BTK Fransa ve Almanya'yı suçladı

Avrupa'da önemli görevlerde bulunmuş olan bir grup siyasetçi ile akademisyen'den oluşan Bağımsız Türkiye Komisyonu'nun (BTK) ikinci Türkiye raporunda bazı AB liderleri eleştirilirken Türkiye'nin üyelik sürecini rayından çıkarmaya çalışmakla suçlanıyor.
Yayınlanma tarihi: 7 Eylül 2009 Pazartesi, 08:06

Bağımsız Türkiye Komisyonu, bugün yayınlanacak yeni raporunda, bazı AB liderlerini Türkiye'nin üyelik sürecini rayından çıkarmaya çalışmakla suçlarken "Fransa ve Almanya, Türkiye'ye karşı sözlerini tutmadı ve kamuoylarının isteklerine boyun eğdi" değerlendirmesini yaptı.

İlk raporu 2004 yılında, kurulmasından bir süre sonra yayımlanan BTK, yeni raporunda Fransa ve Almanya'nın Türkiye'ye verilen taahhütlere aykırı davranıldığını vurgularken "Fransa ve Almanya, Türkiye'ye karşı sözlerini tutmadı ve kamuoylarının isteklerine boyun eğdi" dedi.

"Müzakereler konusunda pek iyimser değiliz"

Bu arada, raporun yayınlanmasından dolayı BBC ile bir söyleşi yapan BTK üyesi Hans van den Broek ise, Türkiye ile müzakere sürecinde varılan son noktayı değerlendirirken "Mevcut durum konusunda pek iyimser değiliz ve bu tutum rapora da yansıyor" dedi. Van den Broek şöyle devam etti:.

"2004 yılında yayımladığımız ilk raporun ardından ve 2005 yılında müzakerelerin başlamasından sonra geçen yaklaşık beş yıllık sürenin sonunda bugün, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üye olmasının birliğe katacağı değerleri yeniden gündeme getirmek gerektiği kanısına vardık."

Müzakerelerin, AB içinde farklı görüşlerin bulunması ve son yıllarda bazı ülkelerin tutum değiştirmesi nedeniyle büyük bir olasılıkla makul düzeyde bir kritiklikte kalmaya devam edeceğini de ifade eden Broek, "Türkiye'ye gelince ise, 2000 ile 2005 yılları arasında çok iyi bir seyir izleyen siyasi reformlar sürecinin, son iki üç yılda yavaşladığı belirtilebilir" dedi.

"Sürecin önünde bir dizi önemli engel var"

Van den Broek, her iki tarafın da alması gereken önlemlerin bulunduğunu, Komisyon olarak da kendilerinin, üyelik sürecini tekrar canlandırmak için adımlar atılması çağrısında bulunduklarını belirterek "Fakat sürecin önünde bir dizi önemli engelin bulunduğunun da farkındayız" şeklinde konuştu.

Bu arada, raporda eleştirilen AB liderlerinden Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin son zamanlarda, "Türkiye'ye tam üye olabileceği yalanını söylemekten vazgeçilmesi gerektiği" yönündeki beyanlarının anımsatılması üzerine van den Broek, şunları söyledi:

"Fransa taahhütlerini yerine getirmeli"

"Kendi ulusal perspektifinden bakıldığında Sarkozy'nin sözleri anlaşılabilir. Fakat Fransa'nın daha önceki aşamalarda (ki burada yalnızca sürecin en başını, 1960'ları kastetmiyorum), 1999 ve 2004'te ve müzakerelere başlarken taahhüt ettiklerini yerine getirmesi gerektiğini de hatırlatmalıyız.

Türkiye'nin kriterleri yerine getirdiği koşullarda, tam üyeliğe kabul edileceği konusunda tüm AB üyeleri arasında bir mutabakat sağlanmıştı."

"En önemli neden kamuoyunun tavrı"

Diğer bir soru karşısında bazı AB devletlerinin, Türkiye için üyelik yerine "imtiyazlı ortaklık" istemelerinin arkasındaki nedenlerinin, insan hakları veya limanların Rum Kesimi'ne açılmaması gibi meseler olduğunu sanmadığını ifade eden van den Broek "Şu an önümüzde duran en önemli neden, kamuoyunun tavrı. Son birkaç yılda birlik ülkelerindeki kitlelerin tutumlarında bir değişiklik olduğunu biliyoruz. İslam, göç, istihdam gibi konulardaki tartışmalara baktığınızda bunu net bir şekilde görüyorsunuz. Üstelik şimdi bir de ekonomik kriz yaşıyoruz" dedi.

Buna karşın van den Broek, "Tabii burada bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermek istemiyorum. Türkiye de, Ankara protokolü ile vardığı anlaşmaya sadık kalıp Kıbrıs'a (Rum Kesimi) limanlarını açmalı ve diğer konulardaki taahhütlerini de yerine getirmeli" şeklinde konuştu.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.