Kapat
A+ A-

Aydoğan, boş CRR'den gözyaşlarıyla uğurlandı

Opera sanatçısı, Zehra Yıldız Kültür ve Sanat Vakfı kurucusu ve yönetim kurulu üyesi, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi Genel Sanat Yönetmeni ve Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRRKS) eski yönetmeni Arda Aydoğan, dün sabah CRRKS’de yapılan bir törenin ardından alkışlarla uğurlandı.
Yayınlanma tarihi: 28 Ekim 2015 Çarşamba, 07:11

[Haber görseli]

Sayıca az kişinin katıldığı törende herkes 10 Kasım’da Türk sanat müziği ve türkü söyleyecek olan Aydoğan’a ‘Ah bir ataş ver,’ türküsüyle veda etti. Tunca Aydoğan, Haldun Dormen, Metin Uca, Metin Zakoğlu, Dilek Türker, Emin Güven Yaşlıçam, Canan Anderson, Bülent Kerimoğlu, Nurhan Çetinkaya, Ekrem Ataer, Sema Keçik gibi isimlerin katıldığı veda gününde, sanatçı dostları, dün Levent Camisi’nden uğurlanan Aydoğan için şunları söyledi:

Dilek Türker: “Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar sanat üretimini o kadar zorluyordu ki, kendisi bu şartlarda bile bana cesaret vermişti. Kalbi dayanmadı, belli etmezdi. Leyla Gencer Sanat Merkezi’nin başında olmaktan büyük mutluluk duyuyordu. Güzel işler yapacaktı. Hayalleri vardı. Umudumuzu kaybetmeyeceğiz.”

Metin Uca: “Hayatın nasıl pamuk ipliğine bağlı olduğunu hepimiz buradan çıktığımızda da düşüneceğiz ama neler bıraktığı ve nelere katkı sağladığına bakılırsa Arda için daha farklı şeyler söyleyeceğiz... Orkestra çukurunda, burada başladığı hayatına yine, burada törenle veda ediyoruz. Güzel insanların kalbi çabuk yoruluyor galiba.”

Emin Güven Yaşlıçam: “Zor bir gün ve sanatçıların ne kadar yalnız, kimsesiz olduklarını şimdi daha iyi anlıyorum. 1994-2004 arasında büyük projeler yaptı. Hayat çok zor. 2004’ten sonra terk edildi zaten. Bunda hepimizin suçu var. Çok çaba gösterdi, hassastı; içine attı ve son 10 yılı çok acımasız geçti. Dayanamadı, asil ve kibar bir insandı. Arda’yla 15 gün önce görüştük. Çok sıkıntı çekiyordu ama kan kustu, kızılcık şerbeti içti.”

Ekrem Ataer: “Uzun yıllara dayanan bir dostluk, arkadaşlık. Arda sanki gitmiyor gibi bir his var içimde. Kendimi de içine katarak söylüyorum. Biz Arda’yı uğurluyoruz. Arda çok üzüldü, son birkaç yılında çok yakınındaydım. Yarında program konuğumdu. Hayalleri olan bir insandı. Üzdüğümüz sanatçılardan biriydi. Bir buçuk yıl önce bir hayal kurduk. Türkiye’deki bütün inanç sistemlerini anlatan bir senfoni hazırlayalım dedik ve beraber Hacı Bektaş senfonisini hayata geçirdik. Çok heyecanlıydık. Harika bir şey çıkacak ve bütün dünya duyacak. Bu toprakların, bu iklimin güzelliklerini. Arda’ya sözüm olsun. Bunu duyuracağız. Biz çalacağız o da olduğu yerden bize eşlik edecek. Sanatçıları üzmeyin. Bizler çok hassas, kırılgan insanlarız. Bizleri üzmeyin. Bizler içimize atan insanlarız. Bu bedeli ne bu ülke ödesin ne de biz ödeyelim.”

Tunca Aydoğan: “Ağabeyim çok zorlandı, ama sanıyorum kuru dallardan yeşermiş dallar çıkarmayı başardı. Dünyaya yine gelsem onun kardeşi olmak isterim. Umarım güzel bir yerdedir.”

Sema Keçik: “Arda Bey’i uzun süreden beri tanıyorum. Tunca benim sınıf arkadaşımdı. Çok erken öldü, böyle güzel bir yer vardı. Biz Arda Bey’in hayallerini gerçekleştirmek için çaba sarfetmek zorundayız. Önümüzde son yıllarda yaşatılan kültür sanat erozyonunun karşısında durmalıyız. Bu salon ölümle bile bu kadar boş kalmamalı. Sahip çıkmamız gerekiyor.”

Mehmet Birkiye: “Sanatı bu kadar zor, bu kadar basit yapılması gereken işi, kişisel çıkarları öne süren düşünsün. Onun ölümünden onlar sorumlu.”

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Haldun Dormen