Avukatlar şikayetçi

Yeni Adli Yıl protestolarla başladı. Ankara ve Bursa Barolarına kayıtlı avukatlar çalışma koşullarını protesto etmek için basın açıklaması yaptı.
Yayınlanma tarihi: 7 Eylül 2009 Pazartesi, 09:09

Ankara Barosu'na kayıtlı bir grup genç avukat ile bazı stajyer avukatlar, sorunlarına dikkat çekmek için bir araya geldi.

Avukat Ender Kendirci, ''Staj kredisi kaldırılsın'', ''Savunma cüzdana sığmaz'', ''Sigortasız avukat, sağlıksız savunma'' yazılı dövizlerle Ankara Adalet Sarayı önünde toplan grup adına hazırlanan açıklamayı okudu.

Stajyer avukatların, staj dönemleri boyunca sosyal güvenceden yoksun, oldukça düşük ücretler ve esnek çalışma saatlerine tabi tutuldukları belirtilen açıklamada, stajyerlerin, mesleki anlamda hiçbir gelişim vaat etmeyen işlerde çalıştırıldıkları ifade edildi.

Ankara Barosu'nda staja başlayabilmek için 600 TL ödendiği bildirilen açıklamada, ''Fakülteden yeni mezun olan ve hiçbir güvencesi bulunmayan bizim, bu fahiş bedeli nereden bulacağımızı kimse sormuyor. Bir yıllık staj süresince çalışma yasağı bulunduğundan, ne insanca yaşayabilecek gelirimiz ne de sağlık güvencemiz oluyor'' denildi.

Stajyer avukatlara ekonomik güvence oluşturmak için uygulanmaya başlanan ''baro pulları''nın bu amaç dışında her yerde kullanıldığı ileri sürülen açıklamada,'' Türkiye Barolar Birliğinin (TBB) baro pulundan geçen yıl 17 milyon TL gelir elde ettiği, fakat bu gelirin 4.5 milyon TL'sinin doğrudan TBB'nin bütçesine ayrılıp, şaşaalı binaların inşaatı için kullanıldığı'' öne sürüldü.


Bursa'da da avukatlar eylemde

Bursa Barosu avukatları, yeni adli yılın açılış törenlerine katılmayarak yürüyüş eylemi yaptı.
2009-2010 Adli Yılı'nın başlaması nedeniyle Adliye Sarayı'nın bahçesindeki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

Bursa Valisi Şahabettin Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Cumhuriyet Başsavcısı Sait Gürlek, Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya ve çok sayıda davetlinin hazır bulunduğu törende Bursa Barosu Başkanı Zeki Kahraman ve yönetim kurulu üyeleriyle avukatlar katılmadı.

Tören, Atatürk Anıtı'na çelenk sunulması, Başsavcı Gürlek, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Necati Türe ve Bursa Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Ertuğrul Yılmaz'ın konuşmalarının ardından sona erdi.

Baro'nun törene katılmama nedeni protokol krizi

Bursa Barosu Başkanı Zeki Kahraman, yaptığı açıklama, baro olarak bugün törene katılmama nedenlerinden birinin devam eden protokol krizi, diğerinin ise yeni yapılması planlanan adliye binası için kendilerine danışılmaması olduğunu söyledi.

Baro Başkanının son olarak Adli Protokol listesinde 4'üncü, il protokol listesinde ise 7. sıraya alınmasına dikkati çeken Kahraman, şunları söyledi:
''Yasalara rağmen, yasalara aykırı olarak savunmanın temsilcisi barolar dışlanmak isteniyor. Yasa, 'Baro başkanı başsavcının yanında yer alır' diyor. Protokol sıkıntısına rağmen biz yine de çelenk göndererek törenlere katılırdık. Adli protokol sıralamasında bizi 4. sıraya koydular, yeni adliye binası için de kimse fikrimizi sormadı. Bu nedenle bu sene törene katılmadık, yürüyüş eylemi yaptık.''

Avukatların yürüyüşü

Törenin ardından Adliye Sarayı önünde toplanan Bursa Barosu'na kayıtlı avukatlar, ''Yanlışta ısrar niye, kent merkezinde olmalı adliye'' yazılı pankart açarak Kent Meydanı'na kadar yürüdü.

Baro Başkanı Kahraman, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'de her adli yılın katlanarak büyüyen sorunlarla açıldığını, bu yılda da farklı bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

Adaletin mülkün temeli olduğunu, yargıya ve adalete güven bunalımı baş gösterdiğinde, o toplumun çürümeye yüz tutacağını ifade eden Kahraman, ''Bir toplumda barış ve huzuru, sağlıklı bir kalkınmanın gerçekleşmesini, ancak sorunları en aza indirgenmiş çağdaş bir hukuk sistemi, güçlü ve tüm unsurları bağımsız bir yargı sağlayabilir'' dedi.

Kahraman, Bursa'da adalet hizmetlerinin çöktüğünü, personelle adliyenin fiziki koşullarının yetersiz ve ilkel oluşunun bu çöküşün başlıca sebepleri olduğunu kaydetti.

Bursa'nın acilen görkemli, planlama açısından dünya standartlarına, evrensel hukuk ilkelerine uygun, hak ve özgürlüklerin kolayca sağlanabileceği bir Adliye Sarayına ihtiyacı bulunduğunu vurgulayan Kahraman, şöyle devam etti:
''Bursa'nın bu ihtiyacını giderme sürecinde gördük ki, hala bu toplumda aklın yerine duygularla hareket edilmektedir. İdeolojik tavırlar sergilenmektedir. Bilimin ve gerçeğin ışığında görüş üretenlere itibar edilmemektedir. Bazıları ön yargılardan, karşıt görme düşüncesinden kurtulamamaktadır. Oysa 'yanlış' karşıt gerçeğin unutulmasıdır.
Adliye Sarayının yeri, halkın istekleri, uzman sicil toplum kuruluşlarının raporları, yerel yönetici ve bürokratlar ile avukatların, yargıçların ve savcıların görüşleri alınarak belirlenmelidir. Avukatları sokağa çıkarmasınlar, çıkarırlarsa bunun altında ezilirler''

Avukatlar açıklamanın ardından meydandan ayrıldılar.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.