Uluslararası hortum

Deniz Feneri'nin yürüttüğü projelerle ilgili ne ele geçen evrakta ne de bilgisayar kayıtlarında bir ize rastlanamıyor. Başbakan Erdoğan, her hafta sonu partisinin İstanbul'daki kongrelerine katılacağını ve her kongrede Aydın Doğan'a ilişkin yeni bilgiler açıklayacağı tehdidini savurdu.

08 Eylül 2008 Pazartesi, 05:27

Almanyadaki Deniz Feneri e.V. davasının iddianamesi inanç hortumcularının insanların dini duygularını kullanarak topladıkları yardım paralarını hatta kurban paralarını nasıl iç ettiklerini tüm çıplaklığıyla yansıtıyor. İddianamede, Deniz Feneri e.Vnin birçok ülkede (güya) yardım projeleri yürüttüğü görülmekte ve bunların çoğunun sığır-koyun alımları için olduğu belirtilmekte. Ancak projelerle ilgili ne evraklarda ne de ele geçirilen bilgisayar kayıtlarında bir ize rastlanmıyor tespiti dikkat çekiyor.

Alman savcılığına göre paraların nerelerde harcandığı ile ilgili herhangi bir delil bulunmadığı gibi nerelere harcandığına dair açıklamalarda da çelişkili ifadeler yer alıyor. İşte iddianameye yansıyan; ülke ülke inanç hortumculuğunu anlatan savcılık tespitleri özetle şöyle:

* Balkanlar’a paralar bayramdan sonra teslim edilmiş!

Ele geçirilen evraklara göre, Makedonyadaki Kültür ve İnsani Dayanışma Derneği CHOMdan Adnan İsmailiye, peşin olarak kurbanlık alımları için Abdullah Severden 21 bin 500 Avro verilmiş. Aralık 2005te Islamska Verska Zaenicb Makedonyaya toplam 128 bin 800 Avro, Arnavutluk ve Makedonyada 2006da kurbanlık sığır alımları için havale edilmiş. Bu paraların gerçekten nerelere kullanıldığıyla ilgili belgeler ve paraların miktarı ve alanlarla ilgili veriler çelişkilidir. Örneğin, Kurban Bayramı’ndan sonra, Kurban bayramı için verilmiş olması

* Nijerya’ya mizansen teslim:

2006 Kurban Bayramında, Deniz Fenerinin VakıfBanktaki 3344 numaralı hesabından 75 bin Avroluk bir meblağ, Sidi Mohamed Moussa adındaki şahsın hesap numarasına havale edilmiştir. Etablissement Hassane Sidi Mohamde firmasının (ithalat ve ihracat şirketi) teşekkür yazısından, 1.080 koyunun satın alındığı, kesimlerinin ve dağıtımının yapıldığı anlaşılmakta. Dikkati çeken ve koyunların yardıma muhtaç kişilere teslimini gösteren bir video filmi dokümantasyonu var ki, bunun sanki mahsus yapıldığı ve güya teslimi gösterdiği kaygısı da var. Dokümantasyonda, yukarıda belirtilmiş olduğu kadar koyunun alındığını ve kesilip dağıtıldığını belirten hiçbir belge yoktur.

* Mali’de de belge yok:

2005 Kurban Bayramı için, ENSHA örgütünün hesap numarasına 38 bin 500 Avro, 2006 Kurban Bayramı için de 75 bin Avro havale edilmiştir. Bununla ilgili olarak En-Sha örgütü adına Dr. E. Hamid isminde birisinin teşekkür yazısı var; bu yazısında bu kişi parayla kurbanlık hayvanların alındığını, kesildiklerini ve muhtaçlara dağıtıldığını belirtmekte. Burada da alınan hayvanların alımları, kesilmeleri ve/veya dağıtılmaları ile ilgili hiçbir dokümantasyon, ne 2005 yılı için ne de 2006 yılı için vardır.

* Habeşistan’a kuryeyle kurban yardımı:

Heidelbergde kalan tanık, Jemal Ismail Umar, dernek adına para kuryeliği yapmış ve mevcut Alındı Belgelerine göre, Habeşistanda yapılacak yardımlar için 2005 ve 2006 yıllarında 730 bin Avro teslim almış. Habeşistanda Kurban Bayramı için yapılan yardımlarla ilgili dokümantasyon tamamen eksik, daha doğrusu ne sonuca varıcıdır ne de isabetlidir. Yardım alan kişilerin isim listeleri var ama imzaları yok. Bu listelerin, mühürlendikten sonra aynı kişi tarafından yazılmış oldukları bariz bir şekilde görülmektedir.

