A+ A-

Güçlü ve kırılgan MEDEA...

Euripides’in eseri Medea’dan yola çıkarak yeniden yorumlanan “Teessür” adlı oyun, Yunan Mitolojisi’nin emsalsiz kadını Medea ile Yason’un hikâyesini farklı bir dille aktarıyor.
Yayınlanma tarihi: 10 Aralık 2018 Pazartesi, 04:44

[Haber görseli]

Antik Yunan Tragedya yazarı Euripides’in eseri Medea’dan yola çıkarak yeniden yorumlanan “Teessür” adlı oyun, Yunan Mitolojisi’nin emsalsiz kadını Medea ile Yason’un hikâyesini farklı bir dille aktarıyor. Kudretli ve sınırsız yetenekli, gözü kara bir kadın olan Medea, bugünün kadınına uyarlanarak işleniyor. Hassasiyetleri sıra dışı biçimde yoğun, son derece güçlü ancak bir o kadar da kırılgan Medea, tüm büyük travmalarının ve belirleyici bir hastalığı tetikleyen bir terkedilişinin ardından bir yeniden doğuşa hazırlanıyor. Oyunda, Kral Ates’in kızı Medea, âşık olduğu adam Yason için tahtından vazgeçip ülkesini terk eder. Evlenirler, 2 çocukları olur. Bir süre sonra Yason, Kral Kreon’un kızı Glauke ile evlenmek ister, Medea’yı da ülkeden kovarlar. Medea ülkeden gitmek için bir gün daha ister ve büyük trajedi o bir günde gerçekleşir.

Ilgın Sönmez’in yönetmenliğini üstlendiği oyunda Medea karakterini Nihan Büyükağaç, Yason’u ise Taner Rumeli canlandırıyor.

Medea için tarih öncesinden bu yana kadının asla çaresiz olmadığını söyleyen Buyükağaç, “En köşeye sıkışmış ve en çözümsüz olduğunu düşündüğümüz an, aslında en güçlü olduğu andır. İçgüdüsel olarak tırnaklarımız çıkıverir hemen. Yaşadığı ihanetin ağırlığını, acı çektirerek hafifletiyor. Hem de en sevdiğine! Vazgeçilmesi en zor olana. Bugüne kadar, -bugün maalesef daha da fazla- toplumda doğru kabul edilen ‘öğretilmiş’ bilgiler sayesinde, kadına hep bilindik yaftalar yapıştırılmak istendi ve isteniyor. Medea, bu algıya en duru görüsüyle bakıyor ve en güzel cevabı veriyor; “Öyle değil, mutlaka başka bir yolu olmalı! Bulmalıyım!” diyor ve neticede buluyor. İçimiz donuyor” diyor.
Büyükağaç’a, derin üzüntüsüyle tutkularının peşinden giden, bireysel karar vermeye çalışan ve erkek egemen toplumun kurallarını paramparça ederken yalnız kalmayı göze alan bir kadın Medea ve siz bir kadın ve oyuncu olarak, rol size neler hissettirdi’ diye soruyorum: “Duygu akışı ve duygu yoğunluğu itibarıyla kesinlikle sınırları zorlayıcı bir rol. Çok iddialı bir süreç yaşıyor. ‘Erkek egemen toplumun kurallarını paramparça ediyor’ derken çok doğru bir tanımlama yapıyorsunuz. Dolayısıyla kadın söylemini, bir manifestoya dönüştürüyor. Bu noktada erkek seyircide büyük bir farkındalığa yol açması da kaçınılmaz oluyor. Elbette bu süreçte ‘zorlanmadım’ diyemem. Medea’nın kasvetinin üzerime sirayet etmesine bir noktada engel olamadım. Ben de onunla beraber, zor bir süreç yaşadım bir bakıma” diyor.

Gerçek zamanlı bir beyin oyunu olan “Teessür”, video art, müzik, dans ve enstalasyonu da içinde barındırıyor.

Oyunda, Ahmet Uz, Gülru Pekdemir, Dicle Alkan, Kübra Balcan, Mesut Yılmaz, Pınar Ünsal, Mehmet Şeker de rol alıyor. Oyun 14-15 Aralık’ta saat 20.30’da Kültüral Performing Arts İstanbul’da sahnelenecek.

‘Yason, erkekliğin genel geçer hali’

Oyunda Taner Rumeli, Yason karakterini canlandırıyor. Yason’da, Medea’da hırslarına teslim olmuş iki kurban aslında, biri olmasa diğeri de olmazdı. Medea gibi zor bir kadınla beraber yıllar geçirmiş ve beraberce bir dolu suça ortak olmuşlar. Bu incelikli suçları işleyen büyük ölçüde Medea, azmettiricisi de Yason. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar istedikleri başarıya bir türlü ulaşamıyorlar. Nihayetinde bu yükü Medea gibi omuzlayacak gücü olmadığı için vaktinden önce pes edip, erkekliğin ona verdiği güçle hareket ederek hızlı bir çözüm arayışıyla beraber zengin ve genç bir kızla evlenmeye karar veriyor. Böylece de trajik hatayı yapıyor. Yol arkadaşını ortada bırakmak en büyük hatası. Anlıyoruz ki Medea kadar güçlü bir kadına asla böyle arkanı dönemezsin.

Rumeli’ye, “Yason, erkekliğin yüzkarası mıdır? Yoksa haklı mıdır, hakkı mıdır? Ya da erkekliğin genel geçer hali midir” diye soruyorum: “Yason, erkekliğin yüz karası değil, bizatihi genel geçer halidir bana sorarsanız. Maalesef, yaşadığımız erkek egemen dünyada “her istediğinde her istediğini yapabileceğini sanan Yason’lar ile karşılaşabilirsiniz. Ben kişi olarak hiçbir tartışmada Yason’u haklı bulamam. Oyuncu kişi olarak onu haklı bulmak zorundayım. Çünkü bir rolü çıkarmanın en önemli tarafı onu anlamaktır. Yason da sonuna kadar kendini haklı görüyor. Zaten tragedya da iki eşit üstün gücün çatışmasıyla ortaya çıkıyor” diyor.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Mehmet Şeker