A+ A-

‘Erkek işi’ne meydan okuyalım

Kadınlar iş hayatının dışına itilirken, kariyer yolculuğunda ev sorumluluklarıyla ilgili yeterli desteği alamayınca yükselme planlarını hayatından çıkarıyor.
Yayınlanma tarihi: 10 Aralık 2018 Pazartesi, 04:42

[Haber görseli]

Türkiye’de işsizlik en çok kadınları vuruyor. TÜİK Ağustos 2018 dönemi işgücü göstergelerine göre 15 yaş ve üzeri toplam nüfus 60 milyon 733 bin. Bu nüfusun 30 milyon 695 bini kadınlar ve 30 milyon 38 bini de erkeklerden oluşuyor. Ancak toplam nüfus içerisinde istihdam oranı erkeklerde yüzde 67.3 olmasına rağmen kadınlarda yüzde 29.7 seviyesinde kalıyor. Yaklaşık 20 milyon kadın iş hayatının dışına itiliyor. İstihdamda yer almayan kadınların şirketlerde orta ve üst düzey yönetici kademelerine de gelmeleri zorlaşıyor. Birçok kadın kariyer yolculuğunda ev sorumluluklarıyla ilgili yeterli desteği alamayınca iş hayatını aktif sürdürmekle yetiniyor, yükselmek planlarını hayatından çıkarıyor.
Türkiye’nin ilk ve tek kadın Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı olan Fidan Aslan Eroğlu, iş dünyasında erkek egemen yapının daha çarkın ilk dişlisinde yani işe alımlarda başladığına işaret ederek, “Kadın olarak iş dünyasında hep 1-0 yenik olarak işe başlıyoruz ama bu durum biz kadınları kesinlikle pes ettirmemeli” dedi.

Eroğlu, 2012’den bu yana Kırklereli Vize’de yer alan PAGDER&ASLAN Plastik İhtisas OSB’nin (PAOSB) Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyor. Türkiye’nin ilk ve tek kadın OSB Başkanı olan Fidan Aslan Eroğlu, 650 bin metrekarelik alanda plastik sanayiinden 69 firmanın yerini aldığı, ilk etap proje maliyeti 600 milyon TL’yi bulan ve büyüme alanlarıyla 20 bin kişiye istihdam sağlayacak projeyi yürütüyor. Fidan Aslan Eroğlu ile erkek egemen bir alanda kadın başkan olmanın zorlukları ve OSB’nin geleceği ile ilgili konuştuk.

1-0 yenik

-Kadın olarak iş hayatında ne tür zorluklarla karşılaştınız?

Geleneksel iş dünyasında hep ‘erkek işi’ olarak nitelendirilen sektörlerde ve pozisyonlarda çalıştım. İş dünyasının erkek egemen yapısı daha çarkın ilk dişlisinde yani işe alımdan itibaren kadınların aleyhine işliyor. Mülakatlarda bekâr kadınlara evlenmeyi düşünüp düşünmedikleri, evli ve çocuğu yoksa böyle bir planının olup olmadığı soruluyor. Çünkü bunlar geleneksel toplum yapımızdan dolayı ‘seyahat engeli’ olarak görülüyor. Kadın olarak en başta ‘kabul görmek’ gibi bir kavramla baş etmek zorundayız. Bu da zaman alıyor. Önyargıları aşıp kabul gördükten sonra ise gerisi geliyor. Kadın olarak iş dünyasında hep 1-0 yenik olarak işe başlıyoruz ama bu kadınları kesinlikle pes ettirmemeli. Kadın evde oturmamalı.

Taş dikenli yol

-OSB’lerde tek kadın başkansınız, nasıl geldiniz bu göreve?

Gerek sanayi bölgeleri gerekse plastik sektörü kadınların çok da varlık göstermediği bir alan. Benim OSB’ye başkan olmam çok mücadele gerektiren bir süreç olmadı. Ama sonrası kendinizi kabul ettirmeniz taş dikenli yol. İş hayatı erkek dominant olduğu için birçok konuda sıkıntı yaşadım. Yaptığınız işlerle ilgili saygı görüyorsunuz ama bunlar dikkate alınmadan sadece kadın oluşunuzla alakalı bazı algıları değiştirmekte zorlanıyorsunuz.. Bomboş bir araziye bir sanayi bölgesi kuruyorsunuz, elektrik su getirmeniz gerekiyor, bunun için çok fazla bürokratik işlemle uğraşıyorsunuz. Kadın olduğunuz için kimse sizin bu işlerin altından kalkacağınıza inanmıyor. Ama biz başardık. Öz kaynaklarımızla yarattığınız bir OSB’den bahsediyoruz, her şeyi kendiniz uğraşıp getiriyorsunuz.

Kaplumbağa hızı

-PAGDER&ASLAN OSB’de nasıl bir sistem var, kiralama mı satış mı?

Arazisi bizimdi. Özkaynaklarımızla aldık. Bütün imar izinlerini aldıktan sonra da yatırımcılara sattık. Ama genişleme alanındaki bölümleri satışa açtığımızda döviz kuru inanılmaz boyutta yükseldi. Satışları dolarla yapıyoruz. Fakat yatırımcılar haklı olarak geri adım attılar. Biz de kuru sabitlemeye karar verdik ve 7 liraya çıktığı dönemlerde biz kuru 4.50’ye sabitledik. Var olan 69 firmamız zaten ödemelerini çoktan bitirmişlerdi. Kuru sabitleyince gelen firmalar oldu ama yine de istenilen hızda değil.

-Toplam kaç firma bekliyorsunuz ki?

Planlarımızı 200 firmaya göre yapıyoruz. Ama 5 milyon metrekareye kadar genişleyecek alan söz konusu. Diğer sektörlere de açma planımız var. Makine sektörüyle bir işbirliğimiz oldu. Hatta tanıtımları yaptık. Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu, makine sektörünü dağınık yapısından kurtarıp bir araya toplamak için yine aynı bölgede Makine İhtisas OSB kurması için anlaştık. Fakat kriz olunca o da kaplumbağa hızına geçti.

-Kriz süreci hızlanırsa PAOSB’nin rafa kalkması sözkonusu olur mu?

Hayır. Projenin altyapısı zaten bitti. Firmalar gelip dört duvar ya da ne istiyorlarsa onu kuracaklar. İhtiyacı olan sanayici duramaz. Sipariş alanlar var onları yetiştirmek için yatırımları yapacaklardır. 12 milyar dolar ihracat yapan bir sektörden bahsediyoruz.

Kapıya poşet asmakla olmaz

-Plastik sektörünün genel sorunları neler?

Hammadde konusunda dışarıya bağımlıyız. Katma değerli ürün ihracatında maalesef çok gerilerdeyiz.

Almanya 1 kg plastik hammaddesini işleyip 5.50 dolardan, Çin 3.2 dolardan satıyor, biz 2.5 dolardan satıyoruz. Plastik endüstrisi için OSB’nin içinde bir Ar-Ge merkezi ve meslek lisesi kuracağız.

-Plastiğe karşı bir güvensizlik de var toplumda, çevreyi de kirletiyor ne diyeceksiniz?

Çevreyi kirletenin plastik değil insanlar olduğunu düşünüyorum. İnsanlar her tarafa atıyor. Bu konuda bir duyarlılık yok. Belediyelerin geri dönüşüm konusunu ciddi şekilde ele alması lazım. Öyle kapılara 2-3 tane poşet asmayla geri dönüşüm sorunu çözülmüyor. Bunun halka anlatılması ve uygulanması lazım.

Cumhuriyet İMECESİ