Kapat
A+ A-

Maggie Nelson'dan 'Mavibent'

Maggie Nelson’un “Mavibent”i; geride kalanın, ileriye gitmek için kendi iç döküşünü yansıtan bir metin. Kitaptaki cümleler, terapi notları ya da sadece kendi kendine konuşma ve sayıklamalar şeklinde karşımıza çıkıyor.
Yayınlanma tarihi: 15 Ocak 2018 Pazartesi, 12:03

[Haber görseli]Aklın sınırlarına savrulan anlatı

Bir aşkın yası kaç farklı türde tutulur bilemiyorum. Ağlayarak, susarak, giderek, durarak ve hatta belki her zamankinden daha çok hareket ederek ama bence en güzeli ve insanı en sağaltanı yazarak… Uzun uzun kendine ve etrafında olan biten her şeye dair mektuplar yazmak, bir şahıstan ziyade bir âna yazılan mektup insanı en kurtaran şeylerden biri bence. Bir ara okuduğum romanların içinden seçtiğim kahramanlarına mektup yazardım, sanki onlar arkadaşımmış ve o roman sadece bana olup biteni anlatmak için kaleme alınmış gibi düşünmek iyi gelirdi.

Yalnızlıktan kurtulmanın da aşkın acısından kurtulma yolları gibi birçok yolu var. Aşk acısından kurtulmak gerekir mi, bilinmez. Kimine ağır gelir. Aşk acısı yeryüzünün en güzel ve en çekilebilir acılarından biridir bence, insan yaşadığına ikna olur. Evet hissediyorum, oldukça büyük ve güçlü sarsılıyorum kabul ama yaşıyor ve geçecek biliyorum. Şu zamanda hayata ikna olmanın en güzel biçimlerinden biri çünkü âşık olmak; Ursula Le. Guin’in Her Yerden Çok Uzakta romanında yazdığı şiir gibi: “Bir şey yok ‘hiç bir şey’ yok bundan üstün / ömrümce görmezsen de bir daha / eh diyebilirim yine de bir kez orada bulundum.” İnsanın başına bir kez ya da birden fazla kez gelebilir aşk ama orada bir kez yalnız olmadığınızı düşündüğünüzde sonsuza kadar o ânın anısıyla yaşamaya devam edebilirsiniz.

Maggie Nelson’un 2009’da yazdığı orijinal adı “Bluets” olan metni Mavibent başlığıyla yayımlandı. Kitap; geride kalanın, ileriye gitmek için kendi iç döküşünü yansıtıyor. Kitaba sadece metin tanımlamasını yapmamın nedeni, Nelson’un oluşturduğu kitaba da adını veren bentlerden oluşması ve bu bentlerin kısalı uzunlu mektuplar, terapi notları ya da sadece kendi kendine konuşma ve sayıklamalar şeklinde okunması. Bir kurgu değil Mavibent, içine sıkıştığı yerden aklın sınırlarına doğru alabildiğince savrulan bir anlatı.

ŞAHSİ BİR MESELE

1973 doğumlu Amerikalı bir şair, sanat eleştirmeni, öğretim üyesi olan Nelson’un daha önce yazdığı beş kurmaca dışı kitabı ve dört şiir kitabı bulunuyor. National Book Critics Circle Eleştiri Ödülü’nü 2015’te alan The Argonauts ve New York Times Yılın Dikkate Değer Kitapları listesine giren The Art of Cruelty: A Reckoning’in (2011) yazarı. Halen Güney California Üniversitesi’nde İngilizce Profesörü olarak eğitim veren yazar, Los Angeles’ta yaşıyor.

Pascal’ın Düşünceler’inden bir cümle ile açılıyor kitap “ve öyle olsaydı derdik ki tekmil felsefe bir saat acı çekmeye bile değmez.” Nelson’un metni felsefeden şiire, dertleşmeden affetmeye kadar uzanıyor. Bütün bunlara bulaşırken tanıdığınız ya da tanımadığınız ama merak edeceğiniz isimleri ve eserleri de anlatıyor. Nelson, her şeyin içinde bir mavi tonu arayan bir kadın. “Varsayalım mevzua, ben bir renge âşık oldum, diyerek giriyorum” diyerek başlıyor kitabına ve devam ediyor: “Önceleri bir beğeni, bir yakınlık hissiydi. Sonra günlerden bir gün iş ciddiye bindi. Sonra da bir anlamda şahsi bir meseleye dönüştü.” Evet, Nelson gayet şahsi bir meseleyi dile getiriyor kitabında. Biten bir aşkın yasını tutan bir kadın ve aynı zamanda geçirdiği kaza sonucunda sakat kalan bir arkadaşına yardım etmeye çalışan başka bir kadın.

İnsanların birbirini yamayabildiği doğru. Benzer ve eşit olma zorunluluğu, bir şekilde çağın en büyük problemlerinden biri olsa dahi biri bir diğerinin ağrıyan omzunun yerine geçebilir elbette. Bu bedensel olarak mümkün değildir evet ama psikolojik olarak elbette mümkündür. Birinin yanında olduğunu ona hissettirmek kuşkusuz insanın kendisine de iyi gelir.

Mavibent, mavinin umutlu ve berrak hâlinin içine umutsuzluğu da katıyor. Bir rengin hayatla nasıl bir derdi olabilir demeyin, insanın hayatla olan derdi etrafındaki her şeyi etkiliyor ve insan, elini değdiği her şeyi altüst etmekte sonsuz yetenekli. Mavinin peşinden sürüklenmeyi seviyor Nelson, gökyüzünü kaplayan bulutlardan aklının içindeki şekilleri üreten bir zihin gibi…

Mavibent / Maggie Nelson / Çeviren: Selin Siral / Kolektif Kitap / 108 s.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer