Kapat
A+ A-

Yunus Nadi Şiir Ödülü: A. Kadir Paksoy

Yunusu Nadi Şiir Ödülü bu yıl iki kişi arasında paylaştırıldı. Bu isimlerden biri A. Kadir Paksoy. "Şiirin Kıyılarında" ile uzanan Paksoy ile kitabını ve şiirin kendisi için ne anlam ifade ettiğini konuştuk.
Yayınlanma tarihi: 25 Kasım 2017 Cumartesi, 00:20

'Şiir yürek işidir'

- Türkiye yine zorlu bir dönemden geçiyor. Siz daha önce de zorlu dönemler yaşadınız, hatta “komünizm propagandası” nedeniyle cezaevine girdiniz. Ancak birçok kişi ülke tarihinde böylesine adaletsiz bir dönem yaşanmadığını dile getiriyor; katılıyor musunuz?

-Katılmamak olası mı? Yaşadığımız bu döneme bir ad vermek gerekirse “dinci faşizm” demek en uygunudur.

-Sizce bu dönemin çıkış yolları var mı, neler?

- İlhan Selçuk'un “Türkiye Cumhuriyeti’ni şairler kurdu,” dediği gibi, yine yaşayan-yaşamayan şairler kurtaracak bizi. Nasıl mı? Bizi kinden, nefretten, ilkelliklerden uzaklaştırıp güzellikleri göstererek. Şimdi bunları size söylerken anımsadım: Bir avukat dostum vardı, küçük bir defter taşırdı cebinde; içinde Nâzım’dan, Neruda’dan, Yunus’tan, Ahmed Arif’ten, Ataol Behramoğlu’ndan şiirlerin yazılı olduğu bir defter... Duruşmaya girmeden önce o defteri cebinden çıkarıp bir şiir okur, ondan sonra girerdi. Bugünler de geçecektir, hiç kuşkunuz olmasın. Nâzım ustamızın dediği gibi “Yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir.”

-Şiir günümüzde yeterince okunuyor mu? Şiirden uzaklaştı mı ülke sizce?

- Toplum şiirin hem dostudur hem de düşmanı. Toplum şiirin dostudur çünkü, şiirin peteklerini dolduracak balın çiçekleri toplumsal yaşantıda açar. Toplum şiirin düşmanıdır çünkü çoğunluk hep kendine benzeyeni arar ve yinelenmeyi ister. Nasıl kötü politikacılar halkın kuyruğuna takılır, ona boş övgüler düzerse kötü ozanlar da aynı şeyi yapar. Toplumu aşacak, toplumun beğeni düzeyini yükseltecek ürünler ortaya koymak yerine, kendisine bol alkış ve ün getirecek sıradan manzumeler döktürmeyi ya da erotizm sandığı piyasa işi bayağılıklarla halkı aldatmayı yeğlerler. Ne yazık ki toplum çoğu zaman alçakgönüllü sanatçıları değil, kendilerini alkışlatmada ustalaşan sanatçıları öne çıkarıyor. Sanatçılar içinde en çok gadre uğrayanlar kimlerdir, diye sorarsanız, ozanlardır derim...
Ülke şiirden uzaklaştı mı? Bir bakıma öyle. İnsanları insan olmaktan çıkarıp yalnızca müşteri olarak gören, insan ilişkilerini yalnızca çıkara dayandıran kapitalizmin, piyasa ekonomisinin doğal sonucu. Ama şiir piyasa işi değildir. Şiir yürek işidir. Şiir, her gün çiğnenen bir bahçede çiçek yetiştirmektir. Türkiye, her gün çiğnenen bir bahçe, ozanlar da bu bahçede çiçek yetiştiren bahçıvanlardır. Yılmak yok.

- Yunus Nadi Şiir Ödülü'nü kazanmak size neler hissettirdi?

- Güzel şeyler hissettim. En başta onur. Onur duydum; çünkü Yunus Nadi adı, Kurtuluş Savaşımız ile Cumhuriyet’le, Atatürk’le, yarım yüzyıldır okuru olduğum, ülkemin en saygın ve köklü gazetesi Cumhuriyet’le özdeşleşmiş bir ad. Adımın Yunus Nadi ile birlikte anılması, elbette onur verici. Ayrıca, Yunus Nadi Şiir Ödülü seçici kurulunda yer alan adlar, şiirimizin/yazınımızın kuşkusuz çok saygın adları. Onların beğenisini kazanmış olmak da az şey olmasa gerek…
 
Şiirin Kıyılarında / A. Kadir Paksoy / Tan Edebiyat / 64 s.
 

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ataol Behramoğlu, İlhan Selçuk, Ahmed Arif