* Irak’ın şahidi Türk Deniz Feneri:

15 Ocak 2005 tarihli, elle yazılmış olan ve Türk ve Ortadoğu Dayanışma Vakfı 1995” (TODAV) başkanının, Abdullah Severden Türk Deniz Feneri mensubu olan İbrahim Altanın huzurunda 64 bin Avro para teslim aldığını belirten bir makbuz var. Gene mevcut olan teşekkür yazısından, bu paranın kurbanlık sığırların alımında kullanılmış olduğu yazılı. Kurbanlık sığırların alımları, kesimleri ve alınan sığırların dağıtımı hakkında hiçbir yazılı belge mevcut değildir.

* Azerbaycan belgesi yok:

2005 ve 2006 yıllarında öncelikle Azerbeycan Demokratik Telebe Gençler Teşkilatı (ADTGT) ile Azerbaycan Respubikası Gençliğe Yardım Fonuna (GYF) Kurban Bayramı için maddi yardımda bulunulmuş. 2006 yılı Kurban Bayramı için gene GYFye 440 bin Avro verilmiş. Bununla ilgili dokümanlar sadece yardım için bir teşekkür yazısı ve Deniz Fenerinin notlarının kusurlu ve anlaşılması güç olmasından ibarettir.

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan arasındaki kavga büyüyor. Başbakan Erdoğan, Aydın Doğanın haksız kazanç elde etmek amacıyla çeşitli projeleri için kendisinden ve İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaşdan özel ricalarda bulunduğunu iddia etti. Deniz Feneri davasında yardım paralarını topladığı iddialarının ortaya çıkarılma amacının rantsağlamak olduğunu savunan Erdoğan, Doğanın, Hilton arazisindeki yeşil alana rezidans yapmak için Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgülden gerekli izinleri aldığını, ancak İBB Başkanı Kadir Topbaşın yeşil alana imar izni vermemesi nedeniyle Doğan Medya Grubu tarafından saldırıya geçildiğini söyledi. Doğanın İstanbulu başbakan mı yönetiyor?diyerek saldırısını sürdürdüğünü öne süren Başbakan Erdoğan, DoğanaHiltonla ilgili sorun belediyenin sorunuysa niye bana getirdin. Niye benden yardım istedindiye sordu.

‘İftiraya yataklık’

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Almanya’da başlatılan Deniz Feneri davası iddianamesinde para aldığı yönündeki Doğan Medya Grubu’nun yayınlarına dün partisinin Bayrampaşa Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen Bayrampaşa 3. Olağan İlçe Kongresinde Aydın Doğan’a yüklenerek yanıt verdi. Başbakan Erdoğan, Doğanın, birtakım çıkar hesapları nedeniyle, kendisine ve partisine iftira attığını ileri sürerek, Doğanın kendisi hakkındaki sözlerine ilişkin şöyle konuştu: Sayın Doğan sözlerimden rahatsız oldu. Yazılı yanıt vermiş. Bu hamur daha çok su kaldırır. Sayın Doğan anı kurtarmaya gayret etti. Aydın Doğanın Genel Yönetmeni ayrı konuşuyor, kendisi ayrı konuşuyor. Diyorlar ki İnsani duyguları sömürenleri yazmayalım mı?’ Yaz da, doğruları yaz. Yalan ve iftira yazma. Daha düne kadar Baykalla paslaşma halinde toplanan paralar Erdoğana elden verildideniyordu. Belge var deniyordu. Nerede o belge, kayıp mı oldu? Çıkın ispatlayın deyince Başbakana elden değil Başbakanlıka verilmiş deniyor. Baştan doğrusunu yazsaydınız ya. Sayın Aydın Doğan İddia sahibi ben değilim, sanıklardan biri toplanan paraların Başbakana verilmek üzere birisine verildiğini söyledidiyor. Hukukta yataklık etme diye bir olay var. Şu anda böyle bir iftiraya yataklık ettiğinin farkında mısın?

Doğan’a bir hafta süre

Konuşmasında, Doğan Medya Grubu’nun hüküm veren mahkeme gibi davrandığınıöne süren Erdoğan, grubun yayınlarını maksatlı olarak niteledi. Doğan grubunun kendisini hedef alan yayınlarının altında çıkar amaçlı nedenler olduğunu öne süren Başbakan Erdoğan, Siz mahkeme değilsiniz. Bunların yazmanın altında bir şey var. Ben biliyorum da siz açıklayacaksınız. Size 1 hafta süre. Hafta içi açıklamazsanız, ben hafta sonunda açıklayacağımdedi.

Hilton tartışması

Her hafta sonu partisinin İstanbuldaki kongrelerine katılacağını ve her kongrede Aydın Doğan’a ilişkin yeni bilgiler açıklayacağı tehdidini savuran Başbakan Erdoğan, Doğana, Demokrasilerde konuşma hakkı sana da, gazetelerine de ait değildir. Öyle tek taraflı özgürlük olmazsözleriyle seslendi.

Aydın Doğan’ın yazılı açıklamasında geçen, Hilton konusunu İBB’nin yetki sınırları içinde olduğunu sanıyordum. Yoksa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yönetimi de mi Başbakanlık’a geçtiifadelerini anımsatan Başbakan Erdoğan, özetle şöyle konuştu:

Hiltonla ilgili sorun belediyenin sorunuysa niye bana getirdin. Niye benden yardım istedin. Sayın Doğan Hiltonun önündeki büyük alanı rezidans yapmak üzere ricada bulundu. Dedim ki Mümkün değil olmaz’. Benden sonra Büyükşehir Belediye Başkanı ile de görüşmüş, hatta yemek yemişler. Yanlarında Şişli Belediye Başkanı da varmış. Kovaladığın iş hakkın değil. Şişliden işi halletmiş, Büyükşehirden halledemedi. Bana dedi ki Ben bu kadar parayı Hiltona boşuna mı verdim. Bunun için verdim.İşte bunlar köşeyi böyle döndüler. Vurgunu böyle yaptılar. Gazeteleri çevreci çevreci dolaşıyor. Çevreci Aydın Doğan, sevsinler onu. Bizden bunu alamadıkları için bunları yapıyorlar. Şimdi biraz sabırlı olacaksınız, bizi izlemeye devam edeceksiniz. Bunların bütün kara kaplı defterleri ortaya çıkacak.

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanı ucuz şantaj yapmakla suçlayarak, Bildiğin bir şey varsa hemen açıkladiye yanıt verdi. Başbakan’ın gündemi değiştirmek için kendisini hedef aldığını kaydeden Doğan, Biz bu ülkenin bağımsız medyasıyız. Bizde biat kültürü yok. Türkiyenin sesiyiz. Özgür medyanın olmadığı bir rejim olsa olsa diktatörlük rejimidirdedi.

‘Erdoğan, Çalık’a söz vermiş’

Kanal D’de Erdoğanın suçlamalarına yanıt veren Doğan, Başbakanın kendisine karşı olan tutumunu hayretle karşıladığını belirtti. Başbakan’ın olayları karıştırdığını veya kahramanlık edip gündemi değiştirmek istediğini söyleyen Doğan, Erdoğanın Siz değil misiniz ki Hilton için bana gelen? iddialarını da çok ucuz polemik olarak değerlendirdi. Doğan şöyle konuştu: Ben Başbakana dedim ki 2.5 milyar dolar paramız var. Bu ülkede yatırım yapmak istiyoruz. Rafineri kuracağım dedim. Nerde kuracaksın dedi. Ceyhanda dedim. Hayır dedi. Orayı Çalık istiyor. O na söz verdikdedi. Dedim ki Çalıkda yapsın biz de yapalım. Yok dedi. Bu işin için de Putin var, Berlusconi var. Cheney var. Ocak ayında bu işi konuşalımdedi. Peki dedim. Bu arada kendisi bana: Hiltonu ne yapacaksın?diye sordu? Şu anda ne yapacağımı bilmiyorum. Ama bu haliyle Hilton demode olmuş. Yenilenmesi lazım. Yanına bazı ilaveler yapılması lazım” dedim. O da ben belediye başkanı ile konuşurum dedi. Belediye Başkanına da Siz bana çevreyi altüst edecek bir izin verseniz de ben zaten bunu kabul etmem dedim. Yasal olmayan bir şeyi istemedim. Ne İstanbulun Bele- diye Başkanı ne de bir ülkenin Başbakan’ı böyle ucuz polemikler yapmaz. Ucuz bir şantaj yapıyor.

‘Elinde tutuyorsa şantaj’

Doğan, CNN Türkün karasal yayın yapması için RTÜKe başvurduklarını, Rekabet Kurulundan izin alındenmesi üzerine gerekli izni alarak RTÜKe başvurduklarını ve onay çıkmasını beklediklerini söyledi. Doğan,Onay bekliyoruz. Anlayorum ki Başbakan talimat verdi. Vermeyin diyededi.

Başbakan Erdoğanın Sana bir hafta süre gerçekleri açıkla, yoksa ben açıklayacağım sözlerine tepki gösteren Aydın Doğan, Benim suçum varsa bugüne kadar ve elinde tutuyorsa suç işliyor. Benimle ilgili bir şey varsa mahkemeye neden vermiyor. Eğer elinde tutuyorsa o da şantaj diye konuştu.

‘Başbakan suçlu arıyor’

Şaban Dişli, Gaziantep, Deniz Feneri ve Batman olaylarının ortaya çıkması üzerine Başbakanın suçlu aradığını kaydeden Doğan, Ben bu ülkenin bağımsız, yansız medyasıyım. Benimle övünmesi lazım. Bizim yayınlarımızın arkasında kişisel bir şey arama. Git vurgucuya, soyguncuya yapış. Deniz Fenerine yapışmıyorum, haber yapıyorum. Beni susturursan, tek sesli medya demokrasi mi olur? Bizde biat kültürü yok. Tehditle, şantajla, baskıyla... Bunun adı demokrasi değil diktatörlük rejimidirdedi.