Kapat
A+ A-

Hayatımız sınav

Eğitim ve iş alanında iyi bir gelecek hedefleyen yaklaşık 20 milyon kişi umudunu sınavlara bağladı. KPSS’ye başvuran 6 milyon yurttaş yüzde 1’in içine girebilmek için çabaladı.
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 06 Ocak 2017 Cuma, 07:03

MEB, ÖSYM ve Açık Öğretim Fakültesi tarafından Türkiye genelinde 2016 boyunca düzenlenen sınavlara yaklaşık 20 milyon başvuru yapıldı. Eğitim ve iş alanında kariyer hedeflerini gerçekleştirmek isteyen milyonlarca vatandaş, takvimde hemen her hafta sonunu dolduran bir dizi sınavda ter dökerken, ÖSYM’nin yaptığı 49 sınava, 49 günde 12 milyon, MEB’in 22 günde yaptığı 16 sınava 5 milyon, Açık Öğretim Fakültesi’nin 9 günde yaptığı 9 sınava yaklaşık 3 milyon kişi başvuru yaptı. ÖSYM, e-YDS, YDS, ALES, YGS, LYS, KPSS ve 26 kurum sınavını, MEB TEOG, TEOG Mazeret, DPY, Sözleşmeli Öğretmenlik, müdür yardımcılığı, açık ortaokul ve lise ile motorlu taşıt sürücü sınavlarını, Açık Öğretim Fakültesi kendi sınavlarını organize etti.

Yüzde 1 umudu

Eğitimci Alaaddin Dinçer’in yaptığı araştırmaya göre, yıl boyunca yapılan sınavların Türkiye çapında özellikle dar ve orta gelirli hemen her aileyi ilgilendiren bir hal aldığı ortaya çıkarken, özellikle işsizliğin artmasıyla, KPSS’ler milyonlar için öncelikli iş umudu haline geldi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ve ÖSYM’nin açıkladığı rakamlara göre geçen yıl için kamu personeli için açılan yaklaşık 60 bin kişilik kadro için 6 milyon 873 bin kişi başvururken, bu orana göre kamu personeli sınavlarına girenlerin ancak yüzde 1’lik bir kısmı iş sahibi olabiliyor.

Büyük artış

KPSS’de iki yılda bir yapılan ortaöğretim ve önlisans sınavlarında, 2014’e göre büyük artış yaşanırken, bunda her geçen yıl büyüyen işsizlik rakamları ve FETÖ soruşturmasında açığa alınan kamu personelinin yerine işe alınma umudu önemli rol oynadı. Buna göre 2014’te 1 milyon 828 bin 53 kişinin başvurduğu KPSS ortaöğretim sınavına geçen yıl 3 milyon 498 bin 284 kişi başvururken yüzde 90’lık bir artış yaşanmış. KPSS önlisans sınavına ise 2014’te 827 bin 230 kişi başvururken, 2016’da 1 milyon 375 bin 10 kişi başvuruda bulunmuş. Bu alanda da yüzde 64 oranında bir artış söz konusu. Her iki alanda da kamu personeli için ayrılan alan oldukça kısıtlı olmasına karşın başvuruların çokluğu, işsizlik boyutlarını gözler önüne serecek nitelikte. Her yıl yapılan lisans sınavına ise 2015’te 1 milyon 539 bin 56 kişi başvururken, geçen yıl başvuran aday sayısı, 2 milyon 17 bin 34 kişiye çıktı. Sınavların, bireyin kariyer planlamasında her adımda karşısına çıktığını belirten Alaaddin Dinçer, bu durumun kimileri için yaşam boyu devam ettiğini söyledi. Dinçer şöyle konuştu.

“İlkokulda başlayan bu maraton bazıları için neredeyse bir yaşam boyunca devam ediyor. İlkokulda sınıf geçme notu almak için yazılı ile başlayan sınav cenderesi, sekizinci sınıfın sonunda liseye gitmek için girilen TEOG ile ilk evresini tamamlıyor. Bu arada parasız yatılı mı okumak istiyorsunuz? Onun için de mutlaka bir sınava girmek zorundasınız. Birinci evresi liseye girme ile biten bu aşama, lisede de 4 yıl boyunca sınıf geçmek için yapılan yazılı sınavlar ile sürüyor. Arada yapılan üniversiteye girme hazırlık ve değerlendirme sınavları ise işin cabası. Üniversiteye girmek için YGS ve LYS’de başarılı olmak gerekiyor. Mezun olup diplomayı elinize aldığınızda tam rahat bir nefes alacakken, bir de bakıyorsunuz bir işe yerleşmek için de yeniden sınav. Ya arkadan gelen öne geçerse telaşı, sınavları hayatımızda vazgeçilmez kılıyor.”

‘Bilimsel eğitime meydan okuma, geçit vermeyiz’

Eğitimciler Birliği Sendikası’nın (Eğitim-Bir- Sen) İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin kaldırılması ile din eğitiminin birinci sınıftan başlamasına yönelik müfredat önerisine sert tepki gösteren Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim İş) Genel Başkanı Mehmet Balık, “Bakanlığı uyarıyoruz! ‘Devrim Kanunlarının’ bir adım bile gerisine, geçit vermeyiz” dedi. Balık, “Siyasal iktidarın kadrolaşmasını yürüten, iktidarla birlikte eğitim politikalarına şekil veren ve sık sık karma eğitime son verilmesi tartışmalarını gündeme getiren Eğitim Bir-Sen’in bu girişimi, Cumhuriyetle hesaplaşma adımlarının yeni bir parçasıdır. Atatürk ilke ve inkılaplarına, demokratik, bilimsel ve laik eğitime açıkça meydan okumaktır” ifadelerini kullandı.

Comment disclaimer
comments powered by Disqus