Bu çekilmek değil VAZGEÇMEK

.
Yayınlanma tarihi: 22 Aralık 2018 Cumartesi, 15:37

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de bulunan 2000 ABD askerinin geri çekileceği açıklaması kendi partisi içinde de şaşkınlık yaratmasına ragmen bu birdenbire alınan bir karar değil. Başkan Trump’ın tüm olumsuz özelliklerine ragmen seçmenine verdiği sözleri yerine getirme konusunda gerçekten tutarlı olduğu görülüyor. Başkanlık kampanyası sırasında Barack Obama’nın yasalaştırdığı Sağlık Reformu’nu (Obamacare) iptal ettireceği, İran’la yapılan anlaşmayı sonlandıracağı sözünü vermiş, bunları gerçekten yapmıştı da. Trump’ın vaatleri arasında ülke dışındaki (Irak, Afganistan, Suriye) askerleri “eve getirme” de vardı. Suriye’den çekilme kararı bu konuda sözünü tuttuğunu gösteriyor.

Çekilme için gerçekten önemli gerekçeleri var Trump’ın. Her şeyden önce mali açıdan ABD vergi mükelleflerine bindirdiği yük. Bunu birkaç kez dile getirmişti. Bu yine de çekilme için tek başına bir gerekçe olamaz. Asker çekme kararında asıl etkili olan neden, ABD askerlerinin Suriye’de IŞİD’e karşı mücadele dışında, ülkedeki gelişmelere müdahale edecek büyüklükte olmamasıdır.

Rusya, İran ve Suriye’nin, krizdeki askeri- diplomatik başarıları, Suriye krizinin çözümünde en önemli adım olan Astana’da, ABD’nin dışlanması sonucunu getirdi. (Konu hakkında 6 Aralık 2018 tarihli Cumhuriyet’te “Astana Süreci ABD’nin fişini” çekti başlıklı bir yazı kaleme almıştım).

Kalmayı sürdürecek

Çekilecek de olsa ABD, başka güçlerle bölgede kalmayı sürdürecek. Öyle olmasa “kurtardığı bölgelerde” istikrarı sürdürmek için 35-40 bin arası sayıda değişen yerel bir birliğin eğitimine başlamazdı. ABD Genelkurmay Başkanı General Joseph Dunford, 6 Aralık’ta yaptığı açıklamada, “Bu güçlerin eğitimi henüz yüzde yirmi oranında” demişti örneğin.

ABD 2 bin asker çekecek ama Suriye’de, Suriye-Irak-Ürdün sınır üçgeni yakınında, El Tanf’taki Özel Kuvvetler üssü ne olacak peki? Bu askeri üsteki ABD hava ve istihbarat güçleri, Deyrizor bölgesindeki IŞİD yerleşimlerine karşı faaliyet gösteriyordu. Ama daha da önemlisi, bu üs İran ve Irak’tan Suriye’ye, İran’dan da Hizbullah’a füzeler, ağır silahlar ve milisler geliyor iddiası üzerine geçişin yapıldığı kara koridorunu tutuyordu. O üssün ne olacağı konusunda hâlâ bir bilgi yok.

Çekilme kararının duyulmasından sonra Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD’nin IŞİD Karşıtı Koalisyon’dan ayrılmadığına sadece bir sonraki aşamaya geçtiğine dikkat çekildi. Bir sonraki aşamanın ne olduğu konusunda da kimsenin bir fikri yok tabii.

Eski ABD’li diplomatlar, Suriye’deki ABD kuvvetlerinin “küçüklüğü” göz önünde bulundurulduğunda, asker çekmenin kaçınılmaz olduğu noktasında hemfikirler. Bunlardan biri olan eski ABD Suriye Büyükelçisi Ted Kattouf, “Görevleri IŞİD’i yenmekti, Suriye Demokratik Güçleri liderliğinde de istenilen çok şey başarıldı” diyerek artık orada asker bulundurmanın tehlikeli olabileceğini belirtti. IŞİD yenilmiş de sayılsa Rakka’da daha önce yaptığı gibi, ülkenin çeşitli kesimlerinde hâlâ saldırılar gerçekleştiriyor. IŞİD tamamen yenilmiş olsaydı, IŞİD Karşıtı Koalisyon’un Başkanı Brett McGurk, 11 Aralık’ta “Suriye’de çok sayıda hedefimiz var, çok açık bir şekilde, askeri amacımız IŞİD’in kalıcı yenilgisidir” demezdi.

Irak örneği

IŞİD’in yenildiği doğru mu gerçekten? IŞİD’in Irak’ta Musul’u, Suriye’de Rakka’yı geçen yıl kaybettiği doğru. Ama IŞİD hâlâ güçlü nüveler halinde faaliyet gösteriyor. Çekilme kararı IŞİD’i yeniden güçlendirir diyenler, bunu Irak’taki gelişmelerden yola çıkarak söylüyorlar, gerçeklik payı var.

IŞİD Suriye’de zaman zaman başgösterebilir ama eski gücüne kavuşamaz. Kararın hayata geçirileceğini varsayarak belirtelim, çekilme kararı Rusya’nın, İran’ın ve Hizbulah’ın zaferidir kesinlikle. Seçmenlerine dilediği kadar “asker çekme” sözü vermis olsun, ABD/ Trump Suriye’de etkili olabilmek için gerekirse yıllarca kalabilirlerdi, ancak durum ABD’nin aleyhine gelişti.

Kim zarar görecek?

Zarar görecek olan kesim bölgede ABD’nin müttefiki olduğunu düşünen Kürt güçleri olacak. Çekilme kararı IŞİD’e karşı hava saldırılarının son bulması demek. Uzmanlara göre sadece hava saldırılarıyla durdurulması da mümkün değildi IŞİD’in, kapsamlı bir kara harekâtı da gerekiyor. Bu da oradaki Kürt güçlerinin işbirliğini şart koşuyordu. Bu nedenle ABD-Kürt işbirliği gündeme gelmişti. Kürt-ABD “de facto” ittifakı, Kobani kuşatmasında başlamıştı malum. Kürt güçleri, ABD’nin IŞİD’e karşı hava saldırıları gerçekleştirirken karada uzun zamandır aradığı güçlerdi. Şimdi bu çekilme kararı en çok ABD ile “ittifak” kurduğunu sanan Kürt güçlerini vurmuş olacak. Trump’ın asker çekeceğini duyurduğu tweet’i Suriye Demokratik Güçleri’nin Hacin kentini ele geçirmesinin ardından geldi. Şimdi başta Rojova’dakiler olmak üzere Suriye Kürtleri Esad’la anlaşmanın yolunu arayacaklar.

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