Bakan Albayrak'tan 'faiz indirimi' değerlendirmesi

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Merkez Bankası'nın politika faizinde yaptığı 325 bazlık indirim kararını değerlendirdiği açıklamasında, ''Bugünkü TCMB faiz kararlarının etkilerini ileriki günlerde göreceğiz'' dedi.
AA
Yayınlanma tarihi: 12 Eylül 2019 Perşembe, 18:20

[Haber görseli]

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 10. Yıl davetinde açıklamalarda bulundu.

Albayrak, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasıyla işbirliğine ilişkin, “Bankanın kurucu üyesi olmamız vesilesiyle bankanın katma değerine ilk elden şahidiz. 90’lardan günümüze, bankanın uyumunu ve küresel kimliğe bürünmesini takdirle izliyoruz. 2009 yılında ise bankanın yaşadığı tarihi dönüm noktasıyla birlikte, tam da bugünün kutlama konusu olarak, “operasyon ülkesi” yani kredi alan ülke statüsüne geçtik. Bu on yıllık dönem başarı anlamında son derece zengin bir içeriğe sahiptir; Dönemin başında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının ülkemize yatırımları 100 ila 150 milyon avro seviyesindeyken, bugün yıllık finansman düzeyi 1 ila 1,9 milyar avroya yükselmiştir. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, geçmiş on yılda, ülkemize 11,5 milyar avro tutarında yatırım yapmıştır. Bunun yüzde 96’sı özel sektörümüze yöneliktir. Son 5 yılın toplamına bakıldığında ise ülkemiz yüzde 16’lık payla bankadan en fazla finansman sağlayan ülkedir. Son yıllarda Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının, özel sektörümüze en fazla tutarda finansman sağlayan kuruluş konumunda olduğunu görüyoruz” dedi.

Bakan Albayrak'ın açıklamaları şu şekilde:

“Finansal piyasalardaki dalgalanmalara karşı en korunaklı ülkelerden birisi Türkiye’dir''

“Bölgesel istikrarsızlığın ve göçlerin arttığı, ticaret savaşlarının yaşandığı, Avrupa Birliğinde belirsizliklerin devam ettiği bu zorlu konjonktürden geçerken, ülkemizin en az düzeyde etkilenmesi adına, ihtiyatlı politikalarımıza devam ediyoruz. Bakınız, küresel piyasaları etkisi altına alan ticaret savaşları, ülkelerin ekonomi politikalarını derinden etkilemektedir. Bugün, ülkeler ticarette dezavantajlı duruma düşmemek için neler yapıyorlar? Faiz indirerek para birimlerinin değerini düşürmeden, parasal genişlemeyi getirecek teşvik mekanizmaları gibi çok sayıda politikayı devreye alıyorlar. Türkiye olarak biz, geçtiğimiz yıl Ağustos ayında maruz kaldığımız spekülatif ataklarla boğuştuk. Bu atakların özellikle reel sektör ve piyasalar için olası etkilerine karşı çok sayıda tedbir setini devreye aldık. Bugün, şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, küresel ticaret savaşlarının etkilerine ve finansal piyasalardaki dalgalanmalara karşı en korunaklı ülkelerden birisi Türkiye’dir”

''Tedbir setlerimizin üzerinde, ekonomide ayakları yere basan politikalardan oluşan ve küresel konjonktürü iyi okuyarak bir değişim ideali ortaya koyan Yeni Ekonomi Programının bir yılını geride bırakıyoruz. Yeni Ekonomi Programını bu bir senede başarılı bir şekilde uyguladık. Meyvelerini de toplamaya başladık. Yeni Ekonomi Programından sonra devreye aldığımız, güçlü yapısal reform setini kararlı şekilde sürdürüyoruz. İşte bu politikalar neticesinde tarihin en büyük küresel saldırılarını yaşadığımız dönemin üzerinden bir yıl bile geçmeden elde ettiğimiz kazanımları inşallah 2020 yılında çok daha ileriye taşıyacağız. Son dönem ekonomideki güçlü toparlanmayı yansıtan bazı verileri sizlerle paylaşmak isterim. Bildiğiniz gibi, Yeni Ekonomi Programında 2019 yılı büyümesi için “dengelenme” dönemi vurgusu yapmıştık. Büyümemiz bir süre düşecek ve daha sonra arzu ettiğimiz “sağlıklı ve sürdürülebilir” bir yükselişe girecek, demiştik. Nitekim 2019 yılı ilk çeyreğinde yıllık bazda bir daralma yaşandı. Oysa çeyrek bazına baktığımızda 1,6 ve 1,2’lik büyümeler gerçekleşti. Bu veriler, ekonomideki toparlanmanın ve dengelenme sürecinin arzu ettiğimiz seviyeye yakın seyrettiğini göstermektedir. Özellikle ikinci yarıda beklediğimiz ekonomik aktivitedeki rahatlama ile yılı pozitif büyüme rakamı ile kapatacağımıza inanıyoruz.”

