Kapat
A+ A-

Opera sanatçısı Koray Damcıoğlu, bilek güreşinde Türkiye ikincisi oldu, milli takıma seçildi: 'Zor' senden korksun

Opera sanatçısı Mustafa Koray Damcıoğlu, bilek güreşinde Türkiye ikincisi olduktan sonra milli takıma seçildi: Zekayı görünce bu spora aşık oldum...
Yayınlanma tarihi: 08 Nisan 2018 Pazar, 08:29

[Haber görseli]Opera sanatçısı Mustafa Koray Damcıoğlu, bilek güreşinde Türkiye ikincisi olduktan sonra milli takıma seçildi. 20 yıldır tenor sanatçısı olan Damcıoğlu, eylül ayında yapılması planlanan Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası’na hazırlanıyor.

Hürriyet'ten Ömer Erbil'in haberine göre Koray Damcıoğlu bir opera sanatçısı. Türkiye’nin yetiştirdiği az sayıda drama tenorundan biri. Aynı zamanda bir sporcu. Hem sahnede hem spor müsabakalarında başarılarıyla adından söz ettiriyor. 1977’de Ankarada doğan Damcıoğlu, İzmir Güzel Sanatlar Fakültesi’nde okurken hocası Prof. K.P. Lisovsky ile birlikte Moskova’ya gitti. 2000 yılında Moskova Gnesin Müzik Akademisi’nden mezun oldu. Aynı yıl Antalya Devlet Opera ve Balesi’nde sanat hayatına girdi.

2001 yılında Prof. Lilia İlieva ile çalıştı. 1998 yılından itibaren Mietta Sighele ve Veriano Luchetti’nin İtalya Riva Del Garda’daki Master Class’larında çalıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Antalya Opera ve Bale Müdürlüğü’nde çok sayıda gösteride başrol oldu. 2017-2018 sezonunda başrol olarak ‘Aida’ operası Radames rolü, Bizet ‘Carmen’ operası Don Jose rolü, Tchaikovsky ‘İolanta’ operası Vodemon rolünü üstlendi.

Birçok Avrupa ülkesinde konserler veren Damcıoğlu aynı zamanda eylül ayında Antalya’da yapılacak Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası’nda ay yıldızlı forma ile ülkemizi temsil etmeye hazırlanıyor.

31 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Antalya Kemer’de düzenlenen Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası ve Milli Takım seçmelerinde 100 kilo üzeri Master Erkekler (40 yaş üstü erkekler) sol kol kategorisinde ikinci olarak madalya kürsüsüne çıktı. Damcıoğlu’nun yeni hedefi ise dünya şampiyonu olmak.

 

"Zor senden korksun"

Damcıoğlu şöyle konuştu:

‘‘Bilek güreşindeki ayrıntıları ve zekayı görünce bu spora aşık oldum. Güreşirken saniyeler içinde bir sürü teknik ve varyasyon yaşıyorsunuz. Bu durum da sizi heyecanlandırıyor. Yıllarca ağırlık çalışmıştım bilek güreşine dönmek acılı oldu ama içindeki zeka o kadar etkiledi ki beni o acılara dayandım. Anneannem hep derdi ki ‘Zordan korkma oğlum zor senden korksun.’ Bu beni hep ateşlemiştir. Bilek güreşi yaptığımda zihnim o kadar rahatlıyor ki sahneye inanılmaz şekilde aç dönüyorum. Sahne stresini de spora döndüğümde atıyorum. Profesyonellik ikisinde de olursa birbirine destek oluyor. Bilek güreşi belki 1.5 dakika sürüyor ama ağır çekime alsanız içinde saatler sürecek veri bulursunuz. Bilek güreşi önce zeka gücü sonra fizik gücü. Zeki sporcular bu sporda uzun kalıyorlar. İlk defa hakemli müsabakalara katıldım. Çok seyirci vardı. Sahne tecrübesi olmasa o seyircinin baskısını daha fazla hissederdim. Sahnenin çok faydasını gördüm.”

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer