Nefretiniz can aldı

Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan ve Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde 2010-2016 yılları arasında araştırma görevlisi olarak çalışırken doktorası bitince işten çıkarılan Mehmet Fatih Traş yaşamına son verdi. Traş’ın cenazesi dün ailesi, yakınları ve meslektaşları tarafından toprağa verildi.

cumhuriyet.com.tr
25 Şubat 2017 Cumartesi, 14:39

 Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışırken doktorası bitince işten çıkarılan Mehmet Fatih Traş yaşamına son verdi. Eğitim Sen, Traş’ın Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attığı için görev süresinin uzatılmadığını belirterek, “Mehmet Fatih Traş’ın aramızdan ayrılmasının sorumluları, Cumhurbaşkanı’ndan hükümete, YÖK’ten üniversite yönetimlerine kadar her fırsatta barış imzacılarına karşı kin ve nefret söylemiyle yaklaşanlardır. Ayrıca, üyemizin dışarıdan ders görevlendirmesiyle bölümünde iki ders vermesini dahi kabul etmeyen, insanlıktan nasibini almamış kişiler de bu üzücü olayın diğer sorumlularıdır!” denildi.

YÖK’ün 2015’te kaldırdığı Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında 33/a ile kadroları yapılan tüm araştırma görevlileri, 674 sayılı KHK’yle 50/D’ye geçirilerek iş güvenceleri ellerinden alındı. Buna göre, üniversite yönetimi 50/D maddesinden kadroya geçirilen öğretim görevlisini istediği zaman işten çıkarabiliyor. Akademisyenlerin ise yargıya başvuru hakkı bulunmuyor. Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan ve Çukurova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümü’nde 2010–2016 yılları arasında sözleşmeli olarak asistanlık yapan Traş, doktorası bitince işten çıkarıldı. Traş, geçirdiği bunalım sonucu önceki gece yaşamına son verdi. Traş’ın cenazesi dün Kabasakal Mezarlığı’nda ailesi, yakınları, Eğitim-Sen yöneticileri, CHP Adana Milletvekilleri İbrahim Özdiş ve Elif Doğan Türkmen ile bazı akademisyenlerin katıldığı törenle toprağa verildi.

‘Bu son olsun’

Traş’ın İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi’nden hocası Doç. Dr. Kenan Lopcu, mezarı başında yaptığı konuşmada Traş’ın birikimli, iyi ingilizce bilen ve bir kaç dili de anlayan, çok okuyan, Çukurova Üniversitesi’nin sağladığı olanakların ötesinde kendisini yetiştirmiş bir akademisyen olduğunu ifade etti. Traş’ın sadece demokratik görüş hakkını kullandığı için hak etmediği uygulamalara maruz kaldığını dile getiren Lopcu, “Başvurduğu yerlerden önce olumlu yanıt geldi. Sonra kapılar yüzüne kapandı. Üzgünüz böyle bitmemeliydi. Umarım bu son olur” dedi.

Taraf olmayınca...

Gazetemize konuşan Eğitim-Sen Başkanı Ahmet Karagöz, “Öğrencilik ve doktorası döneminde demokrasi ve özgürlüklerden yana ilkeli duruşuyla, hep yanımızda oldu. Sözleşmeli olarak Ç.Ü.’de asistanlık yapıyordu. Ancak doktorası biter bitmez atama için başvurusunu kabul etmediler. Birçok üniversiteye daha başvuru yaptı ama, başta Cumhurbaşkanı ve hükümetin siyasi tutumu, ‘taraf’ olmayana karşı tutumu bunu engelledi. Yandaşlar dururken Traş’a atama yapma cesaretini hiçbir üniversite gösteremedi. Psikolojisinin son dönemde bozulduğunu duyduk. Üzgünüz. Sorumlu, ‘taraf’ olmayana hak tanımayanlardır” dedi.

Ders vermesi engellendi

Eğitim Sen Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada ise Traş’ın dışarıdan ders vermesinin bile engellendiği belirtilerek, “Doktorasını başarıyla bitiren üyemiz, doktor unvanını alır almaz imzacı olması nedeniyle işten atılmıştır. Üstelik bölümde akademisyen ihtiyacı bulunmasına rağmen kendisine kadro verilmemiş ve işine son verilmiştir. Üyemiz Traş’ın işten atılmasının ardından, bölümdeki hocaları kendisine sahip çıkarak dijital ekonomi ve tarım ekonomisi gibi dersleri vermesi sağlanmıştır. Ancak ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ bildirisine imza atmış olmasını, barış talep etmesini ‘suç’ olarak görenler, Fakülte Yönetim Kurulu ve Üniversite Senatosu’na baskı yaparak bu dersleri vermesini de engellemiş, üyemizin üniversiteyle tüm bağlarını kesmişlerdir. Farklı üniversitelere başvurular yapan üyemiz, imzacı olması nedeniyle makbul görülmeyerek iş başvuruları reddedilmiştir” denildi.

Traş’ın barış talep ettiği için işsizliğe mahkûm edildiği vurgulanan açıklamada, şöyle denildi: “Doktorasını başarıyla bitirmiş gencecik bir bilim insanı, başarısının karşılığını işten atılmakla almış, barış talep ettiği için işsizliğe mahkûm edilmiş ve içimizi yakan bu acı sona sürüklenmesi sağlanmıştır. Sorumlular, Cumhurbaşkanı’ndan hükümete, YÖK’ten üniversite yönetimlerine kadar her fırsatta barış imzacılarına karşı kin ve nefret söylemiyle yaklaşanlardır. Dışarıdan görevlendirmeyle iki ders vermesini dahi kabul etmeyen, insanlıktan nasibini almamış kişiler de olayın diğer sorumlularıdır!”

 

Mehmet Fatih Traş'ın ölümüne sosyal medyadan da tepki yağdı. Öğrencileri ve arkadaşlarının paylaştığı mesajlardan bazıları şu şekilde: