A+ A-

Erotik tansiyonu yüksek bir film...

2016 Venedik’te seyirciyi ve eleştirmenleri ikiye bölen, psikolojikerotik gerilim ‘L’amant Double-Tutku Oyunu’ gösterimde.
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 07 Eylül 2017 Perşembe, 21:11

[Haber görseli]

1997’deki orta metraj “Denizi Gör”le 1998’deki ilk uzun metrajı “Sitcom”dan beri, dramdan komediye, vodvilden parodiye, çeşitli türlere el atarak çektiği ve kendine özgü bir tarzı yakaladığı filmleriyle kuşkusuz son dönem Fransız sinemasının ağır toplarından birine dönüşen, 1967 doğumlu yazar-yönetmen François Ozon’u, savaş karşıtı hikayesi, başarılı siyah- beyaz görselliği ve oyuncu performanslarıyla, bir yıl kadar önce ilgi ve keyifle seyrettiğimiz, klasik yapıdaki “Frantz-Öldürdüğüm Adam”da bırakmıştık en son. Bugün onun Amerikalı yazar Carol Joyce Oates’in “Lives of the Twins” adlı kitabından serbestçe uyarladığı ve geçen yılın Venedik festivalinde ses getirmiş, oldukça cüretkâr ve gözalıcı son filmi “L’amant Double-Tutku Oyunu” gösterime giriyor.

Ozon ‘çift ben’i oynuyor

Vaktiyle eleştirel komedileriyle Hollywood’u sarsıp ABD’deki tutucu ahlak anlayışına sert darbeler vurmuş, Alman asıllı usta yönetmen Ernst Lubitsch’in, Maurice Rostand’ın savaşa karşı ünlü oyunundan 1932’de sinemaya uyarladığı “Broken Lullaby” ya da “The Man I Killed-Öldürdüğüm Adam” klasiğini yeniden yorumlamaya giriştiği “Frantz”ı 2016’da çekerken ikiz(lik) teması aklına düşmüş Ozon’un ilk kez. Malum, 1. dünya savaşında siperde karşılaştığı pasifist Alman askeri Frantz’ı rasgele vurup öldürmesinden çok pişman olarak vicdan azabı çeken Fransız Adrien’in Frantz’ın yaslı sevgilisiyle kurduğu ilişkisini, 2 baş karakter arasındaki paralelliğe ve tekrarlara dayanan klasik bir yapıda anlatırken ikizlik, çift oluş olgusuna takmış kafayı Ozon, Oates’in kitabından etkilenince de erotik tansiyonu ve psikolojik gerilimi yüksek bu “Tutku Oyunu” filmi ortaya çıkmış.

Ozon’un 17. filmi...,

“Kızgın Taşlara Düşen Su Damlaları”, “Kumun Altında”, “Havuz”, “5 Kere 2” gibi amatör şevkinin öne çıktığı enerjik ilk filmleriyle başlayıp “Angel”, “Ricky”,”Kadın İsterse”,”Genç ve Güzel”, “Potiche”, “Evde”, “Yeni Kız Arkadaşım” gibi, karmaşık cinsellik sancılarıyla karışık, sorunlu ailevi durumlar, çatışmalı evlilik hikâyeleri ve fantastik öğelere de göz kırparak kadın ağırlıklı temaların çevresinde dönen sonraki ilginç filmleriyle süregelen, verimli-üretken bir kariyere sahip ve eşcinselliğini de gizlemeyip çoğu kez tabuların üstüne yürüyen, ayrıca Charlotte Rampling, Ludivine Sagnier, Isild Le Besco, Valerie Bruni Tedeschi, vb. gibi kadın oyuncuları yıldıza dönüştüren oyuncu yönetimiyle seçkinleşen Ozon’un 17. filmi “Tutku Oyunu”, Chloe adında, karın ağrısı çeken, depresif, hassas, kırılgan bir genç güzel kadının iki erkek arasında kalıverişinin hikâyesini anlatan, erotik soslu bir psikolojik gerilim çeşitlemesi. Bu kez sapkınlık çıtasını yükseltirken entrika kurma becerisini de epeyce geliştirmiş , artık 5O’sine gelse de hâlâ Fransız sinemasının yaramaz çocuğu denen yönetmen Ozon.

Seks, ikizlik, depresyon-psikanaliz.. Modelliği bırakıp kedisi Milo’yla 13. kattaki yeni bir daireye yerleşip depresyondan çıkmak için de ruh doktoru Paul’ün muayehanesine, tedaviye giden Chloe Paul’a âşık olunca beraber yaşamaya koyuluyorlar. Zamanla kimliği hakkında Paul’ün kendisinden bir şeyleri gizlediğini farkeden Chloe, Paul’ün tıpatıp aynısı, Louis adındaki ruh doktoru bir ikizi olduğunu keşfediyor ve melek Paul’ün şeytan versiyonu olan Louis ile cinsel fantezilerini (önden arkadan) uygulayacağı, ateşli sevişme seansları yaşamaktan kendini alamıyor.. Sonrasında yazar Oates’in gerçekçiliğinden uzaklaşıp zikzaklara, fantezilere sapan oyunbaz yönetmen Ozon, seyirciyi kurduğu tuzaklara düşürüp eğleniyor, meraklısını psikanalizin, içebakışın, seksüel düşlerin, ikiz olmanın labirentlerine çekerek. Erotik gerilimin kimi klişe öğelerini kullanmaktan ve sık sık sinemasal göndermelere başvurmaktan da çekinmeyen Ozon, yedinci sanatla psikanalizin hemen hemen aynı çağda doğduğunu da bize anımsatıyor.

“Tutku Oyunu”nda, aynı meslekten ama akla kara gibi farklı bu iki erkek, hem kardeş, hem de ikiz olan Paul ve Louis’yi Jeremie Renier oynuyor. Filmin başında saçlarını (1960’ların Jean Seberg’i ya da Mia Farrow’u gibi) kısacık kestiren, depresyondaki, kimden hamile kaldığının bile farkında olmayan Chloe’yi de yönetmenin son keşfi, “Genç ve Güzel”de yönettiği, ‘seksi arzu nesnesi’ Marine Vacth canlandırıyor. Kimyaları iyi tutmuş Vacth-Renier çiftinin yanı sıra Myriam Boyer, Dominique Reymond ve artık anne rollerindeki (eskilerden) Jacqueline Bisset tamamlıyor kadroyu. Kameraman Manu Dacosse’un birinci sınıf görüntüleriyle Philippe Rombi’nin de müzikleriyle başarısına katkıda bulunduğu bu yeni Ozon filmi, fena halde David Cronenberg başyapıtı “Dead Ringers-Ölü İkizler”i çağrıştırdı bana.

Comment disclaimer

Etiketler:

ozon, oates, chloe, frantz, erotik, paul