Gelecekte yaşayan bir kadın: Lidewij Edelkoort

Hollandalı, dünyaca ünlü “trend kahini” Lidewij Edelkoort, geçen hafta Alldesign Tasarım Konferansı kapsamında İstanbul'daydı.
Yayınlanma tarihi: 6 Mart 2014 Perşembe, 16:00

[Haber görseli]Lidewij Edelkoort, Hollandalı bir trend analisti, ama ona ”trend kahini” diyorlar. Coca-Cola, Nissan, Camper, Siemens bugüne kadar çalıştığı markaların sadece bir kaçı. Alldesign Tasarım Konferansları için İstanbul'daydı ünlü kahin, ‘Gelecek için B Planı’ konuşmasıyla bu kez, 2014-2015'in trend çizgilerini belirledi

Yaklaşık 45 yıldır bu sektörün içinde Lidewij Edelkoort. Hollanda School of Fine Arts’da Moda Tasarımı okudu, ardından 'De Bijenkorf' adında bir mağazaya girerek çalışma hayatına adım attı. 1975'te kendine yeni bir yol çizip, mesleğini Paris'te, kendi adına bağımsız yapmaya başladı. Coca-Cola, Nissan, Camper, Siemens, Douwe Egberts, L'Oréal, Gucci gibi dünyanın önde gelen markaları, onun müşterileri. Gelecek yılların trendlerini anlatan pek çok kitabı var. 1980'de Trend Union adında bir trend ağı kurdu, 2003 TIME Dergisi'nde 'Dünyanın moda alanında en etkili 25 kişisi'nden biri olarak seçildi. Mesleğini bir yaşam biçimi olarak benimsemiş bir isim Edelkoort. O artık bir marka. Ünlü markaya, yıllar süren başarısının püf noktalarını sorduk.

- Erken yaşlarda kafanıza koymuşşunuz bu alanı. Neydi sizi trend danışmanlığını seçtiren?

Ben seçmedim aslında, o beni seçti. Başlamak için gerekli özellikler vardı bende. Üniversitede Moda Tasarım okudum. Trend danışmanlığı yapan bir kadınla da tanıştım o sıralar, çok etkilendim. Bu alandan gitmek için bir adım atmak gerekiyordu, tereddütsüz Paris'e taşındım. Şuan insanların kırmızı bir kazağa ihtiyacı varsa, o kazak iki yıl sonra moda olabilir. Bu iş için iyi gözlemler yapıp, bir sonraki adımı düşünmek, karşılaşacağınız yeni şeyler için tetikte olmak gerekiyor.

-Yaptığınız işin tanımını bir de size sorsak...

Uzmanlık alanım toplumların erken tarihlerini araştırmak. Politik, ekonomik kültürel, felsefik açıdan onları incelemek, içinde bulundukları toplumsal durumların sosyolojik analizini yapmak. Böylelikle bir sonraki adımı tahmin edip, onlara bunu önceden söylemek. En basit şekilde, “bunu yapmalısın, bunu yapmamalısın, şunları için hazırsın, bunlar için zaman var” demek.

-Yetenek, bilgi, şans, tecrübe... Hangisi trend danışmanı olmak için en üst sırada?

Moda ,dünyayla ve yeni fikirlerle ilgili olma, bağlantı kurma yoludur. Modayla bağlantılı olduğumdan beri, bu fikirleri diğerlerinden daha önce bulubiliyorum. Öncelikle, bu yoldan gitmek isteyenlerin karşılaşacağı engellere karşı kulakları tıkaması gerekiyor. İkinci olaraksa korkusuz olmaları... Söyleyeceğiniz, çok farklı, alışık olunmayan bir şey de olsa, “hata yapacağım” diye düşünmemelisiniz. Kuralları olan, gelişime kapalı kişilerin de yapacağı bir iş değil bu, esnek bir bakış açısı lazım. Kişisel pek çok özelliğinizi geride bırakmalısınız. Sunduğunuz şeyin evrensel olduğunu unutmamalısınız.

-Dünyanın çeşitli ülkelerini gezip, çeşitli incelemeler yapıyorsunuz. Sürekli seyahat halindesiniz. Gözlemlerinize dayanarak, modada öncü olarak tanımlayabileceğiniz ülkeler ya da şehirler hangileri?

Buna net bir cevap vermek çok zor, pek çok ülke var. Latin ülkelerinden Brezilya var. Avustralya oldukça ilginç, Güney Afrika, Hindistan, İstanbul ve Tokyo'nun da oldukça yaratıcı ve kendine has bir yapısı var. Gün geçtikçe birçok yeni ülke ekleniyor bu isimlere. Her ülke kendi kültüründen özgün bir şeyler katıyor modaya.

-2014-2015'in trend çizgilerini nasıl görüyorsunuz, nasıl bir yıl bekliyor bizi?

Bu bahar Afrika tarzına ilgi artacak. Modada spor materyalleri ve sportmen havanın etkisini göreceğiz. Seyahatlerde de bu rahatlıktan yana olacağız. Daha yaratıcı ve daha renkli kıyafetlerin ön plana çıktığı, aynı zamanda kadınsı çizgilerin de kendini hissettirdiği bir yıl olacak. Bu her tarzı içinde barındıran karışık modelin daha iyi olacağını düşünüyorum.

-Trend stüdyolarında ünlü markalarla danışmanlık ediyor, belli aralıklarla trend kitapları ve trend dergileri yayınlıyor, üniversitede bilirkişi pozisyonunda, moda ve tasarım öğrencilerine danışmanlık yapıyorsunuz. Nereden geliyor bu enerji?

Bilmiyorum, bitmeyen bir enerjim var. Sevdiğim işi yapıyorum, bence asıl sebebi bu. İş arkadaşlarımla ve bu meslekteki diğer isimlerle de bu işi yapıyor olmaktan son derece memnunum. Bu menuniyetim de işime yansıyor. Sadece idare kısmı sıkıcı, onun dışında bir hobimi yapıyor gibiyim Yapmak istediğim bir çok proje daha var ama zamanım yok.

- Özel hayatında nasıl bir Lidewij var, neler yapar, nerelere gidersiniz?

Yemek yapmayı, yüzmeyi, yürüyüş yapmayı, kitap okumayı çok severim. Ve tembel olmayı... Aslında tembel olmak için baya çalışıyorum ama olmuyor. Kendime zamana ayırmakta zorlanıyorum. Yaz dönemi bile günün bir yarısında mutlaka çalışıyor oluyorum. İşle özel hayat arasında yarı yarıya br dağılım var, en verimlisi de bu bence.

- Ülkelerin gündemiyle de oldukça ilgilisiniz. Ofisinizde sürekli CNN açık. Yaptığınız işin, ülkelerin ekonomik ve sosyal durumlarıyla olan bağlantısından dolayı mı bu yakın takip?

Hayat koşullarımla ilgili bir durum bu. Sürekli seyahat ediyorsanız süper markete gitmek bile önemli oluyor. İnsanların nasıl yaşadıklarını, neler yiyip neler içtiğini gözlemlemeyi, bilgi düzeylerini incelemeyi, toplumları kendilerine has özelliklerini araştırmayı seviyorum. Modern mimariyle, arkeoloji ve antropolojiyle de çok ilgiliyim. Zamanım olsa sürekli müzeleri gezerim ancak zaman yok. Bende gerekli bilgiyi, hazır sunulan bu kaynaklardan edinmeye çalışıyorum.

-Hep büyük markalara danışmanlık yapmışşınız. Hepsi de farklı alanlarda. Çalışma yönteminizi nasıl belirliyorsunuz, yol haritanız nedir?

Önemli olan müşterilerin ihtiyaçlarına cevap vermek. Bir şarap markası ya da bir çiçek endüstrüsü gibi çok farklı alanlarda işler yapabiliyorsunuz. Alanlar farklı olsa da, beklentiler ortak. Ben, mesleğimi ilginç kılan bu farklılıkları seviyorum.

A+ A-