Kapat
A+ A-

Dan Brown'dan 'Başlangıç'

Dünyaca ünlü çok satan romanların yazarı Dan Brown, yeni bir macerayla daha okurların karışısında. Brown, yeni romanı “Başlangıç” ile insanlığın kadim sorularına dek uzanıyor ve öngörülebilir bir geleceğin perspektifini sunuyor.
Yayınlanma tarihi: 24 Kasım 2017 Cuma, 17:12

‘Nereden geldik? Nereye gidiyoruz?’

Dünyadaki teknoloji hızla ilerlerken yaşamımız da baştan ayağa değişiyor. Bu hıza ayak uydurmaya çalışanlar ise sadece bizler olmuyoruz. ‘Bizim’ elimizden çıkan eserler de bir şekilde hızın, gelişmenin, teknolojinin akımına kapılıp farklılaşıyor.

Gelişen teknolojiyle farklılaşmaya başlayan edebiyatın merkezinde yine insan var; bu kesin ancak insanın etrafını donatan yaşam farklılaştıkça eserlerdeki insanın da etrafı, bu yeni teknolojinin ürünleriyle çevreleniyor. Hâl böyleyken okuduklarımız güne ve güncelin gelişmelerine kapılarını açıyor. Bu yansımaları gördükçe; yazarların, sanatçıların da bu gelişmeleri takip ettiklerini, günü yakalamak ve eserlerine gerçekçi zeminler hazırlayabilmek adına çaba gösterdiklerini görüyoruz. Daha da güzeli ise geleceğe dair bir perspektifler edinebileceğimiz manzaralarla karşı karşıya kalıyoruz bazı yapıtlarda ki bugün kullandığımız pek çok teknolojiyi, daha öncesinde filmlerde, romanlarda gördüğümüzü aklımızda tutarsak, bu eserlerin ekseninde dolaşmanın ne kadar açıcı bir deneyim olduğu fark edilecektir. Gelişmenin sanat ve hayal gücüyle başladığını, fikir tohumlarının böylece ekildiğini, imkânlar geliştikçe de önümüze yeni teknoloji ürünlerin serildiğini söylemek, sanıyorum herkesin hak vereceği su götürmez bir gerçek. Klasik bilimkurgu eserlerin pek çoğunda gördüğümüz manzaraları bugün yaşamaktayız.

İNSANLIĞIN EN KADİM SORUSU

Da Vinci Şifresi romanıyla bir anda tüm dünyanın konuştuğu isim hâline gelen, Da Vinci Şifresi’nin ardında kaleme aldığı romanlarla da çok satan isimlerin arasında adı hep en tepede yer alan Dan Brown’ın yeni romanı Başlangıç da hemen yukarıda bahsedilen başlıklar ışığında önemle üzerine durulması gereken bir roman.

Dünya üzerinde sayısı on milyonları aşan bir okur kitlesinin takibinde Dan Brown. Her romanıyla çok konuşuluyor, her romanı -az önce de belirtildiği gibi- satış rekorlarını zorluyor... Bunun en önemli nedeni şüphesiz ki Dan Brown’ın romanlarını üzerine kurduğu konular. Tabular üzerinden gidiyor sürekli Brown. Bu tabulara net cevaplar vermek ya da tabuların gerçekliğini sorgulamak gibi bir amacı ise yok. Brown’ın yaptığı, bu tabular etrafında yıllar, belki de yüzyıllar içinde meydana gelen gizem halkasına, kendi yarattığı bir gizem halkası daha eklemek ve bunu sürükleyici bir kurgu içinde romanlaştırmak. Bu gizemin geçmiş ve bugününü meydana getiren gizemin bir ucu mutlaka kiliseye dokunuyor. Papa ve etrafında dönen entrikalar dizisi, Hıristiyanlık’ın çeşitli yer altı mezheplerine odaklanarak gelişen konular sanat eserlerinin -mutlaka- bir diğer kahraman gibi akan hikâyenin içinde dolaşması ve tüm bunların bir gizem ağıyla birbirine sıkı sıkıya bağlanması; klasik bir Dan Brown romanından beklenenler ve yazar da bugüne kadar başarıyı yakaladığı çizgisini hiç bozmadı. Az önce dile getirilenlerden biri olmasa Brown romanlarının bir ayağı mutlaka boşta kalır. Yazar da bunun farkında ki bugüne değin böyle bir yola sapmadı.

