ajandanın fotoğraf çekimlerini Boom fotoğraf stüdyosunda gerçekleştirdik. Daha sonra ajandayı satmaya çalıştım, ama firmalar bu konuya ilgi duymadılar ve projeye destek vermek istemediler. Gerekçe olarak da kurumsal kimliklerini öne sürdüler. Bazı firmalar ise işten pay istedi. Sadece D&R’da satışa çıktı ve 40 tane satıldı. Bunun haricinde de Efes Pilsen 400 ajanda aldı. Satış konusunda da yanlışlar yaptım, sanırım pahalı bir fiyata satışa çıktı. Ama 2009 defteri 10 YTL’ye satışa çıkacak. 1 Aralık’ta sergi düzenlenecek, defter kasım ayında satışa çıkacak.

-Bu yılki ajandada hangi ünlüler yer alacak?

Ali Poyrazoğlu, Bennu Yıldırımlar, Burak Hakkı, Ceyda Düvenci, Fadik Sevin Atasoy, Fatma Girik, Metin Uca, Nilgün Belgün, Okan Bayülgen, Teoman, Tuna Kiremitçi, Vahide Gördüm, Vildan Atasever, Yüksek Sadakat, Zeynep Casalini ve daha birçok ünlüyle çalışmalar yapıyoruz. Bu sene fotoğrafları Mehmet Turgut çekiyor. Projenin internet sitesini ve çektiğimiz fotoğraflardan oluşan bir sergi açacağız. Sitede ünlülerin verdikleri mesajların İngilizcesi de yer alacak, çünkü proje, Birleşmiş Milletler (BM) Fonu nedeniyle yurtdışına da gidecek. Çünkü BM projemize destek verdi. Elde edilen gelir ise Pozitif Yaşam Derneği’ne bağışlanacak.

-Geçen sene ekonomik açıdan başarı göstermese de çalışmanızı sürdürmekte kararlı görünüyorsunuz… Çünkü bu projeyi tamamladığıma inanmıyorum. Yapmayı planladığım daha birçok şey var. Mesela, fotoğraf çekimlerinin belgeselini hazırlıyorum. Bu projenin nasıl başladığını, nasıl devam ettiğini, çekimlerde neler yaşandığını anlatan bir belgesel olacak. AIDS olan insanlar, çıkan birkaç haberden sonra arayıp beni çok memnun etti.

-Ünlülere ulaşırken zorlanmıyor musunuz?Projenin içinde olmasını istediğim birçok ünlüye ulaşmakta zorluk çekiyorum çünkü menajerlerini aşamıyorum. Projeyi enine boyuna ulaşmak istediğim ünlülere anlatabilsem, eminim ki bana “hayır” demeyecekler ve projeyi kabul edecekler. Ama biliyorum ki bazı ünlülerin menajerleri kendilerine söylemiyor. Ya da “AIDS” kelimesi geçen bir projede adının yer almasını istemeyen isimler var.

-Şu ana kadar birçok ünlüye ulaşmışsınız, başka kimlerin olmasını istiyorsunuz?

En çok çalışmayı istediğim isim Sezen Aksu. Sonrasında Candan Erçetin, Ajda Pekkan, Müjde Ar, Binnur Kaya, Acun Ilıcalı, Hülya Avşar, Tarkan.

-Pozlar nasıl peki?

Olay yaratacak pozlar… Özellikle 15 evli ünlünün verdiği poz çok konuşulacak. Bunlardan biri Barbaros Şansal, verdiği poz çok büyük ihtimalle 1 Aralık’ta gazetelere manşet olacak.  Geçen sefer çekimleri siyah beyaz yapmıştık ama bu sefer renkli, daha vurucu ve “ben buradayım” diyen pozlar olacak.

-Türkiye sizce AIDS’i ne kadar önemsiyor?

AIDS Türkiye’nin çözülmesi gereken birçok konusundan biri. Türkiye’de üç bin kişi bu hastalığı taşıyor, ama kimse bu hastalığı ciddiye almıyor. Üç milyon kişi bu hastalığı taşıdığında mı ciddiye alacaklar? Önemli olan başımıza gelmeden önlem almamız...