‘Düşünmeyin, hissedin’

‘Akış’ isimli sergi Sakıp Sabancı Müzesi’nde açıldı. Sanatçı, basın toplantısında performans sanatının diğerlerinden farklı olduğunu ve ziyaretçilerin ‘açık fikirli’ olarak deneyimlemeleri gerektiğini söyledi

01 Şubat 2020 Cumartesi, 14:49

“50 yıl önce bu işi yapmaya başladığımda beni sadece 5 kişi izliyordu. Onlar da yakın arkadaşlarım. Şimdi şu kalabalığa bakın! Sadece 50 yılda neler başarılıyor...” Bu sözler önceki gün Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) “Akış / Flux” isimli sergisi açılan Marina Abramovic’e ait. Bu, aynı zamanda performans sanatının zirvesinde yer alan Abramovic’in Türkiye’de açılan ilk sergisi. Akbank Sanat’ın desteklediği sergi 26 Nisan’a kadar görülebilecek. Ayrıca Akbank Sanat’ta da bir dizi sergi ve belgesel gösterimi yapılacak.

Serginin basın toplantısı önceki gün SSM’de yapıldı. Toplantıda Marina Abramovic’le birlikte Marina Abramovic Enstitüsü (MAI) Direktörü Thanos Argyropoulos, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Dr. Nazan Ölçer ve Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer konuştu. İlk konuşmayı yapan Nazan Ölçer, “Buna sergi demek doğru mu bilmiyorum. Bu bir şölen” dedi. Ölçer şöyle konuştu: “Akış / Flux sergisi MAI için de yeni bir model. Onlar da ilk defa bu kadar kapsamlı bir projeyi bu kadar uzun süreli olarak bir çatı altında gerçekleştiriyor. Bu serginin Türkiye’deki performans sanatının gelişimi için çok kıymetli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.” 

Suzan Sabancı Dinçer ise “Dev bir proje. Bu kez ortalık yıkılacak” diye konuştu.

Dr. Nazan Ölçer (SSM Müdürü), Marina Abramovic, Suzan Sabancı Dinçer (Akbank Yönetim Kurulu Başkanı), Thanos Argyropoulos (MAI Direktörü)

‘Emeklilik ancak ölünce...’

Marina Abramovic de basın toplantısında serginin içeriğinden bahsetti. Abramovic, “Artık 18, 19 ve 20. yüzyılın sanatını anlatan sergiler bitti. Müzeler artık yaşayan yerler olmalı, insanlar da bir parçası olduğunu hissetmeli” dediği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Performans sanatı, ben başladığımda sanat olarak görülmüyordu. Kabul ettirmek için çok çabaladım. İzleyici olmadan performans sanatı da olmaz. Sanatta riskler almak zorundasınız, çünkü başarısız olabilirsiniz. Sakıp Sabancı Müzesi de bu riski aldı. Sergiyi lütfen açık fikirli olarak deneyimleyin.” 

Soru cevap kısmında da “Emekli olacak mısınız” sorusuna “Ancak ölünce” yanıtını veren Abramovic, “7 ülkede performans sergileyeceğim, hâlâ aktifim” dedi. Abramovic, “Ben performanslarım bittikten sonra bomboş hissediyorum. Tek istediğim şey, dondurma oluyor. Performans sanatı diğer sanatlardan farklı, okunacak, çalışılacak bir şey yok. Üzerine düşünmeniz değil, hissetmeniz lazım” diye konuştu. Sanatçı, biyografi kitabının Türkçe’ye çevrildiğini ve gelecek ay yayımlanacağının müjdesini de verdi.

“Count on Us / Bize Güven” isimli eser. Sırbistan’daki savaşı konu alan bu çok kanallı video enstalasyonu dört parçadan oluşuyor. 

3 katta 3 farklı deneyim

“Akış / Flux” sergisi SSM’de 3 kata yayılıyor. İlk kat, Marina Abramovic’in yaklaşık elli sene boyunca ürettiği performansların video ve fotoğraf belgeleriyle sanatçının kariyerini gözler önüne seriyor. Fransız küratör Serge Le Borgne tarafından sanatçının kendisi ile birlikte hazırlanan bölümde aralarında “Rhtyhm 0 (Ritim 0)”, “Rhtyhm 10 (Ritim 10)” ve “The Artist is Present (Sanatçı Burada)” gibi Abramovic’in zihninin ve bedeninin sınırlarını zorladığı ikonik çalışmaları da bulunan performansları, sanatçının erken dönem resim çalışmalarıyla beraber sunuluyor.

Bir kat aşağıya indiğinizde ise sizi aralarında Türk sanatçıların da bulunduğu performanslar karşılıyor. Her gün, günde sekiz saat kesintisiz olarak Sakıp Sabancı Müzesi galerilerinde performanslar olacak. Toplamda 4’ü davet üzerine yurtdışından gelen 16 sanatçının performansı serginin sonuna kadar dönem dönem izlenebilecek (sanatçıların performans tarihleri sergi rehberinde bulunuyor). Bunun için sergiye çoklu giriş ve tekli giriş olmak üzere biletler satışa çıkarıldı.

Metot herkese açık

Serginin SSM’deki üçüncü katı ise, Marina Abramovic’in eğitmenlik kariyeri boyunca araştırmaları ve seyahatleri ile zenginleşerek sanatçılar için geliştirdiği ve sonrasında herkese sunduğu Marina Abramovic Metodu’na ayrılıyor. Burada metodu uygulayanlar, katılımcılar. Saat ve telefon dahil, üzerinizdeki tüm fazlalıkları bırakarak girdiğiniz bir ortam. Girmeden önce verilen kulaklıkları taktığınızda tamamen sessizlik elde ediyorsunuz. İçeride bulunan “kolaylaştırıcılar” eşliğinde “Metodu” deneyimliyorsunuz. Konuşmanın yasak olduğu alanda gerek pirinç ayıklayıp sayıyorsunuz, gerek gözünüzü kapatıp hareketsiz bir şekilde duruyorsunuz. Farklı felsefe ve tekniklerle ziyaretçilerin bizzat katılımla ortak bir tecrübe yaşadığı “Metot” bölümünde ziyaretçiler hareket, hareketsizlik ve konsantrasyona odaklanan deneyimler yoluyla zaman ve mekân içerisinde bulunabilmek üzere bir keşif yolculuğuna çıkıyor. 

Dilek Champs’in “Kırmızı Halı” performansı.