Kapat
A+ A-

Baba, Oğul ve Kutsal Futbol

Yakından tanıdığımız futbolcuların oğulları, artık futbol piyasasında adlarından söz ettirmeye başladı. Diego Simeone, Zinedine Zidane ve George Weah gibi hayran olduğumuz futbolcuların oğulları, babalarının izinden gitmeye çalışıyor.
Yayınlanma tarihi: 16 Aralık 2018 Pazar, 04:00

Futbolculuğun tanrı vergisi bir yetenek mi olduğu, yoksa çalışmayla mı geldiği hala tartışılmaya devam edile dursun, geçmişten tanıdığımız önemli futbolcuların oğulları, futbol piyasasında adlarından söz ettirmeye başladı. Bazı isimlerde boynuz kulağı geçerken, bazıları da babasının isminin ağırlığında ezilip potansiyelini ortaya koyamadı. İşte baba mesleğini sürdüren o isimler:

Diego-Giovanni Simeone

Diego Simeone, teknik direktör olarak Atletico Madrid’i başarıdan başarıya koşturmadan evvel, rakiplere sertliğiyle korku salan son derece başarılı bir ön liberoydu. Lazio, Atletico Madrid, Sevilla, Inter ve Velez Sarsfield gibi takımların formasını giyen Diego’nun aksine, oğlu Giovanni Simeone santrfor olarak mücadele ediyor. 2015-16 sezonunda Genoa formasıyla ligde 12 gol attıktan sonra 14 milyon Avro bonservis bedeliyle Fiorentina’ya transfer olan Giovanni, büyük kulüpler tarafından izleniyor.

Enrico-Federico Chiesa

Baba Enrico Chiesa, İtalya Serie A’nın büyük golcülerinden biriydi ama hiçbir zaman büyüklerin (Milan, Juventus, Inter) formasını giymedi. Fiorentina ve Parma’dan hatırladığımız Enrico’nun oğlu Federico ise, babasının bir ikon gibi görüldüğü Fiorentina’nın altyapısından yetişti. Son 2 sezondur Serie A’yı kasıp kavuran Federico, sağ açık olarak forma giyiyor ve babasının aksine yakın zamanda İtalya’nın dev kulüplerinden birinin formasını terleteceğe benziyor. Mor-Beyazlı kulüpte bir başka oğul Giovanni Simeone ile ter döken Federico, bu sezon Serie A’da 2 gol attı ve 5 asist yaptı.

Patrick-Justin Kluivert

Ajax’ın yetiştirdiği en önemli santrforlardan biri olan ve daha sonra Barcelona’da da forma giyen Patrick Kluivert’ın oğlu Justin de Ajax altyapısından yetişti. 2016’da Hollanda kulübüyle UEFA Avrupa Ligi finalinde boy gösteren Justin, kanat oyuncusu olarak görev yapıyor. 19 yaşındaki oyuncu, 2018 yazında 18 milyon Avro bedelle Roma’ya transfer oldu ancak, bu sezon 9 maçta forma giydiği Serie A’da golle tanışamadı.

Zinedine-Enzo-Luca Zidane

Zinedine Zidane’ı futbol dünyasında tanımayan yok. Fransa’yla Dünya Kupası, Real Madrid’de hem hoca hem de futbolcu olarak yaşanan şampiyonluk sevinçleri ve çok daha fazlası… Oğulları Enzo ve Luca’nın önünde böyle bir efsane olunca, gölgesinde kalmamak da epey zorlaşıyor. Babasıyla aynı mevkide, orta sahada forma giyen büyük oğul Enzo (23), şu sıralarda İspanya 2.Ligi’nde Rayo Majadahonda forması giyiyor. Küçük oğul Luca Zidane(20) ise tamamen farklı bir yol seçip kaleci oldu ve şu an Real Madrid’in B takımı Castilla’da mücadele ediyor, A takımdan bir şans gelmesini bekliyor.

Gheorghe-Ianis Hagi

Galatasaraylılar’ın hasret ve minnetle andığı Rumen efsane Gheorghe Hagi’nin oğlu da futbolculuğu seçenlerden. 1998 İstanbul doğumlu olan Ianis, Fiorentina’da şansını denedikten sonra Romanya’ya döndü ve babasının teknik direktörü ve sahibi olduğu Viitorul Constanta’da forma giymeye başladı. Burada kendini bulan Ianis, 2016-17 sezonunda babasıyla beraber Steaua, Cluj ve Dinamo gibi devlerin önünde kısıtlı imkanlarla Romanya Ligi Şampiyonluğu yaşadı.

Peter-Kasper Schmeichel

Manchester United tarihinin en önemli kalecilerinden biri olarak gösterilen ve İngiliz kulübüyle unutulmaz bir Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan Peter Schmeichel, kariyerinin son yıllarında ezeli rakip Manchester City’e transfer olmuştu. Bu kulübün altyapısında yetişen oğlu Kasper, bir süre İngiltere’nin alt lig kulüplerinde forma giydikten sonra, o sırada Championship’te mücadele eden Leicester City’e transfer oldu. Kasper, Leicester’la önce Premier Lig’e çıkma sevinci yaşadı, iki sezon sonra da mucizevi bir lig şampiyonluğuna katkıda bulundu. Böylece Schmeichel’lar baba-oğul Premier Lig’de şampiyonluk yaşamış oldular.

Johan-Jordi Cruyff

Baba Cruyff, Ajax ve Barcelona kulüplerinde hem futbolculuğuyla hem de teknik direktörlüğüyle çağ açan, futbol tarihine damga vurmuş bir isim. Yaptığı iki meslekte de tüm kupaları toplayan bir babanın oğlu olarak aynı mesleği icra etmek zor olsa gerek. Jordi de babasının ağırlığı altında ezilen futbolculardan biri. Kariyerinde Barcelona ve Manchester United formaları giyse de hiçbir zaman beklentileri karşılayamayan Jordi, 2001’de Alaves’le UEFA Kupası finalinde boy göstermesi dışında herhangi bir başarıya imza atamadı. Aslında, takım arkadaşı Ryan Giggs’in sözleri, üzerindeki baskının ne denli büyük olduğunu gösteriyor: “Jordi, antrenmanlarda dünyanın en iyi futbolcusu gibiydi. Her şeyi yapabilirdi. Ama bunu asla maçlara taşıyamadı.”

Cesare-Paolo Maldini

Maldini ailesi, İtalya futboluna tam anlamıyla damgasını vurmuş bir ailedir. Baba Cesare, İtalya’nın 1968 Avrupa Şampiyonası zaferinde ve Milan’ın 1963’teki Şampiyon Kulüpler Kupası sevincinde savunma lideri olarak kilit bir rol oynamıştır. Oğlu Paolo ise, Milan için babasından bile büyük efsane olmayı başardı. Milan tarihinin en fazla kupa kazanan ve en fazla maça çıkan futbolcusu olan Paolo Maldini, tıpkı babası gibi İtalya’nın yetiştirdiği en büyük futbolculardan biri olarak anılıyor. İkili, İtalya Milli Takımı ve Milan’da, kısa süreler de olsa futbolcu-teknik adam ilişkisi de kurdu.

Mahir Günok-Mert Günok

Şu an Başakşehir forması altında çok iyi bir performans sergileyen ve milli takıma alınmaması ciddi tartışma konusu olan Mert Günok da baba mesleğini seçenlerden. Mert’in babası Mahir, Trabzonspor altyapısında yetişmiş, daha sonra da İstanbulspor ve Zeytinburnuspor gibi önemli takımlarda forma giymişti.

Semih Yuvakuran-Utku Yuvakuran

Galatasaray ve Fenerbahçe’de yıllarca forma giyen, milli takım formasını da uzun yıllar terleten Semih Yuvakuran’ın oğlu Utku Yuvakuran, futbola Beylerbeyi’nde başladı. Sergilediği performansla büyük takımların dikkatini çeken Utku, Beşiktaş’a transfer oldu. Karius gelmeden önce, Tolga’nın da sakatlanmasıyla ligde Antalyaspor karşısında şans bulmuştu. Otoriteler tarafından Utku’nun geleceğin yıldızlarından biri olduğu konuşuluyor.

George-Timothy Weah

Eskinin Ballon d’Or sahibi futbolcusu, şimdininse Liberya Devlet Başkanı olan George Weah’ın ABD doğumlu oğlu Timothy, futbola New York Red Bulls’da başladı. Burada dikkatleri üzerine çektikten sonra Fransız devi PSG’ye transfer olan 19 yaşındaki oyuncu, bu sezon Ligue 1’de 2 maçta toplam 53 dakika şans buldu ve 1 gol kaydetti. Kanat forvet olarak görev yapan Timothy Weah, milli takım düzeyinde ABD’yi tercih etti ve takımın en önemli genç yeteneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Semih Yuvakuran, Mert Günok