Tuhaflıklar Müzesi

Londra’da geçen “Tuhaflıklar Müzesi”nde, öksüz bir çocuğun hikâyesi anlatılıyor. Dickensvari bir yapıt okuyacağınızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz!
Yayınlanma tarihi: 5 Eylül 2016 Pazartesi, 17:55

[Haber görseli]Tuhaflıklar Müzesi’ni haritalarda aramakla uğraşmayın. Kısa süreliğine Londra’daydı, orayı terk edeli yıllar oldu. On dokuzuncu yüzyıl Londrası'ndayız. Solucan anlamına gelen ama iki “B” ile yazılan Grubb, romanın ok iki yaşındaki anlatıcısı. Mesleği baca temizliği olan Grubb, aynı zamanda biraz okuyabiliyor, el ile ayak parmaklarından daha fazla da sayı sayabiliyor! Ustasının sözünü dinlemezse yetimhaneyi boylayacak, çünkü ailesini hatırlamıyor bile.

Roman Dickensvari bir girişle başlıyor. Grubb, zalim ustası tarafından sürekli hakarete uğrayan bir çırak. Görevi, baca temizliği yapmak. Romanın bu yanına bir yetişkin gözüyle baktığımızda istismar edilen çocuklar, yetim çocuklar, çalışan çocuklar gibi farklı konuların üzerinde de düşünebiliriz.

Grubb’ın bu görevi gizemli bir handa olunca işler değişiyor. Grubb, ustasının gazabından kurtulmak için bir sandığa saklanınca, sandığın bir at arabasına konduğunu, yola çıktıklarını anlıyor. Sonra bir havalanma hissi…

Başka bir dünyaya adım atıp sayısız büyülü nesneyle tanışan Grubb için yaşam artık daha da zor. Çünkü o sadece bir baca temizleyici fakat diğer dünyada ondan beklenen farklı görevler var. Bakalım bunu başarabilecek mi. Ölmek ya da yaşamak ikileminde kalan bu çocuğun yaşadığı korkunç günler, fantastik kurgu düzleminde anlatılmış.

BUHAR ÇILGINLIĞI

Alternatif endüstriyel bir çağın anlatıldığı, her şeyin buhar ile çalıştığı bir devre ait olarak anlatılan bilimkurgusal, fantastik, “steampunk” bir yapıt. Steampunk, İngiltere Kraliçesi Viktorya döneminde üretilen, dönemin en teknolojik aletlerinin buharla çalışma sistemine verilen isim. Türkçeye “Buhar Çılgınlığı” olarak çevrilebilir. Buhar çağı fantazyası olan, “steampunk” öğelerini de içeren bir roman Tuhaflıklar Müzesi. Bir serinin ilk kitabı bu. Aksiyon, macera, bilimkurgu, doğaüstü büyülü karakterler, mitoloji, eski Londra bakalım Türkiye’deki çocuk okurun ilgisini çekecek mi, merak ediyorum.

Tuhaflıklar Müzesi, Gregory Funaro’nun ilk çocuk kitabı. Yazar, New Hampshire Üniversitesi’nde tiyatro okumuş. Akademisyenlik ve aktörlüğü birlikte sürdürüyor.

Gotik öğeler ve fantastik yaklaşım Harry Potter kitaplarını andırsa da, en belirgin farkı kitabın kahramanı Grubb’ın büyülü yeteneklerinin olmayışı. Kimi zaman bu tür kitaplarda sihir, sihirbazlar, cadılar, mitolojik varlıklar, büyülü nesneler gibi birçok öğe aynı anda kullanılarak çocuk okurun kafasında bir karmaşa yaratıldığına tanık oluyoruz. Yabancı isimlerin çokluğu da buna eklenince kurgu, aksiyon dolu bir çorbaya dönebiliyor. Tuhaflıklar Müzesi’nde bu karmaşa yaşanmıyor, özenle hepsinin üstesinden gelinmiş. Karakterler yavaş yavaş tanıtılmış, kurgunun temposu çocuk okuru yormayacak biçimde geliştirilmiş.

DÜŞLERE BOYUN EĞDİRİLEMEZ

Romanda yalnızca İngiliz efsane ve mitlerine değil, Japon halk masallarına, Kızılderili hikâyelerine, Baltık ülkelerinin masal kahramanlarına göndermelerde bulunuluyor. Goblinler, troller, şinobiler ve pek çoğu sayfalara yerini alıyor. Bu göndermelerin, kitabın seslendiği yaş grubundaki okura aşırı yükleme getirmesi riski olsa da kitabın sonuna koyulan “karakterler dizini” bu riski en aza indirgemeyi başarıyor.

Grubb, kuralları esnetmeye çok meraklı, çevresine saygılı, belki olması gerekenden bile ciddi bir çocuk. Onun bu karakterinin yanında renkli kişilikleri ile dikkat çeken yan karakter kurguya başarıyla serpiştirilmiş. Bu yan karakterlerden hangilerinin sonraki kitaplarında yeniden ortaya çıkacağını da merak ettim doğrusu.

Samuray zırhı, huysuz peri, konuşan saat ve daha fazlası, hem güldürüyor hem de fantastik dünyaya kapılar açıyor. Büyülü bir ev, kaçak bir yolcu, tuhaf nesneler, iyiler ile kötülerin mücadelesi, tuhaf yaratıklar fantastik çocuk edebiyatında çok da şaşırtmayan öğeler olsa da fantastik, bol eylemli kurgulardan hoşlanan çocukların, bu serinin devam kitaplarını merakla bekleyeceklerini düşünüyorum.

Kitabın siyah beyaz çizimleri etkileyici. Fantastik sahnelerin başarılı çizimleri, kitabın ruhunu yakalıyor, kurgunun görselleştirilmesine destek veriyor. Ressam Vivienne To, film endüstrisinde de çocuklar için hazırlanan animasyon filmlerinde de çizimleri kullanılan bir sanatçı.

Fantastik okumalar, katı kalıplara sokmaya çalıştığımız dünya ile dalga geçer, düşlerin boyun eğdirilemez olduğunu bir kez daha gösterir. J. R. R. Tolkien’in sözcükleri bitirsin bu yazıyı: “Ve sizler görmediniz mi, şu güzel yolu/ Eğrelti otlarıyla kaplı yamaçta rüzgârlar eser?/ İşte bu da Periler Diyarı'nın yoludur/ Sizin ve benim bu gece mırıldandığımız.”

Alistair Grim’in Tuhaflıklar Müzesi / Gregory Funaro / Resimleyen: Vivienne To / Doğan Egmont / 2016 / 345 s./ 11+

www.maviselyener.com

A+ A-