“Yeni Ekonomi Programı başta olmak üzere tüm platformlarda mücadele alanlarımızın başına enflasyon ile mücadeleyi koymuştuk. Yıllık tüketici enflasyon oranı 2018 Ekim ayında ulaştığı yüzde 25,2 seviyesinden 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla yüzde 15 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde, ÜFE yüzde 45 seviyesinden yüzde 13,5 seviyesine, çekirdek enflasyon oranı ise yüzde 24,3 seviyesinden yüzde 13,6 seviyesine gerilemiştir. Önümüzde Eylül ayı endeksleri var. Projeksiyonlarımıza göre, Eylül ayında TÜFE’de, Ekim ayında hem TÜFE hem de ÜFE’de tek haneleri yakalayacağız. Yüzde 25’in üzerine çıkmış bir TÜFE ve 45 seviyelerindeki ÜFE’yi bir yıl geçmeden tek haneye indirmiş olacağız. Yıl sonunu da hedeflerimizden daha iyi bir performans ile tamamlayacağız. Büyüme ve enflasyon rakamları yanında öncü göstergeler de, 2019 yılı ikinci yarısında ekonomik aktivitede iyileşme seyrine işaret etmektedir: 2019 yılı ikinci çeyreğinde 75,9 olarak gerçekleşen mevsimsel düzeltilmiş kapasite kullanım oranı Temmuz –Ağustos ortalama değeri yüzde 76,1 olarak gerçekleşmiştir.Ağustos sonu PMI değeri son 13 ayın en yüksek değerine ulaşmış, 48 olarak gerçekleşmiştir.Tüketici ve reel sektör güven endeksleri gibi temel beklentileri içeren ekonomik güven endeksi, 2019 yılı Ağustos ayında mevsimsel düzeltilmiş olarak önceki aya göre yüzde 7,9 oranında yükselmiş ve 87,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. Temmuz itibariyle ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,9 oranında artmıştır. Ticaret Bakanlığı geçici verilerine göre, ihracatın Ağustos ayında da artış seyrini sürdürdüğünü göstermektedir.”

“Merkez Bankası’nın faiz kararının etkilerini de önümüzdeki günlerde göreceğiz”

“2018 yılında 168 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ihracat, 2019 yılı Temmuz ayı itibarıyla yıllık bazda 170,6 milyar dolara yükselmiştir. Yıllık bazda cari işlemler dengesi 2002 yılı Kasım ayından bu yana ilk kez fazla vermiş ve 538 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. 9 Eylül itibarıyla, geçen yılın aynı dönemine kıyasla Türkiye’nin risk primi (CDS) yaklaşık 200 baz puan, 2 yıllık devlet tahvil faizi yaklaşık 780 baz puan, 5 yıllık devlet tahvil faizi yaklaşık 980 baz puan ve 10 yıllık devlet tahvil faizi yaklaşık 480 baz puan gerilemiştir. Merkez Bankası’nın faiz kararının etkilerini de önümüzdeki günlerde göreceğiz. Benzer biçimde, kredi faizlerinde de düşüş, kredi kullanımındaki artış olumlu seyrini sürdürmektedir. 2018 yılı Eylül ayına kıyasla ticari kredi faizleri 15,7 puan, konut kredisi faizleri 15,1 puan, ihtiyaç kredisi faizleri ise 16,2 puan gerilemiştir. Hem ticari hem de konut kredi maliyetlerinde oldukça önemli bir düşüş sağlanmıştır. Dengelenme sürecinin bir yansıması olarak finansal kesim dışındaki firmaların döviz açık pozisyonu 2018 yılının ikinci çeyreğindeki 212,1 milyar dolar seviyesinden 2019 yılı ikinci çeyrek itibarıyla 184,3 milyar dolar seviyesine düşmüştür”

“İstanbul Finans Merkezi projemiz tüm hızıyla devam ediyor”

“İstanbul Finans Merkezi projemizin tüm hızıyla devam ettiğini belirtmek isterim. Hem fiziki hem de yasal düzenlemeler anlamında merkezin daha kapsayıcı olması için çalışıyoruz. Bu açıdan Uluslararası Finansal Kuruluşların bölgesel ofislerinin İstanbul’da olmasını son derece önemsiyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ailesinin de ülkemizde büyüdüğünü görmek memnuniyet verici. Ayrıca, Banka Yönetiminde görev almış olan eski temsilcilerin bir kısmı da bugün buradalar. Bu vesileyle, bankada görev yapmış olan tüm temsilcilere katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Konuşmamı burada bitirirken, ülkemizdeki ekonomik dinamizm ve yüksek potansiyelle uyumlu olarak, EBRD ile sağlam ilişkimizin önümüzdeki dönemde daha da kuvvetleneceğine inancım tamdır. Başkan Suma ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ailesini, ülkemizdeki onuncu yılları vesilesiyle tekrar kutluyor ve etkin işbirliğimizi sürdüreceğimiz, üretken ve başarılı işlerle nice yıllar diliyorum."

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Berat Albayrak