Ya iş bulamazsam?

Bir milyon 761 bin üniversite adayından 647 bini çeşitli nedenlerle tercih yapmadı
Yayınlanma tarihi: 8 Ağustos 2019 Perşembe, 02:07

[Haber görseli]Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçlarına göre tercih yapma hakkı olmasına karşın bunu kullanmayan üniversite adayları birçok konuda tedirgin.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre tercih yapma hakkı bulunan bir milyon 761 bin 394 adaydan 647 bin 754’ü bu hakkı kullanmadı. Tercih yapmama nedenleri, istediği bölüm için yeterli puanı alamama, mezuniyetten sonra iş bulamama kaygısı, vakıf üniversitelerinin ücretinin çok yüksek olması, barınma sorunu, üniversitelerin kalitesini yeterli bulmama olarak sıralanıyor.
Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Ekber Şahin, tercih yapmayan öğrencilerle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

Maliyet hesabı
“Başarı sıralamasında ilk 10 binde ya da 300 binde yer alan adaylardan tercih hakkını kullanmayan çok sayıda aday bulunuyor. Bu adaylar sıralamada kendilerini daha iyi bir yere taşıyabilecek potansiyele sahip olduklarını sınav sonuçları açıklandığında keşfediyorlar. Tercih hakkını kullanmayarak sahip olduğu potansiyelin hakkı olan sıralamaya kendilerini taşımak istiyorlar.
Adayların bir bölümü de mezuniyetten sonra iş olanağı sınırlı alanları tercih etmeme eğiliminde. Bu adaylar bir taraftan üniversite eğitiminin dolaylı maliyetini, yani öğrencinin dört yıl süreyle çalışmamış olmasından dolayı oluşan gelir kaybını, diğer taraftan üniversite eğitimleri süresince yapacakları eğitim harcamalarını yani üniversite eğitiminin bireysel maliyetini birlikte düşünürler.
Üniversitelerin önemli bir çoğunluğunun bilinmeyenleri ortaya çıkaran, gerçekleri arayan, bilgiyi üreten ve yayan, en üst düzeyde araştırma yapan kurumlar olma yerine salt meslek elemanı yetiştiren kurumlara dönüşmeleri nedeniyle adaylar tercih hakkı bulunduğu halde bu üniversiteleri tercih etmiyor. Adaylar, bilimsel saygınlığı konusunda tereddüde düştükleri üniversiteleri tercih etmeyerek bu üniversitelere gerçek anlamda üniversite olmaları için önemli bir mesaj veriyor.”

Boş kontenjanlar
Rehberlik koordinatörü Yalın Kaya, başarı sırası baraj uygulamasının öğrenciler için net ve belirleyici bir yönlendirici olmadığını, sistemdeki belirsizliklerin kafa karıştırdığını söyledi. Kaya, “Öğrenciler hangi netler ile kaçıncı sırada olacaklarını kestiremedikleri için sınava yönelik çalışmalarında motive olamıyorlar. Bunun yerine, her program için belli bir net başarısı barajı getirilmesi ve bunların öğrencilere duyurulması hem öğrencilerin için daha net ve anlaşılır bir koşul olmasını sağlar hem de geleceğin profesyonelleri seçilirken ortaöğretim bilgilerini kullanma becerileri daha adil biçimde değerlendirilmiş olur” dedi
Temel Yeterlilik Testi (TYT) netlerinin alan başarısından bağımsız ağırlıklandırıldığını, ayrıca bilgiyi işlemenin değil, hızlı olanın ödüllendirildiğini belirten Kaya, “Halbuki ne doktorlar, ne mühendisler ne de öğretmenler aceleci insanlar oldukları için işlerinde başarılılar. Aksine, iyi planlama ve doğru uygulama yaparlarsa başarılı olurlar” diye konuştu.
YKS-2019’da yaşanan bir diğer sıkıntının da biraz daha zor sorulardan oluşması nedeniyle yaşandığını anlatan Kaya, şunları söyledi: “Geçen sene 30 bininci olup bu sene tekrar giren bir öğrenci, bu sene de benzer bir başarı yakalayıp 25 bin ile 35 bin arasında bir sıralamada yer aldı. Geçen sene ile kıyasla bu seneki netleriyle 270 bininci olup mühendislik yazabilecek bir öğrenci, 305 bininci olup baraj dışı kaldığı için yazamadı. Buna benzer öğrenci sayısı o kadar çok ki 16 bin 690 mühendislik kontenjanı boş kaldı.

Belirsizlik çok
YÖK, başarı sırası barajı uygulaması ile yükseköğretimde kaliteyi artırmayı hedefliyor. Ancak sadece başarı sırası barajı yeterli gibi gözükmüyor. Mühendislik programlarına yerleşen son öğrencinin fen bilimleri neti 40 üzerinden 4. Yani fen bilimlerinin temel konularının yüzde 10’una hâkim bir kesim de mühendislik okuyacak.
Yeni sınav sistemi her ne kadar daha az karışık olma hedefinde olsa da birbirinden farklı hedeflere sahip öğrencilerin aynı puan türlerinde birbirine çok yakın katsayılar ile üst üste yığılmasına sebep olduğu için belirsizliğe sebep oluyor. Bu belirsizlikler de tercih hataları yapılmasına ve birçok öğrencinin açıkta kalmasına sebep oldu. Önümüzdeki sene de bu seneden umduğunu bulamayan ve yeniden hazırlanmaya karar vermiş bir kalabalık daha sınava girecek. Ufak iyileştirmeler ile bu sene yaşanan bazı belirsizliklerin önüne geçilebilir.”

KİMLER TERCİH YAPMADI?

- Puanları istediği bölüme yetmeyenler.
- Tercih yapacağı bölümlerde mezuniyetten sonra iş olanağı bulamayacağı kaygısı taşıyanlar.
- Vakıf üniversitelerinin ücretlerininin çok yüksek olması nedeniyle buna bütçe ayıramayanlar.
- Özellikle barınma sorunu nedeniyle yaşadığı kent dışında tercih yapmak istemeyenler.
- Puanına göre tercih yapabileceği aralıktaki üniversitelerin eğitim kalitesi konusunda kafasında soru işaretleri olanlar.

EN İYİLER SIRALAMASI
İlk 500’de Türk yok

The Center for World University Rankings (CWUR) “2019-2020 Dünya Üniversiteleri Sıralaması”nı açıkladı. Harvard Üniversitesi’nin birinci olduğu sıralamada, ilk 500’de Türk üniversitesi bulunmuyor. İki bin üniversitenin yer aldığı sıralamada, Türk üniversiteleri arasında en iyi dereceyi alan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) 582. sırada.
İlk bin üniversite arasında Türkiye’den 10 üniversitenin yer aldığı sıralamada ODTÜ’yü, İstanbul Üniversitesi (644), Hacettepe Üniversitesi (645), Ankara Üniversitesi (683), Boğaziçi Üniversitesi (700) İstanbul Teknik Üniversitesi (702), Ege Üniversitesi (795), Gazi Üniversitesi (841), Bilkent Üniversitesi (843) ve Çukurova Üniversitesi (946 izliyor.

DÜNYADA İLK 10 ÜNİVERSİTE
1- Harvard Üniversitesi
2- Massachusetts Teknoloji Enstitüsü
3- Stanford Üniversitesi
4- Cambridge Üniversitesi
5- Oxford Üniversitesi
6- Columbia Üniversitesi
7- Princeton Üniversitesi
8- California Üniversitesi
9- Pennsylvania Üniversitesi
10- Chicago Üniversitesi

A+ A-