A+ A-

Osman Bahadır'ın yazılar toplamı

“Osmanlılardan Cumhuriyete Sekülerleşme”, Osman Bahadır’ın 2010-2015 arasında çeşitli dergilerde yayımlanan yazılarının bir derlemesi. Bahadır, kitabında, sekülerleşme olgusunu bilim tarihiyle birlikte irdeleyip resim, müzik, edebiyat, sinema alanlarına, toplumsal ve siyasî yaşama izdüşümlerini ele alıyor.
Yayınlanma tarihi: 27 Ekim 2017 Cuma, 21:19

Çağdaşlaşma serüveni

Bilim tarihi üzerine on altı kitabı ve beş yüzü aşkın çalışması bulunan Osman Bahadır, Osmanlılardan Cumhuriyete Sekülerleşme ile bu kez sekülerleşme kavramının dününe ve bugününe perde aralıyor. Bahadır’ın konuya ilişkin altmış yazısını bir araya getiriyor kitap. 2010-2015 arasında kaleme alınan bu yazıların büyük bir kısmı Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji’nin yanı sıra birçok dergide yayımlanan metinler. Yazar, derleme sırasında eklemeler ve birtakım değişikler yaparak bir çerçeve çizmiş.
Günümüzde siyasî arenada sıklıkla tartışılan ve çoğu zaman doğru anlamda kullanılmayan sekülerizm kavramı, Latince çağ anlamına gelen Saeculum kelimesinden geliyor. TDK, Türkçede laiklik veya çağdaşlaşma sözcükleriyle açıklanan bu sözcüğe karşılık olarak “dünyacılık”ı öneriyor. Osman Bahadır, bu noktada sekülerizmi bir kavramın ötesinde algılayış biçimi olarak mercek altına alıyor; kitabıyla sekülerizmin toplumsal yaşamın her aşamasında etkilendiği ve etkilediği durum ve olayların peşine düşüyor.
 
SEKÜLERİZME DİSİPLİNLERARASI BAKIŞ

Bilim tarihi geçmişini de göz önüne alırsak, yazarın sekülerleşmeyi bilimle etkileşimi bağlamında ele alması şaşırtıcı değil. Ancak bununla yetinmeyip bu kavramı toplumsal dinamikler içinde konumlandırıyor. Üç bölüme ayrılan çalışma, açık bir anlatımla okuru enformasyona boğmadan ve konunun odağından çıkmadan bilgi veriyor. Kitap, ilk bölümde sekülerleşmeyi getiren koşullara ve öncesine uzanıyor; laiklik olgusunu, demokrasi, özgürlük ve eşitlik kavramlarıyla birlikte irdeliyor. Yazar, sekülerleşmenin tarihsel gelişiminden başlamak yerine ne olup ne olmadığına ilişkin bir parantez açarak giriş yapıyor. Böylelikle okura açılan çalışma, demokrasiyi sekülerleşmenin çocuğu olarak niteleyen Bahadır’ın bu eksende bir kültürü de satıraralarına yansıtmasıyla derinleşiyor: Okur, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte sosyal yaşamın bilinmeyenlerine ve değişimine tanık oluyor. Bu tanıklık, ikinci ve üçüncü bölümlerde kutsal değerlerin ve mistik ritüellerin de sekülerleşme ile bilim ekseninde incelenmesiyle devam ediyor. Osmanlı’da ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında resim, müzik, sinema ve hatta edebiyat alanlarına sekülerleşmenin getirilerinin okura aktarılmasına kadar varıyor.

Yazar, Karl Marx, Auguste Comte, Charles Taylor ve Friedrich Engels gibi pek çok ismin yazılarını alıntılayıp sekülerleşmeye dair fikirleri üzerinden yol alırken felsefî birikimi de esgeçmiyor. Kitapta Reşat Nuri Güntekin’in romanlarında sekülerleşmenin izlerini de okuyoruz, kadınların eğitim mücadelesini de, Fikri Tevfik Bey’in hücre teorisini de, Türkiye’nin ilk psikanaliz yazılarını da… Osman Bahadır, bu yazılar toplamıyla sekülerleşmeye disiplinlerarası bir açıdan bakmak isteyen okura rehberlik ediyor. Ayrıca, Bahadır’ın yazılarının sonuna eklediği yararlanılan kaynakları bir araya getirdiğimizde çağdaşlaşma ve yakın tarihe ilgi duyanlar için geniş kapsamlı bir okuma listesi ortaya çıkıyor aslında.
 
Osmanlılardan Cumhuriyete Sekülerleşme/ Osman Bahadır/ Evrim Kitap/ 188 s.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer