Hocaların hocası Muhsin Ertuğrul anıldı

Beşiktaş Belediyesi’nin düzenlediği ‘Ustalara Saygı’ etkinliğinde bu kez Modern Türk Tiyatrosu’nun kurucusu yönetmen, oyuncu, yapımcı ve hocaların hocası Muhsin Ertuğrul (28 Şubat 1892, İstanbul - 29 Nisan 1979, İzmir) anıldı. Dün akşam gerçekleşen etkinlik Fulya Sanat Merkezi’ndeydi.
Yayınlanma tarihi: 28 Şubat 2017 Salı, 21:21

[Haber görseli]

Gecede Ustalara Saygı Proje Direktörü ve İstanbul Şehir Tiyatroları eski Genel sanat Yönetmeni Hayati Asılyazıcı, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özdemir Nutku, Prof. Dr. Hülya Nutku, oyuncu ve yönetmenler Ahmet Levendoğlu, Tamer Levent, oyuncu, eğitmen Cüneyt Yalaz ve sinema yazarı Burçak Evren, “Gerçek tiyatro terk edilmiş gecelerinde gömülü yaşayan insanları uyandırır.” diyerek tiyatronun toplumsal önemini ödünsüz savunan Muhsin Ertuğrul’u gelecek kuşaklara tanıtacak bir müzenin halen açılmamış olmasının ayıbını dile getirdiler.

Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Korosu ve solistlerinin seslendirdiği İstiklal Marşı ve müzikallerden oluşturdukları repertuvarla başlayan etkinlikte Ferhan Şensoy, Can Gürzap, Zeki Alasya’nın da aralarında olduğu öğrencileri ve kendisinin de yer aldığı 1979 TRT yapımı ‘Muhsin Ertuğrul’ belgeseli de gösterildi. Heykeltıraş Nurettin Bektaş’ın tasarladığı, etkinliğin sembolü olan anı plaketi, “Gerçeklerin Düşleri/Tiyatro Düşünceleri/Muhsin Ertuğrul” kitabının da aralarında olduğu pek çok eser veren Özdemir Nutku’ya sunuldu.

Muhsin Ertuğrul’un 20. yüzyıl başları Türkiye’sinde yalnız öncü bir sanatçı değil aynı zamanda bir kültür savaşçısı olduğunu işaret eden Nutku, “Ertuğrul, 1910’da sahneye çıkışından 1979’daki ani ölümüne kadar geçen 70 uzun sanat yılı, Türk Tiyatrosu’nun yapısını ve yönelişini değiştirmiştir. O Modern Türk Tiyatrosu’nun temellerini atmakla kalmamış; her açıdan onun gideceği yolu da belirlemişti. Bu açıdan Muhsin Ertuğrul, Türk Tiyatrosu’nun dönüm noktasını var etmiş bir sanatçıdır... Şunu çok iyi bilmeliyiz ki, daha önce böyle bir usta olmasaydı, ne biz var olabilirdik, ne onu eleştirebilecek ve değiştirebilecek bir ortam bulabilirdik, ne de onun tiyatrosundan daha ileri gidebilecek bilinç düzeyini tutturabilirdik” diyerek yazdığı manifestoyu paylaştı.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Zeki Alasya