Kapat

Son Haberler

A+ A-

AKP'nin örtü çabası

AKP, Deniz Feneri iddianamesinde partiyle ilgili bağlantıların üstünü örtebilmek için CHP'nin yanıtlarını verdiği eski iddialara sığındı. AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın siyasi ihtirasının siyasi ahlak ilkelerinin önüne geçtiğini, görme ve duyma özürlü hale geldiğini ileri sürdü.
Yayınlanma tarihi: 8 Eylül 2008 Pazartesi, 17:05

AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Aydın Doğan’a şantaj yapmadığını, yalnızca basın ahlak ve ilkelerine uyma ve iftira atmaması çağrısında bulunduğunu savundu.

AKP Grup başkanvekilleri Nihat Ergün, Mustafa Elitaş ve Bekir Bozdağ, bugün TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Deniz Feneri iddianamesiyle ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdiler. Ergün, Baykal’ın genel siyasi ahlak ilkelerini bir kenara bırakarak duyma ve görme özürlü hale geldiğini, siyasi ihtirasının herşeyin önüne geçtiğini ileri sürdü.

Baykal’ın Türk savcılarının hazırladığı iddianameye hukuka tecavüz olarak nitelendirdiğini, ancak bir Alman savcının hazırladığı iddianameyi mükemmel bulduğunu kaydeden Ergün, Baykal’ın “70 yaşını aşmış bir siyasi lider olarak siyasi ahlakla bağdaşmayan bir tutum içinde olduğunu” ileri sürdü. Baykal’ın bu tavrının kendi açıklarını örtmeye yeterli olmadığını savunan Ergün, Baykal’ın Antalya’da tarla olarak aldığı arsanın imar değişikliğiyle değerinin artırılması iddiasını anımsattı. Ergün, AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin benzer yöndeki bir iddia nedeniyle partideki görevlerinden istifa ettiğini kaydeden Dişli, “Sayın Baykal, siyasi ahlakın gereğini yapmış mıdır?dedi.

Ergün, Baykal’ın Angora Evleri’nde Hazine arazisini işgal ettiği, borsa spekülasyonuna adının karıştığı, mal beyanında eşinin mallarıyla ilgili gizlendiği iddialarının bulunduğunu anımsattı.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav'’ın kutsal değerlere hakaret ettiğini, kendisi dinlettiği halde “hükümet beni dinliyor” diyerek ortaya çıktığını, ancak hala görevini sürdürdüğünü kaydeden Ergün, “Sayın Baykal’ın siyasi ahlak anlayışı bu mudur? Siyasi ahlak ibadesi gibi ortalıkta dolaşmaktadır” diye konuştu.

Eski CHP Genel Saymanı Mahmut Yıldız’ın adının yolsuzluğa karıştığını, aynı dönemde hakkında yolsuzluk iddiası bulunan AKP Milletvekili Cemal Kaya’nın milletvekilliğinden istifa ettiğini, CHP’nin ise hiçbir adım atmadığını kaydeden AKP, Anayasa Mahkemesi’nin CHP’nin harcamalarında usulsüzlük belirlediğini söyledi. CHP’nin Tuncay Özkan’ın televizyonuna bir belgesel karşılığında 3.5 milyon dolar verdiğini, ancak hala bu filmin izlenemediğini kaydeden Ergün, “Yoksa Tuncay Özkan ile CHP arasında başka bir film mi çevrildi, belli ki başka şeylerin finansmanı için bu para verildi” dedi.

CHP’nin siyasetin içinde başka unsurların uzantısı olduğunun görüldüğünü ileri süren Ergün, “Yanlış işlerin avukatlığında yine CHP’yi görüyoruz. CHP’nin üzerine sayın Baykal’ın çok kesif bir gölgesi durmaktadır. Bu kalkmadığı sürece CHP’de iyi birşeylerin yeşermesi mümkün değildirdiye konuştu.

Ergün, bir soru üzerine Alman savcıların bazen Türkiye’nin iç tartışmalarına yönelik tavırlar sergilediğini, bunu önceki dönemlerde Tansu Çiller olayında da görüldüğünü söyledi. Ergün, bir savcının Çiller’i uyuşturucu kaçakçılarının himaye ettiğini ileri sürdüğünü anımsattı. Ergün, Türk siyasetinin bunlara alet olmasının kendilerini üzdüğünü bildirdi.

Ergün, Erdoğan’ın Aydın Doğan’a şantaj yaptığı yönündeki değerlendirmelerin anımsatılması üzerine, Erdoğan’ın açıklamalarının “basın hürriyetinin iftira atma hürriyeti olmadığı, basın ahlak ilkelerine uyma” çağrısı olduğunu ileri sürdü. RTÜK Başkanı Zahid Akman ile ilgili iddiaların anımsatılarak temmuz ayında yapılan bir yasa değişikliğiyle RTÜK Başkanı ve üyeler hakkındaki soruşturmaların başbakanın iznine bağlandığının anımsatılması üzerine Ergün, bunun içerdeki hukuki prosedür olduğunu, gizlice yapılan bir durumun olmadığını söyledi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler