Ekoköylere doğru

Küresel ekonomik bağımlılığa karşın alternatif yaşamın deneyimlendiği alanlar Ekoköyler...

30 Eylül 2014 Salı, 17:14

 

Doğal yaşam, organik gıdalardan bahsederken, söz ister istemez ekoköylere de geliyor... Dünyada 26 ülkeye yayılmış olan ve Türkiye’de şu an sayısı az olsa da ilgilenenlerin gittikçe arttığı ekoköyler aslında bir anlamda israftan, kirlilikten, rekabetten kaçanların alternatifi. İnsanların doğayla işbirliği yaparak; sürdürülebilir, kolektif, özerk, üretken ve keyifli bir yaşam alanı yaratma isteğinin bir sonucu ortaya çıkan bu ekoköylerde alternatif yaşam deneyimleniyor. Endüstriyel üründen uzaklaşılan, paylaşım ekonomisine yoğunlaşan, kimilerinde paranın yerini takasın aldığı, enerjinin olabildiğince yenilebilir kaynaklardan elde edildiği yaşam biçimleri bunlar. Dünyanın bilinen en büyük ekoköyü Hindistan'da ve 5 bin 600 kişi yaşıyor. Almanya, İskoçya, Portekiz ve Fransa'da da hayli büyük ekoköyler mevcut. Ekolojik köy tanımı ilk olarak 1930’larda İzlanda’da kurulan Solheimar eko-köyünde kullanıldı. Ekoköyler asıl ruhunu ise 68 hareketleri esnasında, çicek çocuklar, kır ve kent komünleri, ortak konut projeleri gibi alternatif yaşam tasarılarıyla buldu.
Uluslararası ekoloji ve kültür topluluğu yöneticisi Helena Noberg-Hodge ekoköyleri şöyle tanımlar: “Ekoköy hareketi küresel ekonomi bağımlılığına karşı belki de en kapsamlı çözüm. Tüm dünyada israftan, kirlilikten, rekabetten uzaklaşmak için insanlar ekolojik köy toplulukları kuruyorlar…” Ekoköylerin girişimiyle 1995 yılında kendini küresel ekoköyler konfederasyonu olarak tanımlayan ve yeni ekoköy girişimlerine destek veren GEN (Global Ecovillage Network) kuruldu.

Peki Türkiye'de durum ne?

Bu noktada sözü Yeryüzü Derneği'nin kurucularından Aytaç Tolga Timur'a bırakıyoruz. Timur "her yüz ekoköy teşebbüsünden, doksanı başarısızlık ile sonuçlanıyor. Üç, beş kişi bir araya geldik, paraları denkledik, bir arazi aldık, hadi hemen gidip bir ekoköy kuralım yaşayalım diye yola çıkarsak, başarısız olma ihtimaliniz yüksek. Ekoköy oluşumu için en önemli gereklilik sosyal yön. Karşılıklı anlaşma, ortak dil, uzlaşma sağlanamadığı sürece başarılı bir oluşum zor. Ve tabii egolardan kurtulmak şart" diyor.
Heryerde olduğu gibi Türkiye'de başarısız ekoköyler olmuş. Ama yıllardır varlığını sürdüren başarılı ekoköyler de var. Örneğin İzmir'deki Marmariç. 13 kişi yaşıyor. Balıkesir, Ezine'deki Bayramiç, Biga Orman Evi, İmece Evi, Fethiye Yunuş Emre Ekoköyü, Yeryüzü Derneği'nin Sakarya'daki ekoköyü...


Dünyadaki ünlü ekoköyler

Sieben Linden, Almanya 

1986 yılında kuruldu. Saman evlerden oluşan ve elektrik enerjisini güneş panellerinden, ısınmasını ise kendi yetiştirdikleri ağaçlardan sağlayan köyde 100 kişi yaşıyor ve sebze-meyve ihtiyaçlarının yüzde 75’ini kendileri üretiyor.

Findhorn Ekoköyü, İskoçya 

En eski ekoköylerden biri. Findhorn’da 450 kişi komünal yaşam sürüyor. Her yıl 4 bin kişinin ziyaret ettiği köyde bilgisayar firması, dizayn ve ses stüdyosu, kitapçı, çömlek yapım atölyesi, eczane, dokuma atölyesi ve Rudolf Steiner Okulu da var. Köydeki kurslarda kişisel ve spiritüel gelişme, ekolojik yaşam biçimi, sanat, sağlık, iyileşme konularında eğitim veriliyor. 

Auroville, Hindistan 

Mısırlı bir anne ile Türkiyeli bir babanın kızı Mirra Alfassa’nın eseri. Nüfusu 2 bin 200 kişi. Auroville’de Gandhi’nin ilkeleri olan kendine yeterlik, merkezileşmeme ve spiritüel arayış önemli bir yer tutuyor.