Kapat
A+ A-

Bakanlık 'Gezi' diyemedi!

Resmi yazıda, “Gezi” eylemlerine değinmezken, tiyatrolar için “Düzenli perde açmıyor, Türk tiyatrosunun geleneğini yaşatmıyor, Türk oyun yazarlarına öncelik vermiyor ve yurtiçi turneler düzenleyerek Anadolu’ya sanat götürmüyor” gerekçeleri sunuldu.
Yayınlanma tarihi: 21 Kasım 2013 Perşembe, 10:10

[Haber görseli]

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, bu yıl “Gezi eylemlerine destek verdiği ve katıldığı” gerekçesiyle bakanlıktan yardım alamayan Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) ve Ankara Halk Tiyatrosu’na resmi bir yazı göndererek, “bakanlıktan yardım alamama” gerekçelerini açıkladı. Genel müdürlük, yazısında “Gezi” eylemlerine değinmezken, tiyatrolar için “düzenli perde açmıyor, Türk tiyatrosunun geleneğini yaşatmıyor, Türk oyun yazarlarına öncelik vermiyor ve yurtiçi turneler düzenleyerek Anadolu’ya sanat götürmüyor” gerekçeleri sunuldu.

AST, Ankara Halk Tiyatrosu yönetimine Genel Müdür Yardımcısı Nihat Değirmenci imzasıyla gönderilen yazıda, “Bakanlıkça Yerel Yönetimlerin, Derneklerin, Vakıfların ve Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin Yönetmelik kapsamında 2013-2014 sanat sezonu için başvuru yaptığınız projeniz, adı geçen yönetmelik gereği oluşturulan Değerlendirme Komisyonu’nca değerlendirilmiştir. Değerlendirme Komisyonu, ilgili yönetmeliğin 9. maddesinde belirtilen değerlendirme ölçütleri ile olanaklarını da göz önünde bulundurarak, yaptığı değerlendirmeler sonucunda projenize yardım yapılmamasına karar verilmiştir” denildi. Yazıda geçen 9. maddeye göre söz konusu tiyatroların “projeleri kültür sanat ve turizm değerlerini yaşatıcı, yayıcı, tanıtıcı, destekleyici olma niteliğine ve yeterliliğine sahip değil”. Ayrıca bu tiyatrolar, “sezon içinde yeterli sayıda perde açmıyor, Türk tiyatrosunun geleneğini yaşatmıyor, Türk oyun yazarlarına öncelik vermiyor ve yurtiçi turneler düzenleyerek Anadolu’ya sanat götürmüyor”.

‘Biz halkımıza güveniyoruz’

AST yönetiminden genel müdürlüğün yazısıyla ilgili olarak Cumhuriyet’e yapılan yazılı açıklamada, “Kurul üyelerini bu karara attıkları imza ile tarihe not düştükleri için kutlamak gerekir. 50 yılını geride bırakmış ve 50 yıldır devrimci ve muhalif tiyatro anlayışından ödün vermeden yoluna devam eden AST’ı bu çizgisinden hiçbir iktidar alıkoyamamıştır. Herkes emin olsun ki bundan sonraki iktidarlar da bunu başaramayacaktır. Yapılan bu haksız, tutarsız ve en hafif deyimiyle faşizan uygulmayı kendimize kalkan yapıp bundan yararlanma gibi bir hafifliğe kapılmayacağımızı da herkesin bilmesini istiyoruz” denildi. Ankara Halk Tiyatrosu yönetimi de “Bizim gibi tiyatrolar devlet yardımlarıyla kurulmamıştır. Biz bu noktaya da devlet yardımıyla gelmedik. Biz yaşamın içinden, halka dair, onların sorunlarına dair oyunlar sahneledikçe halkımız zaten bizi destekleyecektir. Biz halkımıza güveniyoruz” açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Semih Çelenk: ‘En önce ben karşı çıktım’

Özel Tiyatrolara Destek Kurulu üyesi Prof. Dr. Semih Çelenk de yaptığı yazılı açıklamada, kendisinin gerek tiyatro camiasınca haksız yere itham edildiğine vurgu yaparak, söz konusu kurulda en bariz muhalefetin kendisi tarafından yapıldığını dile getirdi. Çelenk, “Komisyonun resmi/memur üyelerince açıkça belirtilmese de benim dolaylı bir cezalandırma olarak gördüğüm/hissettiğim ve ölçütlerinin de nesnel olmadığına inandığım bu ‘yararlandırmama’ya karşı olduğumu ilgili komisyonun toplantısı sırasında, hem sözlü olarak ayrıntılı bir biçimde hem de kullandığım karşı oyla ortaya koydum” dedi.

Çelenk, açıklamasında, özetle şu ifadelere yer verdi: “Komisyon toplantısı sırasında da altını çizerek belirttiğim kanaatim; dağıtılan ödeneğin ‘kamu ödeneği’ olduğu, her inanıştan ve her görüşten yurttaşın vergilerinden oluştuğu ve bu ülkede tiyatro yapmak isteyen ve yönetmelikte ‘yazılı ölçütler’i yerine getiren her inanış ve her görüşteki tiyatro topluluğunun bu ödenekten yararlanması gerektiğidir.”

Çelenk, asıl hesap sorulması gerekenin siyasi karar mekanizması olduğunu vurguladı. Çelenk, “Bu komisyondan istifa etmemi isteyen, bekleyen, öneren meslektaşlarıma anımsatmak isterim ki, ‘Değerlendirme Komisyonu üyeliği 1 (bir) gün sürmektedir. Sürekliliği yoktur. Bundan ötürü de şu an üyesi olmadığım, hatta kendisi de var olmayan bir komisyondan ne benim ne de başka bir üyenin ‘istifa’ etmesi mümkündür” dedi.

Cumhuriyet İMECESİ