Başlangıç da hemen yukarıda yazılanlar bağlamında bakıldığında klasik bir Dan Brown romanı; buna şüphe yok... Fakat Brown, bu yeni romanında, az önce dile getirilen ve yazdıklarının tüm dünyada ses getirmesini sağlayan üç ayaklı yapıya bir yenisini ekliyor. Başlangıç’ın önemi ve diğer Dan Brown romanlarından farklılığı da tam olarak bu noktada ortaya çıkıyor.

Başlangıç’ta yapay zeka, romanın önemli bir kahramanı. Günün gelişmeleri ışığında olaya odaklandığımızda, şimdiki zamanın bir yansıması olarak görülebilir bu durum ancak roman okundukça görülecek ki Brown’ın romanın bir kahramanı hâline getirdiği yapay zeka geleceğe açılan bir pencere, ileri bir perspektif. Yapay zekanın bir kahraman olarak roman sahnesine çıkışı bir ilk değil elbet ne ki Dan Brown romanlarının ulaştığı okur kitlesi göz önüne alındığında pek çok kişinin, böyle bir gelişmenin ne kadar ileri boyutlara ulaşabileceğini öğreneceği alan yine Dan Brown romanları olacak.

Meselenin ironik yanı ise Dan Brown’ın bu gelecek perspektifinden insanlığın en kadim sorusu üzerine bir gizem ağı örmesi...

“Nereden geldik? Nereye gidiyoruz?”

Bu da Başlangıç’ı diğer Brown romanlarından ayrı bir yerde tutmamız için önemli bir neden çünkü yazar bugüne değin romanlarındaki en kapsayıcı soru üzerine örüyor gizem ağlarını. Bu soru üzerine düşünmüyor, yanıt aramıyor, yaptığı yine ‘Acaba?’ dedirtip gizem odağını ustaca yönetmek ancak bu kez belli bir kesimin ya da dinin acabası değil bu. Tanrı fikri üzerinde dolaştırıyor bu kez kuşku yumaklarını Brown ve artık bildiğimiz o kurgusal mantığında Tanrı’nın varlığı bir bilmece konusuna dönüşüyor.

BİR DİĞER KAHRAMAN: BARCELONA

Hikâyenin kahramanı tabii ki Robert Langdon. Bir simgebilim profesörü olmasının yanında tecrübeli bir roman kahramanı artık o ve Dan Brown maceralarının vazgeçilmez figürü olmasının yanında, usta bir macerapereste de dönüşümüz durumda. Anlaşılan o ki Dan Brown’ın kalbi attıkça Langdon da yaşamaya devam edecek ve yaşı ne olursa olsun maceraların içinde tam gaz gezinecek. Langdon’ın bu seferki macerası ise eski öğrencisi Edmond Kirch’ün davetlisi olarak gittiği Barcelona’da yakalıyor kendisini. Romanın sanat eserleri ekseninde genişleyen kolunu da hâliyle Barcelona meydana getiriyor. Da Vinci’nin Şifresi’nin başkenti nasıl Paris’se, Melekler ve Şeytanlar’ın bir diğer kahramanı Vatikan Cehennem’in tam göbeğindeki şehrin İstanbul olduğu gibi; Başlangıç’ın şehir kahramanı Barcelona. Dolayısıyla Antoni Gaudi’nin evrenine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz Başlangıç’ta.

Langdon’ın Barcelona’ya davetinin nedeni ise hâlihazırda bilgisayar dâhisi, fütürist ve kâhin olarak anılan öğrencisinin dünyayı sarsacak buluşunun halka duyuruluş günüdür. Fakat Dan Brown romanının içindeyiz, unutmayın; işler tabii ki istendiği gibi gitmez ve olaya İspanya kraliyet ailesinin de karıştığı karmakarışık bir hâl alır.

Dan Brown, Başlangıç’ta roman evrenine yeni bir kapı aralıyor bir kadim soruya doğru menzilini yöneltmişken, açıcı bir gelecek perspektifi de sunuyor. Böylelikle Brown’ın sunduğu perspektifte günü gördüğümüz gibi geleceğe de bir pencere açma imkânını yakalıyor.

Başlangıç’ın en ilginç yanı da bu zaten.

Başlangıç günün romanı, evet ama insanın sorduğu en eski sorudan öngörülebilir bir geleceğin buluşlarına kadar pek çok şeyi kapsıyor.

Başlangıç / Dan Brown / Çeviren: Petek Demir İncek / Altın Kitapları / 536 s.

Cumhuriyet İMECESİ