Şeytani kötülüğün görsel hali ‘From Hell’

Alan Moore From Hell - Cehennemden Gelen’de, okura adeta olayın gelişimini olduğu gibi aktarıyor. On dört bölümden oluşan yapıtta okura yalın gerçeğin içindeki ürkütücü tabloyu sunuyor…
Yayınlanma tarihi: 22 Temmuz 2019 Pazartesi, 16:41

[Haber görseli]

GÜRER MUT

Gecenin karanlığı bir kentin tüm pisliğini örtebilir. Hele ki bu kent 1800’lü yılların Victoria dönemi Londra’sı ise bu karanlığın daha farklı bir anlamı vardır. İmparatorluğun başkentindeki o karanlık atmosferin içinde suçun her boyutu; fuhuş, uyuşturucu ve cinayetler vardır. Titreyen gaz lambalarının altında suç artık her yerdedir. Bu dönemin tüm çarpıcılığını ve karanlık atmosferini oldukça özgün bir dil ve görsel zenginlikle sunan From Hell - Cehennemden Gelen Flaneur Yayınları tarafından yayımlandı. Alan Moore’un yazdığı Eddie Campbell ve Pate Mullins’in (Yardımcı çizer) çizdiği, 1993 yılında Eisner ve 2001 yılında Angoulême Uluslararası Çizgi Roman Festivali’nde ödül alan bu grafik roman adını ise Karındeşen Jack’in From Hell mektubundan alıyor.

1888’in karamsar atmosferi içinde bir odada başlıyor hikâye… Prens Albert Victor ile Annie Elisabeth Crock’un yasak aşkı bir süre sonra resmiyete eriyor ve çift evleniyor. Bu aşkın sonucunda bu ikilinin bir de çocukları oluyor. Elbette halktan biri ile tahtın bir numaralı varisinin evlenmesi kabul edilemez bir hareket olarak görülüyor. Güpegündüz Prens Albert’in evde olmadığı bir vakit, eve baskın düzenlenerek Annie zorla akıl hastanesine götürülüyor. Prens Albert’in arkadaşı Walter Sickert tarafından çocuğa bakması için tutulan Mary Kally ise ikilinin çocuğunu bir kiliseye yerleştiriyor. Fakat bir süre sonra ağzını sıkı tutamayan Mary Kelly, Prens’in gayrimeşru bir çocuğu olduğunu şantaj olarak kullanmak isteyince kraliyet ailesi hemen harekete geçiyor. Kraliçe Victoria bu olayla ilgilenmesi için Mason locası üyesi güvenilir kraliyet doktoru Sir William Gull’u görevlendirir.

[Haber görseli]

Bir salkım üzümle gelen vahşet

Alan Moore, Whodunit (Katil kim?) polisiyesinin klişelerinden sıyrılarak, okura yalın gerçeğin içindeki ürkütücü tabloyu sunuyor.

Şeytani kötülüğü görüyoruz Farmakolog Dr. Gull’un yüzünde. Pisikopatik eğilimleri bulunan cinayet işlemeyi bir tür ritüel haline getiren ve her cinayetinde dozu arttıran Dr. Gull, Kraliyete tehdit olarak gördüğü sex işçilerini birer birer yok etmeye başlıyor. Bunu yaparken de açlıktan yorgun düşmüş güvenini bir salkım üzümle kazanıyor. Tam bu noktada yaşanan sefaleti okuyucusuna göstermek isteyen Moore’un Victoria dönemi İngilteresi’nin sosyo-ekonomik farklılıklarını ve Doğu ve Batı Londra arasındaki gelir uçurumunu gözler önüne serdiğini görüyoruz.

Vahşi cinayetlerin artması ve toplum üzerindeki artan etkilerini göz önünde bulundurularak Scotland Yard’ın başarılı Müfettişi Frederick Abberline görevlendiriliyor. Bu göreve getirilmeyi bir anlamda ‘tenzili rütbe’ olarak karşılayan Abberline’ın görev için pek de istekli olmadığını görüyoruz. Fakat cinayetlerin işlenişi ve vahşeti karşısında pek çok kişinin çaresiz kalması ve zamanının ötesinde analitik soruşturma yeteneği olan dedektifin davayı üstlenmesine neden oluyor. Ancak tüm deneyimi ve birikimine rağmen Abberline, davanın çözüme ulaştırılmasında başarılı olamıyor.

Alan Moore cezasızlığın ve meşruluğun hâkim olduğu bir cinayetin nasıl çözülemeyeceğini gösteriyor.

From Hell her açıdan başarılı ve çarpıcı bir çalışma. İçinde bulunan şiddetin yoğunluğu ve çizimlerinin teknik ayrıntıları göz önünde bulundurulduğunda, grafik romanın nasıl önemli bir sanat eserine dönüşeceğini kanıtlıyor adeta. Son olarak butik bir yayınevi olan Flaneur Yayınlarına pek çok yayıncının cesaret edip basamayacağı böylesi bir çalışmayı yayımladığı için teşekkür etmek gerekiyor.

From Hell - Cehennemden gelen / Alan Moore / Çizim: Eddie Campbell / Çeviren: Tunç Pekmen / Flaneur Yayınları / 576 s. / 2019

A+ A-