‘Siyah Güneş’ Locarno’da parladı

Arda Çiltepe’nin yazıp yönettiği ‘Siyah Güneş’ 72. Locarno Film Festivali’nde En İyi Kısa Film Ödülü’nü aldı. Yönetmen Çiltepe ile ödül sonrası konuştuk.
Yayınlanma tarihi: 19 Ağustos 2019 Pazartesi, 02:45

[Haber görseli]Daha önce Gürcan Keltek'in "Meteorlar" ve "Gulyabani" filmlerinin yapımcılığını üstlenen Arda Çiltepe’nin yönetmen koltuğuna oturduğu kısa filmi "Siyah Güneş", Locarno Film Festivali’nin “Yarının Leoparları” bölümünde en iyi uluslararası film seçilerek Altın Leopar (ya da daha doğru bir deyişle Altın Leopar Yavrusu) Ödülü’nü aldı.

Oyuncu kadrosunda Nur Sürer, Ercan Kesal, Sencar Sağdıç, Seren Şirince, Semih Gülen ve Ariya Toprak'ın yer aldığı filmin başrolünü Enes Yurdaün üstleniyor. "Siyah Güneş", son dileği yakılmak olan babasının adadaki cenazesine yetişmeye çalışan bir oğulun Ege kasabalarında girdiği dolambaçlı yolu konu ediniyor.

Locarno gibi önemli bir festivalde En İyi Kısa Film ödülünü almak, özellikle de kariyerinin başlarındaki bir sinemacı için ne anlama geliyor?
Filmimin Çinli yönetmen Bi Gan’ın da yer aldığı bir jüri tarafından böyle bir ödüle layık görülmesi hoş bir duygu. Ödüller filmlerin tanınırlığı ve gelecekteki gösterimler açısından önemli. Kısa filmlerin izleyiciyle buluşmasının gitgide zorlaştığı mevcut ortamda böyle bir ödülün filmin daha fazla kişiye erişmesini kolaylaştıracağını umuyorum.

Ercan Kesal, Nur Sürer gibi oyuncuların rol aldığı filmden bahsedelim biraz.. Film nasıl bir yaratım/çekim süreci oldu?
Filmin yaratım süreci Hamburg Güzel Sanat Üniversitesi’ndeki yüksek lisansımın ilk döneminde Kültür Bakanlığı kısa film yapım desteği başvurusuna yazdığım ilk taslakla başladı. Destek aldıktan sonra filme yapımcı olarak önce Vigo Film’den Alara Hamamcıoğlu, daha sonrasında Yumurta Yapım’dan Öykü Canlı dahil oldu. O ilk taslak üzerine yoğun bir şekilde çalıştığım üniversite arkadaşım Julia Tielke, filme hem görüntü yönetmeni hem de ortak senarist olarak katıldı. Filmi Hamburg’daki okuldan getirdiğimiz kamera ve film malzemesiyle 16mm çektik. Çekimlerin ana gövdesi 5 gün boyunca İstanbul’da ve İstanbul’dan Bozcaada’ya yaptığımız seyahat sırasında gerçekleşti. 1 gün de Hamburg’daki bir krematoryumda geçirdik.

Yeterli paramız olmadığı için sınırlı malzememiz olsa da çekim sırasında dünyanın karşımıza çıkardıklarına açık olmaya çalıştık. Mesela senaryoda olmayan ama filmin şu anki halinin göbeğindeki yaklaşan fırtına meselesi, ekipçe Bozcaada’ya seyahat ederken Eylül 2018’de Ege’yi vuran fırtınayla dahil oldu. Fırtına Bozcaada’yı sıyırdı ama bir geceyi Geyikli’de geçirdik. Bunun gibi pek çok kez çekim esnasında spontane kararlar aldık ve çoğu da filmde kendine yer buldu.
"Siyah Güneş", çoğu arkadaşım olan bir ekiple vücut buldu. Yaratıcı ekibin çoğu da aynı zamanda yönetmenler: Filmin başrolü Enes Yurdaün, Türkiye’den başarılı bir kısacı ve Hamburg’dan okul arkadaşım. Julia Tielke, ışık şefi Yusuf Elbaşı, kamera asistanı Elisa Juri, yardımcı yönetmen Ozan Yoleri. Filmler kolektif bir şekilde üretilen ürünler olduğu için böyle bir ekiple çalıştığım için oldukça şanslı hissediyorum.

Hem yapımcı hem yönetmen olarak duyuyoruz adını, sıradaki projeler neler? Uzun metrajlı bir film var mı yakınlarda?
Şu an için yönetmenliğini yapacağım bir projem yok, üç projenin yapımcılığını yapıyorum. Üçü de geliştirme aşamasında. Gürcan’ın "Yeni Şafak Solarken" projesini geliştiriyoruz. Projeyi geçtiğimiz Nisan’da Cannes’ın dünyadaki hatırı sayılır geliştirme atölyelerinden biri olan L’Atelier’de sunduk. Diğeri de Semih Gülen ve Mustafa Emin Büyükcoşkun’un ilk uzun metraj projesi "Atlet". Bir diğeri de Orçun Köksal’ın ilk uzun metraj projesi "Anadolu Parsı". Bu üç film de benim de parçası olduğum ve yakında ilk yaşını kutlayacak Vigo Film’den çıkacak.

* "Siyah Güneş"i ne zaman izleyecek Türkiye'deki sinemaseverler?
Henüz kesin bir şey yok ama önümüzdeki güz veya ilkbaharda Türkiye’deki bir festivalde gösterim şansı bulacağını umuyorum.


Uzun metraj ödülü Pedro Costa'ya
72. Locarno Film Festivali'nde uzun metraj yarışmasının galibi Posterkiz sanat sinemasının önemli ismi Pedro Costa oldu. Costa'nın "Vitalina Varela" adlı filmi Altın Leopar Ödülü'nü alırken, aynı filmin başrol oyuncusu Vitalina Varela En İyi Kadın Oyuncu seçildi. Festivalde ayrıca "Height of the Wave" adlı filmle Park Jung-bum Jüri Özel Ödülü'nü, "Isadora's Children" ile Damien Manivel En İyi Yönetmen Ödülü'nü ve "The Fever" adlı filmdeki rolüyle Regis Myrupu En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü aldı.
A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ercan Kesal