"Küresel dinamikler ve Türkiye ekonomisi"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, bundan sonra rekabetçilik, üretim, istihdam ve liranın istikrarı için liranın değerlenmesi karşısında Merkez Bankası'nın hassas olmasını ve döviz rezervlerini güçlendirmesini beklediklerini bildirdi.
Yayınlanma tarihi: 17 Kasım 2009 Salı, 10:26

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Merkez Bankası'nca düzenlenen ''Dış Ticarette Yapısal Dönüşüm: Küresel Dinamikler ve Türkiye Ekonomisi'' konferansında yaptığı konuşmada, kriz süresince Merkez Bankası yönetimi ile yakın çalışma imkanı bulduklarını belirterek, bu süreçte hayata geçirilen önlemler kapsamında ihracatçıların Eximbank kredilerinin 1 milyar 250 milyon dolarını bugüne kadar kullandıklarını kaydetti.

Merkez Bankası'nın son dönemde gerçekleştirdiği faiz indirimlerinin özel sektör tarafından heyecanla karşılandığını vurgulayan Büyükekşi, ihracatçılar olarak düşen faiz oranlarının ülke ekonomisine orta ve uzun vadede çok büyük yararlar getireceği inancını dile getirdi.
Geçtiğimiz yıllarda Türk ihracatçısının düşük kur nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadığını ifade eden Büyükekşi, 2008 yılında ihracatçıların karlılıklarının bir önceki yıla yüzde yüzde 33 eriyerek, yüzde 7,5'den yüzde 5,2'ye gerilediğini söyledi.

Mehmet Büyükekşi, ''Aramalı ve ham madde ithalatı konusunda ihracatçılarımız büyük rakamları ithal etmek zorunda kaldılar. Çok büyük firmalarımıza bile yaptığımız ziyaretlerde teknolojisi yoğun şirketler bile son 6 yıldaki enflasyon farkıyla ortaya çıkan özellikle enerji ve işçilik maliyetlerinin yurt dışındaki firmalarla rekabet edebilme adına büyük sorun yarattığından bahsettiler. Buradaki en önemli sorun; ihracatçılarımız yaptığı aramalı ve ham madde ithalatlarıyla Türkiye'ye ucuz işçiliği ve ucuz enerjiyi ithal etmiş oldular. Ancak bu şekilde rekabet edebildiler'' şeklinde konuştu.

Büyükekşi, küresel krize bağlı olarak bu sene ihracatta yaşanan gerilemeye işaret ederek, başlangıçta 149 milyar dolar olarak belirlenen hedefin önce 104 milyar dolar, son olarak da 98,5 milyar dolara revize edildiğini anımsattı.

İhracatı artırmaya yönelik yoğun çabalar çerçevesinde yine de 100 milyar dolar hedefini yakalayabileceklerini kaydeden Büyükekşi, ''Biz 2 yıl önce 100'ler kulübüne girdik ve inşallah çıkmayacağız'' dedi.

Komşu ve çevre ülkeler politikasının ne kadar etkili olduğunu özellikle bu yıl müşahede ettiklerini belirten Büyükekşi, ''Bütün Türkiye'nin ihracatı ilk on ayda yüzde 29 mertebesinde düşerken, komşu ve çevre ülkelerimizden Mısır'a yüzde 100, Irak'a yüzde 50, Suriye'ye yüzde 30, Libya ve Cezayir'e yüzde 50 oranında ihracatımızda artış var'' diye konuştu.

Doların uzun süre diğer para birimleri karşısında zayıf kalmasının beklendiğini ve 2010 içinde de zayıflamaya devam edeceğini söyleyen Büyükekşi, bu durumun da lira üzerinde değerlenme baskısı yaratacağına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiye ekonomisinin giderek büyüme patikasına girmesi, risk priminin azalacak olması ve iyileşmeyle beraber sermaye girişlerinin artması gibi nedenler de liranın değerinin artması yönünde baskılar oluşturabilir. Fiyat istikrarının korunması yolunda Merkez Bankası çok önemli adımlar attı ama bundan sonra rekabetçiliğimiz, üretim, istihdam ve liranın istikrarı için liranın değerlenmesi karşısında Merkez Bankası'nın hassas olmasını ve döviz rezervlerini güçlendirmesini bekliyoruz.''

''Reel sektör, bankaların karlılığına feda edilmemeli"

TİM Başkanı Büyükekşi, üçüncü çeyrek bilançolarına bakıldığında banka karlarının yüzde 30-65 arasında arttığını, reel sektörün ise zarar ettiğini ya da karlarının düştüğünü ifade ederek, ''Reel sektörün bankaların karlılığına feda edilmemesi gerekir'' dedi.
Dünyada ve Türkiye'de kriz sonrası gelişmeleri endişeyle izlediklerini kaydeden Büyükekşi, şöyle konuştu:

''Hiçbir şey değişmeden borsalar şişmeye, emtia fiyatları artmaya başladı. Oysa üretimde, ihracatta ve istihdamda aynı oranda gelişmeler görmüyoruz. Krizden ders almamız ve üretime yoğunlaşmamız gerekiyor. Türkiye'de bu zamana kadar para ve maliye politikası, mali disiplin ve enflasyona yönelik olarak uygulandı. Burada da başarılı olundu, enflasyon istenen seviyelere geriledi. Bundan sonra üretimi, ihracatı, istihdamı teşvik edecek mekanizmalar bulmamız lazım. Türk üreticisini uluslararası piyasalarda rekabetçi yapacak yeni politikalara ihtiyacımız var. Para ve maliye politikaları kullanılarak uzun vadeli rekabetçilik oluşmaz ancak kısa vadeli rekabetçilik oluşur.''

Türkiye'nin rekabetçi üstünlük yakalamak zorunda olduğunu belirten Büyükekşi, bu hedefe yönelik olarak strateji haritası ve performans programı oluşturma çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Büyükekşi, ''Yeni dönemde temel hedeflerimiz sattığımız ürünlerin katma değerini artırmak, hedef sektörlerde dünya liderliği ve üretim teknolojisine sahip olarak teknolojik dönüşümü tamamlamaktır'' dedi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.