A+ A-

Yönetmen Özkahraman: Barış için daha çok Kürtçe film çekilmeli

Bu yıl 54'üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Film Festivali'nin yarışma filmlerinden, dili tamamı Kürtçe olan 'Zor Bir Karar' filminin yönetmeni Ender Özkahraman, "Bizim kalıcı bir barış sağlayabilmemiz için bence daha çok Kürtçe film çekilmeli" dedi.
DHA
Yayınlanma tarihi: 25 Ekim 2017 Çarşamba, 18:16

[Haber görseli]
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği Uluslararası Antalya Film Festivali'nin yarışma filmlerinden 'Zor Bir Karar' ikinci gösterimiyle seyirciyle buluştu. Festivalde yarışan iki Türk filminden biri olan 'Zor Bir Karar', dilinin tamamen 'Kürtçe' olmasıyla dikkati çekti. Ender Özkahraman'ın yönetmenliği yaptığı filmin oyuncuları Şükran Aktı, Feyyaz Duman ve Kemal Seven gösterimin ardından seyircilerin sorularını yanıtladı. Film fikrinin bölgedeki bir habere dayandığını belirten yönetmen Özkahraman, "Uzman bir doktor, 3 ayda bir Hakkari'ye gidip estetik burun ameliyatları yapıyordu. Hastalardan da ücret almıyordu. Hakkari'de de genç kızların bunun için sıraya girdiğine yönelikti haber. Bu haber ilginç gelmişti. Bunu oradaki insanların biraz daha rahat nefes alma ihtiyacı, kendine bir alan yaratmak olarak algıladım ve filmi çekmeye karar verdim" dedi.

BURUK BİR SEVİNÇ

Bir seyircinin, festivalden 'Ulusal' bölümün kaldırılmasının ardından bazı yönetmenlere, 'Festivale katılmayın' telkinleri yapıldığını duyduğunu belirtmesi üzerine Ender Özkahraman, şunları kaydetti:

"Bana herhangi bir telkin, serzeniş gelmedi. Ulusal yarışma iptal edildiği için burukluk yaşayan arkadaşların çoğu benim de tanıdıklarım. 'Neden katıldın' diye bir uyarıda bulunmadılar. Burada olmaktan dolayı sevinçliyim ama buruk bir sevinç. Arkadaşlarımın yakınmalarını anlıyorum. Böyle olmasını istemezdim. Her iki tarafı memnun eden bir çözümün olmasını isterdim. Ulusal yarışmanın da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Filmimin burada gösterilmesinden dolayı da çok mutluyum."

'İYİ Kİ KÜRTÇE ÇEKMİŞİM'

Bir seyircinin, 'Filmin dili neden Kürtçe' diye sormasına üzerine Ender Özkahraman, annesinin Türk, babasının Kürt olduğunu, Türkçe büyüyüp, Türkçe düşündüğünü söyledi. Kürtçe bir film yaptığı için de hiç gocunmadığını vurgulayan Özkahraman, şöyle devam etti:

"Ben Kürt kızının hikayesini Kürtçe anlattım. Kürtçe bilmediğim için en çok zorlanan ben oldum. Filmin dilini oluştururken o kadar zorlandım ki bazı sözcüklerin karşılığını ararken Kürt dilinin kendini iyi ifade edememesinden ötürü ne zor bir durumda olduğunu anladık. Bir arada yaşıyoruz, bu gerçekliği göz ardı edemeyiz. Yıllardan beri o bölgede Kürtçe konuşuluyor. Bu filmin doğal olması için Kürtçe çekmem gerektiğini düşündüm. Önce Türkçe çekme niyetinde idim ama bölgede geçen Türkçe şive, retorik beni hep rahatsız etmiştir. Bu retorik iflas etmiş durumda. Daha kulak tırmalayıcı sözler ortaya çıkıyor, şive ile derdini anlatması beni rahatsız ediyor. İyi ki Kürtçe çekmişim, Türkçe çekseydim daha kolay çekerdim ama o amatör ruh, o gerçek bu kadar fazla geçmezdi seyirciye."

Ender Özkahraman, sektörde Kürtçe bilen oyuncu bulmanın zor olduğunu da söyledi. Özkahraman, "Bizim kalıcı bir barış sağlayabilmemiz için bence daha çok Kürtçe film çekilmeli. Filmde Kürtçe anneyi oynayacak oyuncuyu bulamadım" dedi.

HAKKARİ KÜRTÇESİ İÇİN 50 GÜN PROVA

Filmin kadın başrol oyuncusu Şükran Aktı ise Cizreli olduğunu ama filmde Hakkari Kürtçesi konuşulduğunu, bu şiveyi konuşmak için 50 gün prova yaptığını söyledi. Aile içinde Kürtçe konuşulduğunu ama yüzde 100 kullandığı dilin Kürtçe olmadığını belirten Aktı, "Kürtçenin Hakkari şivesini konuşmak kolay olmadı" dedi. Kürtçe oynamanın gurur verici olduğunu kaydeden Aktı, "Ama bir film sırf Kürtçe olduğu için oynamam. Ben filmin sanatsal yönüne bakıyorum" dedi.

Comment disclaimer