A+ A-

‘7 Kocalı Hürmüz’ sahneye geri döndü

Sadık Şendil’in unutulmaz eseri “7 Kocalı Hürmüz”, Müjdat Gezen yorumuyla bir kez daha tiyatro sahnesinde. Piyesin yeni “7 Kocalı Hürmüz”ü Birce Akalay ve doktoru İlker Ayrık ile konuştuk.
Yayınlanma tarihi: 01 Kasım 2017 Çarşamba, 21:21

[Haber görseli]

Sadık Şendil’in unutulmaz yapıtlarından “7 Kocalı Hürmüz” Müjdat Gezen yorumuyla bir kez daha tiyatro sahnesinde... Bir çok kez beyazperde de ve tiyatroda seyrettiğimiz “7 Kocalı Hürmüz”ü yani namıdiğer ‘Hürmüz’ karakterini kimler canlandırmadı ki; 1979 yılında Devlet Tiyatrosu’nda Ayten Gökçer’in canlandırdığı Hürmüz karakteri tiyatro tarihine geçmiş doktor rolünü ise Cihan Ünal üstlenmişti. Sinemada Suna Pekuysal, Türkan Şoray ve son olarak Nurgül Yeşilçay’ın ‘Hürmüz’leri de unutulmazlar arasında yerini almıştı.

Şimdilerde ‘Hürmüz’ karakterini canlandıran ve “Dilerim benim Hürmüz’üm de bir gün böyle güzel anılır” diyen Birce Akalay ve doktor karakterini üstlenen İlker Ayrık’ı provalarda yakaladık ve “7 Kocalı Hürmüz”ü konuştuk.

Farklı meslek ve tiplerden 6 kocası olan Hürmüz’ün yedinci kocasıyla evlenmesiyle yaşanan olayları mizahi bir dille anlatan “7 Kocalı Hürmüz”de Müjdat Gezen, Birce Akalay, İlker Ayrık, Yonca Evcimik, Ercan Bostancıoğlu, Suzan Kardeş, Ömür Arpacı, Mehtap Ar, Arzu Okay, Can Bana, Aykut Taşkın, Barış Taşkın, Cengiz Okuyucu ve Cengiz Gezgin rol alıyor.

Ayrıca müzikalde, Atilla Özdemiroğlu’nun ünlü bestesi “Yalnız Kullar (Tanrım)” parçasının yanı sıra Sadık Şendil’in vasiyeti üzerine İstanbul türküleri de yer alıyor.

Dekor tasarımını Barış Dinçel’in, kostüm tasarımını Leyla Gezen ile Bahar Korçan’ın, koreografisini Pınar Ataer’in üstlendiği oyunun müziği ise Emirhan Cengiz’e ait. “7 Kocalı Hürmüz” 3 Kasım’da, saat 20.30’da TİM Show Center’da seyirciyle buluşacak.

- Sizi televizyon dizileriyle tanıdık ama aslında ciddi bir tiyatro eğitiminiz var.

Birce Akalay: Okulda çok aktif bir öğrenciydim ben, okul devam etse yaşlanana kadar okurum, kendimi biliyorum. Dekor, kostüm, ışık, reji, dramaturji, dans, müzik tiyatronun tüm tamamlayıcı unsurları hakkında ayrı ayrı bilgi sahibi olmak istedim hep. Kendimi en iyi hissettiğim yer orası çünkü. Sadece aktör olmanın yanı sıra her koldan tiyatroya sarılmak konservatuvarın en güzel ve biricik yanı bence. Fakat sonrasında dizi sektöründe uzun zamanlar kaybettim. Hayat, inişleri ve çıkışlarıyla size sürekli sürprizler yapıyor, siz de o sayede maalesef tüm yapmak istediklerinizi yapamıyorsunuz. Beni tanıyan tüm dostlarım bilir, senelerdir sayıklardım tiyatro diye. Belki başrol oynamasaydım o zaman tiyatro yapabilirdim fakat haftada 5-6 gün takribi 14 saatiniz sette geçerken bunu yapmak mümkün değil gibi geldi bana. Fakat mümkünmüş. Oldu işte..

- Bu oyun bütün sezon devam edecek ilk oyununuz olacak. Tiyatroya neden bu kadar geç kaldınız? Tiyatronun hayatınızdaki yeri nedir?

Akalay: Evet. Seyircimiz severse biz de tüm sezon oynayacağız büyük keyifle. Tiyatro, bale eğitimimi mecburiyetten bırakmak zorunda kalınca sığındığım bir kucak gibiydi ilk başta. Daha 16 yaşındaydım. Hatta emin bile değildim ona sarılmak isteyip istemediğimden. Ama sahnede olmanın, kendimi, ruhum ve bedenimin koordinasyonu ile ifade etmenin, o adrenalini salgılamanın başka bir yolu yoktu benim için o yaşta. Küstüm zaman zaman, vazgeçtim, rota değiştirdim. Fakat sonra sonra anladım ki o beni ne de ferah feza kucaklamış.

İlker Ayrık: Oyunculuk diyelim. Oyunculuk benim mesleğim... İnsanın mesleği hayatıdır ya hani; oyunculuk da benim hayatım. Üretebildiğim yerim. Kimi zaman sığınacak evim oluyor, kimi zaman hislerime tercüman olan dilim oluyor, kimi zaman yapmak istediğim bir şeyi yapabildiğim elim oluyor... Eğlencem oluyor her zaman. Yüzümü güldürüyor.

- Tiyatroya özlem hep vardı o zaman...

Akalay: Hep özledim, hayatta kendimi en özgür hissettiğim yer orası. Çocuk oluyorum resmen. Bir oyun bahçesinde avaz avaz oynayan çocuklar vardır ya öyle bir coşku kaplıyor her yanımı. İçsel olarak böyle bir ölümsüz, yaşsız, zamansız, kuralsız bir dünya benim için. Tüm bu coşkunun yanı sıra sanat disiplini doğru bir benzetme olacak mı bilmiyorum ama gönüllü askerlik gibi, o ciddi titizlik hali elzem. Ve son kertede söyleyecek sözün her ne ise onu izleyici ile sıcağı sıcağına paylaşmak, o sinerji, seyirciyle göz göze gelmek, seyircinin haz duygusunu hissetmek işte paha biçilemez an o benim için.

[Haber görseli]

- ‘Yedi Kocalı Hürmüz’deki ‘Hürmüz’ karakteri sinemada ve tiyatroda önemli isimler tarafından canlandırıldı. Bu sizin için ayrı bir heyecan konusu olmalı... Hatta Devlet Tiyatrosu’nda 1970’li yıllarda ilk Hürmüz karakterine Ayten Gökçer, ‘Doktor’a ise Cihan Ünal hayat vermişti. Siz nasıl bir buluşma yaşıyorsunuz ‘Hürmüz’ ve ‘Doktor’ ile...

Akalay: Bence ben hep hazırdım bu rol için. Biz harika bir buluşma yaşıyoruz Hürmüz ile. Çocukluğumdan beri en hâkim olduğum Geleneksel Türk tiyatrosu müzikalidir. Seneler seneler önce yine Müjdat Gezen Hocam sahneye koymuştu 7 Kocalı’yı. O dönem ben çok gidip geldim oyun provalarına Ercan Bostancıoğlu’ndan sebep. Kendisi kadim aile dostumuzdur. Öncesi de şöyle; çocukken aile toplanmalarında bol bol söyletirlerdi bana ‘Yalnız Kullar’ şarkısını. Elinde fırça bir kız çocuğu küçük bir Hürmüz düşünün öyleydim işte. Sayın Türkan Şoray ve Nurgül Yeşilçay’ın Hürmüzlerini zaten bayılarak izlemiştim beyazperdede. Sayın Ayten Gökçer hanımefendinin Hürmüz’üne ancak parça parça kayıtlardan ulaşabildim internet ortamında. Çok isterdim tamamını izlemeyi. Fakat rahmetli Suna Pekuysal’ın Hürmüz’ünü hiç izleyemedim maalesef. Tüm bu hayranlığın üzerine geçtiğimiz yaz canım Türker İnanoğlu ve Müjdat Hocam beni arayıp anlatınca müthiş bir sevinç yaşadım, hal böyle olunca, bu isimlerin tamamını düşününce ruhen hazırlanmak benim için artık bir onur oldu. 2 ay sürdü provalarımız, canla başla çalıştım. Müjdat Hocam bana orta oyunun kapısını açtı, ben de büyük bir haz ile o kapıdan girdim. Daha öğrenecek çok şey var. Dilerim benim Hürmüz’üm de bir gün böyle güzel anılır...

Ayrık: Müjdat Hoca doktor için ‘jön’ değil ‘jön komik’ bir rol dedi. Zaten tekste baktığımızda da bunu anlıyoruz. Doktor biraz nazik büyütülmüş. Eğitim almış. O dönem için doktor olmak önemli. Amcası da Kadı. Benim rolü böyle ele almamı istedi. Ben de oradan hareket ettim. Çok da güzel oldu; hocam çok memnun, arkadaşlarım memnun, seyirci de memnun gözüküyor.

Evet çok çok kıymetli oyuncuların oynadığı çok kıymetli bir piyes. Biz de bu dönemde böyle bir projede olduğumuz için hem çok mutluyuz hem de kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Hürmüz çok önemli bir rol. Birce de çok iyi altından kalkıyor, çok iyi bir Hürmüz seyrediyoruz. Bundan önceki Hürmüz’leri pek seyretme imkânım olmadı sadece Nükhet Hanım’dan, Nükhet Duru’dan seyretmiştim. Birce rolünün hakkını veriyor. Hem sesi çok güzel, hem dansı güzel. Eğitimi var sahnede çok iyi işler çıkartıyor. Doktoru ben seyrettiğimde Levent Hoca (Levent Özdilek) oynamıştı. Ondan seyretmiştim. Tabii o da, Cihan Ünal da ‘jön’ olarak ele aldılar. Bizim yorumumuzda Doktor gayet ‘komik’. Seyircinin reaksiyonu da çok doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

- Tiyatronun yanı sıra yeni bir diziye daha başladınız? Tüm bu tempoya nasıl yetişiyorsunuz?

Birce Akalay: Bilmiyorum. Sevdiklerim, ailem, erkek arkadaşım hepsi sen insan değilsin diyorlar bana. Nasıl buluyorum bu enerjiyi inanın bilmiyorum. Aşktan heralde diyeceğim çok klişe olacak ama galiba öyle. Çok istemek, çok sevmek, inanmak bu işin büyüsü. İki projem de benim için birbirinden özel ve çok yoğun çalışmak, disiplinli çalışmak istiyor. İki tarafta birbiriyle harika koordine oldu bence sağ olsunlar. Etim dizinin, kemiğim tiyatronun gibi oldu biraz. Günlük hayata dair tek gördüğüm yastığım ve çatalım bıçağım oldu yaklaşık iki aydır. Ama değdiğini hissediyorum. Eve döndüğümde, sabah işe giderken bedenim sürünüyor bazen salyangoz gibi oluyorum. Ama sonra ne oluyorsa kendimi oynarken ve çok mutlu bir kadın olarak buluyorum.

- Kenter Tiyatrosu’nda çeşitli oyunlarda izledik sizi, sonra Pervasız Tiyatro’yu kurdunuz.

Ayrık: Aslında okuldan mezun olur olmaz, biz Aykut Taşkın’la beraber Pervasız Tiyatro’yu kurmuştuk. Kenter Tiyatrosu’na da bir sene misafir olarak gittim. Cimri oyununda oynadım. Çok harika bir oyun olmuştu. Ne şans ki Mehmet Birkiye ile çalışma imkânım oldu. Kenter’de böyle bir sezon oynamış oldum. Pervasız Tiyatro’da Uçurtmanın Kuyruğu adlı oyunla oynamaya devam ediyoruz.

[Haber görseli]

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer